• $ 5,7514
  • € 6,3907
  • 272.584
  • 108659
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Suriyeli Türkmenlerin çilesi

Son günlerde çok sayıda Suriyeli Türkmen'in Türkiye'ye sığındığı haberlerini okuyoruz. Türkmenler üçüncü yılını doldurmak üzere olan Suriye krizinde şimdiye kadar birçok maliyet ödedi. Buna rağmen Türk basınına yeni yeni konu olmaları oldukça üzücü bir durum.
Baas rejimi üç senedir sadece Arapları değil, Türkmenleri de katlediyor. Özgürlük mücadelesi için sokaklara sadece Araplar değil, Türkmenler de çıktı. Baas rejiminin katliamlarına karşı kendisini sadece Araplar değil, Türkmenler de korumaya çalışıyor. Son üç senede binlerce Türkmen bu uğurda şehit oldu. Suriye'nin siyasi muhalefetini sadece Araplar değil, Türkmenler de oluşturuyor. Anlayacağınız Türkmenler, Suriye'de devam eden mücadelenin bir parçası ve bunun için maliyet ödüyorlar.
Suriye'deki Türkmenlerin varlığı Anadolu'daki Türk varlığının bile öncesine gider. Suriye coğrafyası Osmanlı'dan yüzyıllar önce Türk beyliklerinin ve devletlerinin kurulduğu bir coğrafyadır. Bu sebepten Halep, Hama, Humus, Şam, Lazkiye, Tartus'tan Golan'a kadar Suriye'nin birçok noktasında Türkmenlere rastlamanız mümkündür.

Türkmenlere beşinci kol muamelesi
Toplam nüfus konusu biraz tartışmalıdır. 1 milyondan 3,5 milyona uzanan bir ranj söz konusu. Kalabalık kitleler halinde yaşamayan ve Türkiye sınırına uzak Şam, Humus vs. gibi şehirlerde yaşayan Türkmenler Baas rejiminin de baskısıyla asimile olmuş.
Türkiye bağı sebebiyle Baas rejimi senelerce Türkmenlere birçok sıkıntı yaşatmış. Konuştuğum Türkmenler "bize hep potansiyel bir Türkiye ajanı gözüyle bakıldı" diyorlar ve şimdi de Türkiye'den başka sırtlarını dayayabilecekleri bir merci olmadıklarının altını çiziyorlar.
Türkmenlerin Türkiye'den beklentileri bir yana Türkmenlerin Türkiye'nin güvenliği için önemi de büyük.
Bugün yaşananları anlamak için belki de en önemli husus, Suriye'deki Türkmen coğrafyası. Hem doğal yerleşim alanları hem de Osmanlı döneminde yürütülen stratejik iskan politikaları, Türkmenlerin Türkiye için çok kilit coğrafyalarda varlıklarını devam ettirmesine sebep olmuş. Osmanlı, Türkmenleri birçok tartışmalı bölgeye güvenilir unsurlar olarak yerleştirmiş.

Kritik coğrafya
Bugün de Türkmenler Türkiye'nin güvenliği için hayati öneme haiz bir coğrafyada yaşıyorlar. Öncelikle, Lazkiye ve İdlip'te yoğunlaşan Bayır-Bucak Türkmenleri, Türkiye ile Baas rejimi arasında bir nevi tampon konumundalar.
İkinci olarak, özellikle Halep Türkmenleri PYD'nin ve Irak ve Şam İslam Devleti'nin kontrol etmeye çalıştığı bölgelerde yer almaları açısından hassas bir konumda bulunuyorlar. Son günlerde IŞİD'in şerrinden kaçıp Türkiye'ye sığınan Elbeyli Türkmenler de bu bölgelerden.
Kilis'e bağlı Elbeyli'nin Suriye'ye açılan kapısı Çobanbey. Suriye tarafında ise El-Rai (Arapça: Çoban) kasabası var. Bu bölgenin Türkmen bölgesi olması dışında başka bir hususiyeti daha var. IŞİD'in kısmen kıyamet senaryoları gereği kontrol ettiği El-Bab mıntıkasına bağlı olması. Mesela, pazartesi günkü yazımda bahsettiğim "Dabık'ta bir savaş çıkmadan kıyamet kopmaz..." hadisinde bahsedilen Dabık'ın etrafı da Türkmenlerin yoğun olduğu bir bölge.
Bu mesianizm bir tarafa, IŞİD'in yayılma ve kontrol siyasetinden bundan sonra daha fazla Türkmen'in etkileneceğini söylemek mümkün. Hâl böyleyken hem Türkmenler için hem Suriye için hem de Türkiye'nin güvenliği için, Suriye direnişinin tüm organik unsurları gibi Türkmenlere de her türlü yardım yapılmalıdır. Her şey bir yana bu bir milli güvenlik konusudur. TIR'ların durdurulması örneğinde gördüğümüz gibi yardımları engellenmeye çalışanların Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik bu operasyonları da çok boyutlu olarak soruşturulmalıdır.

<p>Katil zanlısının ifadesinde kullandıkları sözler de kan dondurdu. Katil zanlısı Arduç ifadesinde

Ceren Özdemir´in Katil Zanlısının İlk İfadesi Ortaya Çıktı! Muhabir Anlatırken Zorlandı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

İşte BTK'nın satışını yasakladığı telsiz ve telefon modelleri

Tarihe geçen Türkiye Kupası 'facia'ları