İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 4.0766
  • 5.0049
  • 174.90
  • 110.932
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

2025’te her üç kişiden biri obez olabilir!

SİBEL ATEŞ YENGİN

x

sibel.ates@aksam.com.tr

Mutsuz olduğumuzda neden daha çok yeriz? Stres kilo almayı kolaylaştırır mı? Verdiğimiz kiloları nasıl oluyor da aynı hızla geri alıyoruz? Tüm bu soruların cevabını 0p.Dr. Murat Üstün verdi.

Hızla yaygınlaşan obezitenin  nedenleri nedir?  

Obezite, en basit şekilde vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanabilir. Diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama yüzde 30’dan fazla, erkeklerde de yüzde 25’ten fazla yağ olmasıdır. Kas yapısı gelişmiş insanlar hariç, standart boy-kilo ölçüsünün yüzde 20 üzerine çıkıldığı durumdur. Obezite ve aşırı şişmanlık metabolik, biyokimyasal, fizyolojik, psikolojik, genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı multifaktöriyel bir hastalıktır. Geçmişte obezite iştah çekici gıda maddelerinin gereğinden fazla tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak nitelendiriliyordu. Bilimsel araştırmalar ise obezitenin karmaşık bir olgu olduğunu, insanın biyolojik yapısından kaynaklanan bir hastalık olduğunu göstermektedir. Obezitenin çok çeşitli nedenlerden kaynaklandığı ve farklı tipleri olduğu bilinmektedir. Ancak son yıllardaki obezite salgınının altında yatan en önemli faktörün toplumun beslenme şeklindeki değişim ve işlenmiş, aşırı şeker içeren gıdaların aşırı tüketimi olduğunu söyleyebiliriz. Hareketsiz yaşam da ikincil önemde bir faktör olarak obezite gelişiminde sorumludur. Şu anki artış hızı sürerse 2025’de dünyadaki her 5 kişiden biri obez olacaktır. Türkiye’de ise her üç kişiden biri obezdir. Buna göre, dünyada obezite oranlarının en hızlı arttığı 10 ülke içinde yer alıyoruz.

Stresin kilo alımındaki etkisi nedir? Mutsuzken çoğunlukla neden yemeye, içmeye yöneliriz?

Yeme davranışı birçok faktöre bağlıdır. Sadece aç olduğumuz için yemeyiz. Açlığın hem mideden kaynaklanan fiziksel, hem de beyinden kaynaklanan psikolojik bileşenleri vardır. Stress kortizol grubu hormonları artırarak hem acıkma hissinin yoğunlaşmasına, hem de insülin direnci aracılığıyla yağ depolanmasının artmasına yol açar. Emosyonel yeme dediğimiz durumsa, obezite hastaları arasında çok sık karşılaştığımız bir yeme bozukluğudur. Temeli, beyindeki ödül mekanizmalarının yeme duygusuyla aktive edilmesidir. Mutsuz kişi, yemeyi bir kaçış gibi kullanır ve yeme yoluyla kısa ve geçici bir mutluluk hissi yakalamaya çalışır. Ama hemen arkasından büyük bir pişmanlık ve kendini cezalandırma süreci gelir. Bu bir kısır döngü halinde devam ederek, kişinin sürekli kilo almasına neden olur. Tıp profesyonelleri dahil birçoğumuzun yaptığı hata, obeziteyi sadece bir iştah, irade ve kişisel kontrol sorunu olarak küçümsememizdir. Obezite, altında çok karmaşık ve birçoğu biyokimyasal ve hormonal, hatta genetik problemler de bulunan, çözümü çok güç bir sağlık sorunudur.

Verilen kilolar hızla geri  dönüyor, kilomuzu korumak neden bu kadar zor?

Obezite sorunu olan herkesin deneyimlediği bir durumdur. Çok zor ve sıkı bir diyetle istediğiniz kiloya inersiniz, fakat o kiloyu korumak bir türlü mümkün olmaz. Obesity dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre vücudumuz kilo kaybına direniyor. Diyet yaparken istirahatle metabolik hızımız düşüyor, bu da harcanan kalori miktarının daha da azalmasına yol açıyor. Bu nedenle kilo kaybını koruyabilmek için bu metabolik adaptasyona karşı çetin bir mücadele verilmesi gerekiyor. Ne yediğimiz konusunda sürekli ihtiyatlı olmak, yaşla kaybedildiğini unutmadan aerobik egzersiz yoluyla kas kitlemizi arttırmaya çalışmak ve egzersize ara vermemek dışında çözüm görünmüyor.

Akşam yenen yemek kilo aldırır mı? Özellikle masa başında çalışan bireyler kilo alımını nasıl kontrol altına almalı? 

Masa başında çalışanlarda hareketsizlik büyük bir dezavantaj. Ancak asıl etken bu çalışma süresince tüketilen abur cuburlar olabilir. Özellikle günde 3 ana, en fazla 2 ara öğün kuralının delinmemesi, yemek aralarında masum görünen atıştırmalardan uzak durulması çok önemli. Bunun dışında her fırsatta mutlaka ara vermek ve kısa yürüyüşler yapmak sindirim sisteminin normal çalışması için de önemli. Kahvaltı etmek çok önemli. Aksi halde vücut savunma haline geçiyor ve alınan her kaloriyi depolamaya çalışıyor. Vücuda sürekli ve kısıtlı miktarda kalori alımı sağlamak, bu savaş halini ortadan kaldırmak için gerekli. Ayrıca belli sürelerle aç kalınması da leptin hormonu açısından gerekli ve kilo kontrolünün önemli bir parçası... 

CHP´li vekiller İP´e geçiyor

CHP´li vekiller İP´e geçiyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

En Çok Okunanlar