• $ 6,451
  • € 7,1898
  • 338.061
  • 88125
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Avrupa bozuldu, Hafter saldırdı!

Libya’da, ABD, Rusya ve Fransa’nın desteklediği çete lideri Halife Hafter, BM tarafından tanınan meşru yönetimin başkenti Trablus’a saldırdı.

Önceki gibi bu da başarısız oldu.

Hafter, hazirandaki bozgundan, hükümete destek veren Türkiye’yi sorumlu tutmuş; 1 Temmuz’da bir gemiden 6 Türk denizciyi kaçırmıştı.

Türkiye, “Vatandaşlarımız derhal serbest bırakılsın. Aksi takdirde, Hafter meşru hedef haline gelecektir” deyince, bırakmıştı.

Hafter, ‘meşru hedef’in ne anlama geldiğini biliyordu.

***

Hafter kim?

Eski asker.

1969’da Kaddafi’yi iktidara getiren darbede yer aldı.

1987’de Libya-Çad savaşında, Kaddafi’nin çekilme anlaşmasına rağmen operasyonları sürdürürken esir düştü.

Kaddafi onu geri almadı.

1990’da ABD’ye iltica etti.

Filmlerden tanıdığımız bir yere yerleşti.

Hollywood değil; Langley, Virginia; CIA karargahının bulunduğu semt.

1996’da Kaddafi’ye karşı başarısız bir darbe girişiminde bulundu.

2011’de Fransa’nın müdahalesiyle başlayan Libya iç savaşında yeniden ortaya çıktı.

Ordunun başına geçmek istedi; ancak başaramadı.

Genelkurmay Başkanı’nın suikasta uğramasına rağmen…

Libya’daki meşru yapılarda yer bulamadı; ABD’ye döndü.

2014’te, Trablus hükümetine karşı bir çete-ordu kurarak başına geçti.

“DEAŞ’la savaş” görüntüsüyle hem sivil katliamı ve etnik temizlik yaptı; hem Batı hem de Rusya’yla ilişki kurdu.

Ancak Batı medyası bile, Hafter’ın Selefi örgütlerle işbirliği yaptığını yazdı.

Uluslararası Af Örgütü, Hafter’in savaş suçları işlediğini raporladı.

***

Hafter’in açık destekçileri Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır.

Rusya Hafter’e özel güvenlik şirketi üzerinden paralı asker sağladı. Hafter de Rusya’ya Doğu Libya’da iki üs verdi. Hafter iki kez Moskova’ya seyahat etti.

Middle East Eye, İngiliz, Fransız, ABD ve BAE hava kuvvetlerinin, sızan hava trafik kontrol kayıtlarına dayanarak, bu ülkelerin Hafter’e yardım ettiklerini duyurdu.

Hafter, 12 Nisan 2018’de de Paris’e gitti. Seyahat ‘tedavi amaçlı’ diye açıklandı.

ABD ile bağlantısına iki ek yapmakta yarar var: Beş oğlundan ikisi ve tek kızı Virginia’da yaşıyor!

Kendisi de Libya-ABD çifte vatandaşı!

***

Ben bunu neden yazdım?

Türkiye, BM tarafından kabul edilen Trablus merkezli Libya yönetimiyle geçen hafta Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge ilan etti.

Doğu Akdeniz’i Türkiye ve KKTC’ye rağmen paylaşmaya çalışan Yunanistan, Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail’in planını bozdu.

AB, ABD ve Rusya Türkiye’ye tepki
gösterdi.

Hafter, Trablus’a saldırdı.

TOKARCZUK ORADAYSA HANDKE OLMAMALIYDI

Peter Handke.

Bugün İsveç Kralı Gustav’dan Nobel madalyası ve yaklaşık 1 milyon dolarlık ödülü alacak.

1942’de Avusturya’da doğdu. Hiç tanımadığı babası Alman askeri, annesi ise Sloven asıllıydı.

İlk gençliği üvey babasının baskısı altında geçti.

Belki de bu yüzden hayata ‘anne’ tarafından baktı; sadece edebiyatçı olarak değil, bir ‘Sırp ırkçısı’ olarak yaşadı.

Bunu hem kitaplarına yansıttı hem de 1989’dan 1995’e kadar Kosova, Slovenya, Hırvatistan ve Bosna-Hersek’i kana bulayan Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviçin hararetli bir yandaşı olarak politik tavrıyla gösterdi.

Miloşeviç, işlediği insanlık suçlarından dolayı Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken cezaevinde öldüğünde bile, cenazesine katılarak, “Miloşeviç’in yanındayım” dedi.

Bosna’da “Müslümanların kendi kendilerini bombaladığını, Serebrenitsa’da katliam olmadığını” iddia edecek kadar insanlığını kaybetti.

Handke, iki etnik aidiyetinden birinin ‘ırkçılığını’ tercih etti.

***

Ama dünyaya ‘medeniyet kriterleri’ ihraç etmekte olanlar bunu umursamadı.

2000 yılından sonra aralarında Avusturya’da iki üniversiteden onursal doktora, Thomas Mann, Kafka, İbsen ödülleri gibi 9 ödüle daha ‘layık’ görüldü.

***

Handke, 2014’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü ‘sirk’ diye niteledi ve kaldırılmasını önerdi.

Ki, haklıydı…

Geçen hafta Nobel’i almak üzere İsveç’e giderek iyi bir sirk maymunu olduğunu da gösterdi.

***

Nobel Komitesi, -geçen yıl vermediği için bu yıla ertelediği- ikinci edebiyat ödülünü ise “yabancı düşmanlığı ve milliyetçi duyguların hızla tehlikeli bir şekilde büyüdüğü gerçeğini tarif ettiği” için Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’a verdi!

Tokarczuk’un sözcüsü Jennifer Croft, “Sahneyi bir ‘soykırım özürlüsü’ ile paylaşmak saçma olacak” dedi.

İki yazardan biri yanlış sahnede.

Beştepe Millet Camii'nde Cuma Namazı

Beştepe Millet Camii'nde Cuma Namazı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İşte koronavirüs tedbirlerinin uygulanacağı 30 şehir

İnanmakta güçlük çekeceğiniz olaylar ve gerçekler