• $ 5,7068
  • € 6,3151
  • 270.292
  • 106850
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kılıçdaroğlu’nun günah defteri

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı sıfatıyla Ankara’dan İstanbul’a doğru yürüyor ve “adaletten” bahsediyor…

Samimi mi?

Bence değil. Çünkü, 2010 Yılı’ndan bu yana CHP içinde yaptıklarına bakılınca, adaletten bahsetmek mümkün değil. Kemal Bey’in lügatinde böyle bir kelime yok. Genel Başkan olur olmaz, büyük bir tasfiye hareketi başlattı. Yıllarca CHP’ye hizmet eden deve dişi gibi isimleri kazıyıp attı. Yerlerine de dışarıdan getirdiği isimlerle yamamalar yaptı.

Mesela, dünyayı karıştırmakla ün yapan spekülatör Soros’un para yardımı yaptığı TESEV’ci Oğuz Babüroğlu ile irtibata geçti. “Arama Toplantıları” düzenletti. CHP’ye yeni bir yön aradı.

O toplantılardan ilki İstanbul Swissotel’de, ikincisi Van’da yapıldı. CHP ile hiç ilişkisi olmayan birtakım isimler kürsüye çıktılar. CHP’yi de, CHP politikalarını da yerden yere vurdular.

Sonra onlar milletvekili ve parti yöneticisi yapıldı.

Onlara tepki gösteren ve müdahale eden Kemal Anadol gibi isimler ise tasfiye edildiler. CHP’ye yıllarca hizmet edenler gitti, yerine dışarıdan ithal isimler geldi.

Örnek mi istiyorsunuz? Kemal Anadol, Ali Topuz, Onur Öymen, Şahin Mengü, Ahmet Küçük, Bülent Baratalı, Canan Arıtman, Önder Sav, Yılmaz Ateş, Hasan Fehmi Güneş, Abdulkadir Ateş, Emine Ülker Tarhan, Enis Tütüncü, İsa Gök, Mustafa Özyürek, Oya Araslı, Dilek Akagün Yılmaz, Süheyl Batum ve diğerleri… Neredeler bugün? Hepsi küstürüldüler, etkisizleştirildiler, bir köşeye itildiler.

CHP teşkilatları ise kelimenin tam anlamıyla hallaç pamuğu gibi atıldı.

Yerlerine kimler geldi?

Seçim beyannamesinde “Ben CHP’li değilim” diye yazan Hüseyin Aygün milletvekili yapıldı. FETÖ’ye yakın birtakım isimler listelere girdi. “HDP’ye yakın durmaktan çekinmeyelim” diyen Apo’nun avukatı Sezgin Tanrıkulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı oldu. DHKP-C çizgisinde hareket ettiği için hakkında dava açılan Grup Yorum’un solisti Hilmi Yaralayıcı Parlamento’ya taşındı. Kılıçdaroğlu sayesinde CHP’de PKK’lı terörist cenazelerinde boy gösteren milletvekilleri ve “İran’la Türkiye arasındaki bir çekişmede İran’ın yanında yer alırım” diyen birtakım tiplerle karşılaşmaya başladık.

Tesadüf olabilir mi bütün bunlar?

Adil mi yıllarca CHP’ye hizmet eden isimleri tasfiye etmek; partinin hafızasını sıfırlayıp, yerlerine bunları doldurmak?

***

Şimdi gelelim Kılıçdaroğlu’nun düzenlediği o “arama toplantılarında” alınan kararlara…

Anayasadan “Türk” kelimesinin çıkarılması istendi.

“Genel Af” konusu zabıtlara geçti. Böylece Abdullah Öcalan dahil, bütün teröristlerin affedilmesi yönünde bir irade ortaya konuldu.

PKK terör örgütünden bahsedilirken, sürekli olarak “silahların susması” ifadesi kullanıldı. Böylece Türk Silahlı Kuvvetleri ile terör örgütü eşit savaşan güçlermiş gibi değerlendirildi.

Öcalan’ın sıkça dillendirdiği “Hakikatleri Araştırma Komisyonu”nun kurulması yönünde bir irade ortaya çıktı.

Vesaire, vesaire…

Tabii, o dönemde bunlar CHP’lilerin hop oturup hop kalkmasına yol açtı. Ama zaman içinde o tepki gösterenler birer birer partiden tasfiye edildi.

Bugün adalet arayan Kemal Kılıçdaroğlu, hep kendi adaletini uyguladı. CHP’yi değiştirdi, dönüştürdü, adeta kendi malı haline getirdi.

Şimdi de dilediği gibi oynuyor!

***

Adalet arıyor, kanlı bir terör örgütü olan PKK’nın hamisi HDP’lilerle el ele-kol kola yürüyor.

Adalet istiyor, yürüyüş kolunda terörist DHKP-C marşları söyleniyor. Adaletten bahsediyor, darbeci FETÖ’cülerin övgüsüne mazhar oluyor. Her gün “provokatörlere” dikkat çekiyor, ama “toplumsal patlama” ve “sivil itaatsizlik” gibi sözlerle toplumu bizzat kendisi provoke ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun günah defteri kabarık.

Tek bir gün olsun Kemal Bey’den ABD’nin işlediği insanlık ve savaş suçlarına yönelik herhangi bir eleştiri duydunuz mu? Ya da Avrupa’nın sergilediği standartsızlıklar karşısında “adalet” dediğine şahit oldunuz mu?

Yok, tek bir örneği yok.

Hep onlarla birlikte olup, Türkiye’ye yükleniyor. Ülke düşmanı PKK ve FETÖ’den destek alıp, HDP’lilerle kol kola yürüyor. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Lime lime dökülüyor. Böyle bir tablo içinde Kemal Bey’in “adalet” için yürüdüğünü söylemek, hepimizin aklı ve algılarıyla alay etmek olur. O’nun artık “gizli” bile diyemeyeceğimiz farklı bir ajandası var!

<p>Terör örgütü PKK/YPG yandaşları, Fransa’nın Toulouse kentinde Türkiye’yi protesto ederken Morgane

PKK´ya Kafa Tutan Gizemli Fransız Ortaya Çıktı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Anne ve babasının tanışma hikayesini anlattı! Sosyal medyayı salladı

Roma dönemine ait 48 kandil ortaya çıkarıldı