DEİK'ten yurtdışı çıkarması

DEİK’e bağlı bulunan 126 iş konseyi başkanı yurtdışında sefere çıkıyor. Her başkan kendi ülkesinde darbe girişimi nedeniyle yurtdışında oluşabilecek bilgi kirliliğine karşı yabancı yatırımcılara ‘Türkiye’ye yatırıma gelin’ mesajı verecek.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 15 Temmuz gecesi yaşanılan darbe girişimin ardından kolları sıvadı. DEİK’e bağlı olan 126 iş konseyi başkanı, çalıştıkları ülkelerde ‘Türkiye’de yatırıma devam edin, Türkiye’ye güvenin’ mesajı ile çalışmalara başlayacak. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, tüm STK’ların  darbe girişiminin demokrasi bayramına döndüğünün dünyaya anlatmak için harekete geçtiğini belirterek bu noktada en fazla işin DEİK’e düştüğünü söyledi. Önümüzdeki haftadan itibaren 126 iş konseyinin çalıştıkları ülkelerden işadamlarına, cumhurbaşkanlarına, başbakanlarına ve STK’lara giderek “Türkiye’de yatırıma gelin’ mesajı vereceğini söyledi. DEİK yönetimi olarak da 9 kilit ülke belirlediklerini ifade eden Vardan “Amerika, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin bu ülkelerden bazıları. Biz de yönetim olarak bu ülkelere gideceğiz” dedi. Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye güveninin artarak devam ettiğini de belirten Vardan “Türkiye’de yatırıma başlamak üzere olan yabancı bir şirket, darbe girişimi sonrası kararından vazgeçmedi. 1.5 milyar dolarlık yatırımına devam etme kararı aldı. Bu Türkiye’ye olan güvendir” dedi. Bu hafta Patron Katı’nda DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ile darbe girişimini, bunun ekonomiye yansımasını ve yabancı ülkelerle yapılacak çalışmaları konuştuk...

Darbe girişiminin nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tük milleti darbe gecesi milli iradenin üzerinde herhangi bir güç olmadığını ispat etti. Dış politikada sıcak havalar esemeye başlamışken, ekonomi yükselişe geçmişken, bu darbeyi oluşturacak bir alt yapı yokken gerçekleştirilmeye çalışılması zamanlamanın manidar olduğunu gösteriyor. Şayet darbe girişimi başarılı olmuş olsaydı sonuçları düşünmek bile istemiyoruz. Bütün kurumları kapatılmış, birçok şirket iflas etmiş, borsa dibe çökmüş, döviz tavan yapmış bir ekonomi ile karşı karşıya kalacaktık. Bir Anayasa’nın atılmasıyla bir gecede döviz iki katına fırladı. Gecelik faizler yüzde 7 binleri buldu.

Bir takım odaklar tarafından yurtdışında Türkiye aleyhine bir algı oluşturulmaya çalışılıyor, ne dersiniz?

Yabancı basında bir algı operasyonu başlatıldı, tankların üzerine çıkanları darbe yanlısı olarak gösterdiler. Darbe oldu bitti, artık asker yönetimi ele aldı ve halkta onları destekliyor gibi görüntü verilmeye çalışıldı. Türkiye’nin gerçeğinin darbe olmadığı anlatmak lazım. İlk andan itibaren her türlü çalışmayı yapmaya başladık. Bütün iş konseylerimizi harekete geçirdik. 133 iş konseyimiz var, bunların 126’sı ülke bazında. Yönetim kurulunu topladık ve görüşler istedik. Herkes önerilerini getirdi. 11 maddelik Acil Eylem Planı çıkardık. İlk etapta yurtdışındaki yanlış algıyı değiştirmek için içimizde bir koordinasyon komitesi kuralım dedik.

DEİK ne yapacak?

İş konseyi başkanlarımızdan çalıştıkları ülkelerle sıkı bilgi alışverişinde olmaları istedik. Doğru bilgi aktarılmasını istedik. Hatta onlara önümüzdeki 30 gün içinde tüm iş konseyi başkanlarımız kendi ülkelerindeki muhataplarına giderek onlarla birebir görüşecekler. O ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı ve bakanları ile de görüşecekler. Düşünce kuruluşları ve medya kuruluşları ile irtibata geçecekler. 126 kişilik bir DEİK ordusu sefere çıkıyor diyebiliriz. Biz de başkan ve yönetim kurulu olarak önemli ülkeleri ele alacağız. Amerika, Almanya, Fransa, Rusya, Çin gibi... Onların önce büyük elçileri ile başlıyoruz. 9 ülkeye gideceğiz.  Tabi bu güvencenin devamını sağlayacak bir argümanla da gitmek lazım. Hükümetin çalışmakta olduğu bir teşvik paketi var. Bunu anlatacağız yurtdışında.

Yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye nasıl çekeceğiz?

Yeni teşvik paketinin tam detayları yok ama duyduğumuza göre hangi sektörde yabancı yatırım geliyorsa ona özel bir takım kolaylıklar yapılacak. Terzi usulü gibi düşünün, yani kişiye ve şirkete göre teşvik... Arsa istiyorsa, arsa, vergi indirimi istiyorsa vergi indirimi...

Türkiye’nin dış siyasette yeniden sıfır sorun politikasına dönmeye başladığını görüyoruz, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rusya ile normalleşme sürecine girildi. Bu her iki ülkeye de pozitif katkı sağlayacak. Hükümet yetkililerimizin Rusya’ya gideceği duyuldu ve ağustos’ta da Sayın Erdoğan’ın Putin ile görüşeceği açıkladıktan sonra telefonlarımız susmadı. Yarım kalan işlerin yeniden devam etmesi ve yeni yatırımların yapılması ile ilgili çok kişiden bilgi aldık. Hiç kimse mal alıp sattığı veya komşusuyla kavga etmek istemez. O nedenle biz dostlarımızın sayısını artırmayı istiyoruz. Sıfır sorun politikası bizim için çok önemli. Son yıllarda birçok komşumuz ile sorun yaşamaya başladık. Hepsinin üst üste gelmesi insanda soru işaretleri yaratıyor.

Darbe girişimin ardından yeni bir ekonomik ve politik strateji oluşturuluyor. Bu 2023 hedeflerine nasıl yansır?

2023 hedefleri konulduğunda şunu söyledik; hedefin rakamsal büyüklüğü önemli değil. Önemli olan bizim bir hedefimizin olması. Eskiden hedef yoktu. Hükümetlerin ömrü çok kısaydı. Onların bir hedef koyacak vakitleri bile yoktu. Ülkede insanların bir hedefe koşmaları çok önemli. Bu bir motivasyon kaynağı oldu. Bizim dışımızda gelişen durumlarda var tabi. Dünya ticareti devamlı düşmeye devam ediyor. Bizim dışımızda gelişen olumsuz durumlarda oluyor. Emtia fiyatları ciddi geriledi. Ancak bizim ölçeğe baktığımızda milyar olarak belki aynı ihracatı gerçekleştiriyoruz ama kazandığımız para düşüyor. Ancak Türkiye’nin ekonomik politikaları ve reformist yaklaşımı sayesinde ekonomik olarak yükselmeye devam ediyor.

1.5 milyar dolarlık yatırım devam edecek

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye tavrına ne dersiniz?

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye üzerindeki yorumlarına akıl sır ermiyor. Sanki Türkiye’de darbe olmuş apar topar not veriliyor... Bir değerlendirme yapılacaksa süreci izlemek lazım. Türkiye’de ne oldu, ekonomi battı mı? Borsa mı çöktü ? Neye karşılık not indirimine gidiyorsunuz. Türkiye ekonomisi bütün bu şoklara rağmen, dimdik ayakta. Ben aksine yatırım yapılabilir mesajlarını vermelerini beklerdim. Yabancı yatırımcı kredi derecelendirme kuruluşlarını pek dikkate almıyor. Bizim üyelerimizden aldığımız bilgilere göre yeni yatırım planlayan çok yabancı var. Büyük bir şirket 1.5 milyar dolarlık bir yatırımını Türkiye’de devam ettirme kararı aldı. Hiçbir aksama yaşanmadı. Bu Türkiye’ye olan güvenin göstergesidir.

Birbirimize daha fazla kenetleneceğiz

Darbe girişimi ile bir kenetlenme oldu, yaşananlar Türkiye lehine dönecek mi?

Ortada bir şer var, bundan hayır çıkartmayı istiyoruz. Bu olay bizim birbirimize daha fazla kenetlenmemize sebep olacak. Ülke içindeki farklılıklarımız aslında bizim zenginliğimiz ama bunların ülke menfaati söz konusu olduğunda ortadan kalktığı ve ortak bir görüş oluşabildiği imajını verebilmemiz lazım.

En Çok Okunanlar