• $ 5,7134
  • € 6,3292
  • 271.003
  • 95891.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Cumhuriyet halkın kendisini yönetmesi ise...

Başbakan Binali Yıldırım’ın dün Fikirtepe Temel Atma Töreni’nde bir kez daha altını çizdiği gibi “Türkiye rejimini 1923 tarihinde seçmiştir ve bu konuda herhangi bir tartışma da yoktur.”

Esasen CHP’nin hükümet sisteminde “güçler ayrılığını tesis etme ve çift başlılığı önleme” konusundaki anayasa değişiklik teklifini bir rejim tartışmasına çevirmeye dönük stratejisi, bilakis onu siyasi bir tartışmada kullanılacak bir enstrüman olarak gördüğünü gösteriyor.

Asıl bu tür tartışmaları yersiz yere açmak ülkeye zarar veren bir tutumdur.

CHP, bunu böyle yapma yerine, kulağını PKK’dan gelen açıklamalara verse, neden PKK ve FETÖ gibi örgütlerin bu değişikliğe şiddetle karşı çıktığını, onları ipini tutanların bunu neden engellemeye çalıştığını görmeye çalışsa daha iyi etmez mi?

“Hayır” kampanyası düzenleyen, “hayır” vermeyi düşünen, “hayır” oyu verecek olan vatandaşlar veya kesimlerin asla bu örgütlerle aynı kefeye konması doğru değildir. Bu ayırımın dikkatli yapılması gerekir. Ama bu hassas ayırım, madalyonun diğer yüzünü görmemizi engellememeli.

Çünkü bu çok önemli bir veri… Türkiye’ye savaş açmış bir ittifak bu kadar kararlı bir şekilde bu reforma karşı ise, bunların Türkiye’nin rejimini, sıhhatini, demokrasisini mi önemsediğini düşüneceğiz? Böyle saçmalık olur mu? Bu ülke daha yedi ay önce hain bir işgal/darbe girişimine sahne olmuş. Bunun arkasındaki yapıların tekmili birden bu değişikliğe karşı.

Çünkü onlar pekâlâ biliyor ki, bu reform sayesinde Türkiye gerçekten güçlenecek ve önü açılacak. Nasıl ki bir bilgisayar işletim sistemine sahipse ve o işletim sistemine virüs bulaştığında işlevini kaybediyorsa, devletlerin işletim sistemi de siyasi/idari ve yönetsel yapısıdır. Maalesef sadece vesayet virüsüne değil, verimsizlik illetine de sahip, iyi çalışmayan hükümet sistemini yenilemek Türkiye’nin silkelenmesini sağlayacaktır.

Yasama ve Yürütme’nin gerçekten birbirinden ayrılması, bu iki önemli kurumun doğrudan halk tarafından seçilmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesini hızlandıracak, istikrarı ve verimi artıracaktır. Çift başlılık gibi ciddi bir sorun giderilmiş olacaktır. Bu durum ekonomide sıçrama hamlelerinin önünü açacaktır.

Her açıdan güçlenecek bir Türkiye’nin dünya yeniden yanıbaşımızda şekillenirken muarızlar tarafından arzulanması mümkün müdür?

O zaman, “Tek adam rejimi geliyor”, “Rejim değişiyor”, “Meclis kapanıyor” gibi bu paketin içinde asla bulunmayan savları terk etmek, daha rasyonel bir zeminde pozisyon almak doğru olmaz mı?

Bu tasarı CHP’nin tüm iddialarına karşı bir teminattır. Yürütmeyi halka teslim etmenin, onu iki dönemle, Meclis ve yargı ile denetleme yollarını açmanın nasıl bir tek adamlık doğuracağı düşünülüyor?

Fiili durumda Cumhurbaşkanlığı makamı Kenan Evren ve benzerleri için bir darbe anayasası ile yaratılmış, geniş yetkilere haiz ve sorumsuz bir makamdır. Parlamenter sistemde sembolik olması gereken bir kurum, darbe anayasası ile demokratik işlevinden uzaklaştırılmıştır.

2007 bunalımı sürecinde bu makamı halkın seçmesi kuralı getirilerek çok önemli bir demokratikleşme adımı atılmıştır. Ancak yetki ve sorumlulukları bakımından bu reform eksik kalmıştır. Şimdi yapılan kalan yarım işin tamamlanmasıdır.

Konuyu kendi sınır ve çerçevesinde tartışmak meşrudur ve sadece fayda getirir. Ancak bu tasarıyı akla gelen her abartı ve iftirayla karalamak, kampanya yürütmek değildir. Rejime de hiçbir faydası dokunmaz, ancak Türkiye’nin muarızlarının ekmeğine yağ sürer.

Millet iradesinin sistem üzerinde etkisinin arttığı her düzenleme demokratiktir. Cumhuriyet rejimi “halkın kendi kendisini yönetmesi” ise, yürütmeyi doğrudan millete seçtirmek rejimi zayıflatmak bir yana onu daha da güçlendirir.

<p>Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki Halit Ö., ailesiyle beraber Yahyalı ilçesinde bulunan Kapuzba

Kopan Kaya Parçası Gencin Üstüne Böyle Düştü!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Çarşıda domatese "Pazarlık" yazılıyor mu? İstanbul ikinci el otomobil piyasasına bu reva değil

3 ayda yapıyor... Tanesini 15 bin liradan satıyor