• $ 5,7319
  • € 6,312
  • 275.258
  • 102590
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

'Mobil World Congress' ve ülkemizdeki değişim gereği

Ben bir ekonomistim. Üniversite hocasıyım. İstatistik, ekonometri, finans ve parasal ekonomide uzman sayolabilirim. 40 yaşına kadar da yurtdışında üst düzey üniversitelerde hocalık yaptım. 40 yaşında ise ülkeme döndüm. Dijital teknolojiyi genel ve temel işlerimde kullanırım. Ama bu teknolojiyi yüzeysel olarak, bana gerektiği kadar tanırım. Tabii teknolojinin önemini ise gayet iyi anlayabiliyorum.

Bugünün dünyasında beş yaşında bir çocuk bile 'akıllı bir telefon' kullanır, ve eğlenir. Unutmamamız gereken telefonun akıllı olduğu! Bizim değil! Ama o telefonu icat eden, üreten ve bize kazandıranların, akıllı olduğu kesin.

Her şey bağlandı

Ama insan kafasını kaldırıp Dünyaya baktığı zaman da, bugün dev bir dijital değişimin geldiğini de görmemek için kör olmak gerek. Çünkü Dünyada bugün milyarlarca aygıtın evlerde, iş yerlerinde ve kamu alanlarında ve çok çok yüksek hızlarda çalıştığı artık ortada . Geçmiş dönemlerde temel teknoloji mobil aletler ve web hizmetleri ile kullanılıyordu. Şimdi ise “cloud” denen yerlerden , networkler ile saniyede alınabilen dev data uygulamaları emrimizde . Bugün öyle bir döneme geliniyor ki intenet bankacılığı, uzaktan sağlık denetimi, uzaktan komutalı araba, yani her türlü alet, medya, ve İngilizcesi ile “connected” her şeyin birbirine bağlı olduğu bir ortama gelmekteyiz.

Daha iyi bir gelecek

Hafta sonu Barcelona’da Mobil Dünya Kongresi nedeni ile bir süre bulundum ve birçok uzman kişiyi dinledim. Vodafone Genel Müdürü Dostum Gökhan Öğüt’ün daha iyi bir gelecek nasıl olur konuşmasını dinledim. Gökhan Bey’e göre Pazartesi günü Barcelona’da başlayan bu yılın Mobil Dünya Kongresi'nde telekom sektöründeki hemen her bilgili liderin ön plana çıkardığı en önemli söz “Mobil en önemli şeydir!” sözü imiş. Gelecekte “Her şey mobil, mobil de her şey olacak!”

Sözü de temel ilke!

Bu yılki Davos toplantılarına bakılırsa, izleyenlere göre ana tema “Dördüncü Endüstri Devrimini yönetmek!” olmuş. Devrimin adını da “Endüstri 4.0” koymuşlar. Endüstri 4.0 , uzmanlara göre “Dijital Dönüşüm” ile olacakmış. Dijital Dönüşüm için ise yeni nesil geniş bant teknolojilerini içinde bulunduran çok iyi bir altyapı gerekiyor. Bu noktada hem sabitte hem de mobilde iki önemli kaldıraç olduğu düşünülüyor. Birincisi mobil telefonda 4.5 G, ve de ikincisi olarak hem mobilde hem de sabitte , fiber altyapısı gündeme oturuyor. Son dönemdeki ihaleyle birlikte ülkemizde mobil tarafta çok önemli ve kararlı bir adım atıldı. Uzamanlar fiberde de benzer bir adımın atılması gerekiyor diyorlar .

Bugün bizim ülkemizde “uçtan uca” fiber bağlantı çok kısıtlı. Hem mobil geniş bant altyapısı için, hem de her haneye , her binaya fiber üzerinden hizmeti götürebilmek için yeterli bir fiber ağımız yok. Yeterli fiber ağı olmadığı taktirde ise 4.5 G ve 5 G gibi teknolojiler pek çalıştırılamaz. Türkiye, konunun uzmanlarına göre, önümüzdeki 5 yıl içinde 250 bin kilometre daha yeni altyapıya kavuşmak zorunda. Bunun gerçekleşmesi için de tahminen kabaca 26 milyar TL kadar geniş bant altyapısı gerekiyormuş. Bunun tek bir firma tarafından gerçekleştirilmesi pahalılığı nedeni ile mümkün değil. Bugün bu konuda gelişmiş ve bazı gelişen ülkelerin çok gerisindeyiz. Güney Kore 574 bin kilometre fiber bağlantı uzunluğu ile hanelerin yüzde yüzüne fiber penetrasyonu sağlamış. Portekiz ise 545 bin kilometre uzunluğunda bir fiber yapısı ile evlerin yüzde 70 kadarına penetrasyon sağlamış bulunuyormuş. Biz bu ülkelerden 7 kat daha fazla yüzölçümüne sahibiz ama bizde fiber uzunluğu 256 bin kilometre ve de hanelerin ancak yüzde 21 kadarı eve kadar fiber imkanına sahip. Yani artık ülkemizde yeni yapılan binaların fiber bağlantısı döşenmiş olarak inşa edilmesi, ve şehirler arasında ve şehir içlerinde yeni fiber bağlantı döşenmesi gerekiyor.

Uçtan uca fiber

Bugün dünyada yüzden fazla ülkede kapsamlı bir “geniş bant politikası” var ve uygulanıyor. Ülkemizde de benzer bir yaklaşımın temelinin atılması gerekli deniyor. Türkiye’de de kamu ile özel sektörü ortak olarak bir araya getiren, ülkemize uygun bir modele gidilmesi gerekiyor galiba. Bu nedenle de tamamen bağımsız bir altyapı şirketi de gerekiyor. "Gigabit toplumuna" giden yolda ülkemizde şirketler altyapıda değil üstyapıda rekabet etmeli.

Artık bakır kablolar değil, uçtan uca fiber bağlantılarının tüm ev, bina, şirket ve kurumlara ulaşabilecek, regüle edilmiş fiyatları olan ve de ve ortak şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor da deniyor. Çünkü beş yıl sonra 5G gündeme gelecek ve çok daha fazla veri akışı söz konusu olacak ve de ekonomik gelişme ve rekabet gücünde artış istiyorsak da, yeni nesil şebeke kuruluşunu ve de fiber altyapısına erişimi mutlaka gerçekleştirmeliyiz deniyor.

<p>Olay, 12 Eylül Perşembe akşamı saat 23.30 sıralarında Beyoğlu’ndaki bir markette yaşandı. İddiaya

Market Sahibi, Hırsızı Yumruğuyla Yere Devirdi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Günlük hayatınızı kolaylaştıracak pratik bilgiler

Zayıflamak isteyenler tüketiyor! Faydalarında yok yok!