• $ 5,708
  • € 6,3204
  • 275.596
  • 101447
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

15 Nisan’a geri dönmeyeceğiz…

16 Nisan’da Türkiye’yi derinden etkileyecek bir halkoylaması yaşayacağız ve sonuçları bakımından milletimizin vereceği bu karar önemli değişikliklere yol açacak.

Çünkü yaşanmış şey yaşanmamış sayılamaz. “Evet” çıkarsa zaten hükümet sistemi değişmiş ve Türkiye ciddi bir sıçramanın yapısal reformunu yapmış olacak, ama “Hayır” çıkarsa da şu anki yapısal sorunlar hem ayaklara pranga olmaya, hem de çözüm arayışları zorlanmaya devam ed(il)ecek.

Yani 15 Nisan’a bir daha geri dönmeyeceğiz. Burada akla CHP’nin “15 yıldır ne istediniz de bu sistemle yapamadınız” argümanı geliyor. Bu argüman tek başına zaten AK Parti’nin bu değişikliği kendisi için yapmadığını kanıtlıyor.

Veya Cumhurbaşkanı Erdoğan için…

Bir hükümet neden kendisi açısından sorun taşımadığı iddia edilen bir sistemi bunca zahmete girerek değiştirmeye kalksın ki?

Çünkü bu argüman tam olarak doğru değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti, tabii MHP de birlikte olmak üzere, bu sistem değişikliğini sonraki nesillerin önünü açmak, vesayete kapatmak, refahı arttırmak, çift başlılığı gidermek, toplamında millet iradesinin devlet yönetiminde esas temel haline gelmesi adına, 80 milyon vatandaşın menfaatini düşünerek halka götürüyor.

Öte yandan sadece 2007 yılında yaşananlara bakmak dahi, sistemin aslında parlamenter görünümlü bir vesayet düzeni olduğunu, bu sistemin 15 yılda Erdoğan’ın kararlılığı sayesinde ve AK Parti’nin millete dayanarak birçok kavgayı vermesiyle çalıştırıldığını görmeye kâfi. 2007 yılında eğer Erdoğan ve AK Parti dik durmayıp, MHP de katkı sunmasaydı, darbe gerçekleşmiş olacaktı. Böyle olsaydı, Türkiye’nin hangi durumda olacağı okuyucunun kanaatine bırakıyorum.

Ama neler olacağını tahmin etmek için hayal gücümüzü çok zorlamaya gerek yok. 27 Mayıs’tan, 71 muhtırasından ve 12 Eylül darbesinden, 27 Şubat postmodern müdahalesinden sonra ne olduysa, dünya/bölge çok daha kritik bir safhadan geçerken de o olacaktı. Unutmayınız ki, tüm bu müdahaleler bugün değiştirmeye çalıştığımız hükümet sisteminin darbeciler lehine ihdas edilen karadelikleri, kurumları, millet iradesine kapalı yapısı sayesinde mümkün oldu. Menderes 27 Mayıs günü idam edilmedi. Onu bu ülkenin ideolojik yargısı sözde hukuksal bir görüntü içinde infaz etti.

Hükümet sistemi, bilgisayarda olduğu gibi, bir devletin işletim sistemidir. Hükümet sistemimiz Meclis’in üzerinde türlü baskılar kurularak vesayetin müdahalesine açıktır. Bu yapısal virüsler, darbe anayasaları ile oluşturulmuştur. Tabii seçilmişler üzerinde vesayet üretmek için 1982 Anayasası’nda genişletilen Cumhurbaşkanlığı’nın yetkileriyle tamamen sorumsuz kılınması, bu makamın milletin eline geçmeyeceğine dair kibir ile tatbik edilmişti.

Bu nedenle cumhurbaşkanlığı seçimleri her zaman krizlere ve darbelere neden olmuştur. 2007 yılında bu yüzden o rezaletler, CHP, AYM, muhtıracı askerler üzerinden yaşanmıştır. Meclis saldırıya uğramış, partiler/milletvekilleri baskı altına alınmış, millet iradesi hiçe sayılmıştır.

16 Nisan bu bakımdan 2007 referandumunun bir tamamlayıcısıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri milletin emanetine alınmıştır. Şimdi de hükümetin halkın emanetine alınması, Meclis’in de gerçek gücüne kavuşması gereklidir. Çünkü geniş sorumlulukları ile Cumhurbaşkanlığının sorumsuz olması, yürütmenin gücünü paylaşması, parlamenter sistem özelliği değildir. Parlamenter görünümlü vesayet sisteminin bir sonucudur. Kaldı ki, yürütme bu sistemde yasamaya tahakküm etmektedir. Güçler ayrığı yoktur. Cumhurbaşkanı’nı seçme hakkı milletten geri alınamayacağına göre, ileri doğru kısa bir çizgi daha çekerek Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmek bizim demokrasi yolculuğumuzun sosyolojik/doğal bir sonucudur. İki partinin fikrinden öte, tarihsel bir ödev olarak milletin önümüze koyduğu bir görevdir.

Bu ödevi yerine getirmek 15 Temmuz’dan sonra kaçınılmaz hale gelmiştir.

<p>Başkent Nur Sultan´daki şampiyonanın dördüncü gününde milli güreşçi Rıza, grekoromen stil 130 kil

Rıza Kayaalp, 4. Kez Dünya Şampiyonu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Bankalardan peş peşe faiz indirimleri geliyor

TEKNOFEST'te yerli ve milli araçlar görücüye çıktı