24 Nisan 2005 Pazar       




 

Nedim Atilla


 
nedim.atilla@aksam.com.tr

Geçen Çarşamba Karaburun'da...

   
 
Bu sene İzmir'e bahar bir başka güzel geldi. Galiba kışın çok yağmurlu geçmesi, doğanın daha bir yeşil, daha bir güzel uyanmasının öncelikli nedeni. İnanmazsanız buzağıların gözlerine bakın, bana hak vereceksiniz. Baharın gelişini, yazın ilk ışıklarını İzmir'e en yakın hissedebileceğiniz yerlerden birindeydim geçen Çarşamba Karaburun'da.

Karaburun'da geçen yıllarda kurulan Turizm Birliği'nin başkanı ve ilçenin doktoru İbrahim Sivrikaya'dan gelen davet üzerine gittim özlediğim kasabaya. Önce 'el sanatları' ardından da 'yöresel mutfak' yarışmasının konuğu oldum. Yöresel börek ve tatlıların yarışmasını, Mordoğan'dan Karaburun'a kadar bütün bir Yarımada'nın tecrübeli muhabiri Neşet Öztekin'in dünkü haberinde okudunuz.

Burada bugün Karaburun'da bize yaşama sevinçlerini de yansıtan Mordoğanlı, Küçükbahçeli, Eğlenhocalı kadınlardan bahsetmek istiyorum size öncelikle. Kadınları örgütleyip agro-turizm projeleri başlatan Küçükbahçeli Zehra Ömerler'den... Karaburun Kadınları Agro Turizm Kooperatifi'nden. Zehra Hanım'ın kardeşi ve kaybolup gitmeye mahkum 'Kalburiğnesi' geleneğini yeniden canlandıran usta öğreticisi Ayla Alkış'tan... Sadece yaptıkları güzel böreklerden, tatlılardan değil, gösterdikleri ev sahipliğinden ötürü söz etmeliyim. Dün Akşam Ege'de yayınlanan jüri fotoğrafında yan yana görüntülendiğimiz, Küçükbahçe'nin usta aşçısı Fadime Akın ile otel yöneticisi Oktay Kırklıkovalı ve diğer jüri üyeleri ile birlikte yemekleri tadarken duyduğumuz heyecanı zaten istesem de anlatamam. Börek yarışmasını 'Glik' ile kazanan Sarpıncıklı Ayşe Öleştiren'in, tatlı yarışmasını 'Kıvırma' ile kazanan Halime Göçmen'i sadece pişirmedeki ustalıkları ile değil, medeni cesaretleri nedeniyle de kutlamalıyım. Damat Tatlısı'nın ya da Nişan Tatlısı denilen türün 'beyazını' yapmanın makbul olduğunu öğrenmemden, sündürmeden, otlu böreklerden ise Anadolu Mutfağı'nda söz edeceğim.

Bizi ve TRT'den gelen çekim ekibini evinde konuk eden Raife Karabatak'ı da anmalıyım. Raife Hanım'ın babaannesinin annesinden kalan gelinlikle çekilen fotoğraflarını daha sonra sizinle paylaşacağım. Raife Hanım'ın evinde gördüğümüz Orta Asya'dan yanımızda getirip Anadolu uygarlıkları ile senteze ulaştırdığımız renklerden desenlerden. Telli kavaktan, küçükçevreden, üçgüllü uçkurdan, kuşlu, elmalı uçkurlardan, ismi müthiş, kendi müthiş 'Hasretkavuşturan' peşkirlerden... İlk olarak tadına baktığımız ama asla tadına doyamadığımız börekleri ustalıkla açan Şükran Kökkıran'dan, sündürmenin alasını yapan Gülşen Karabatak'tan...

Karaburun bu anlatmakla bitecek gibi değil. En iyisi siz bu Pazar olmazsa gelecek Pazar Karaburun'a gidin ve hayatın gerçek tatlarını orada bulunÖ Ben geçen Çarşamba yaşama sevincimi yükselttim Karaburun'da açıkçası... Yolu bozuk diye de şikayet etmeyin. Unutmayın, Karaburun yolu bozuk olduğu için güzel kalabildi...

Kentin Oyuncuları'ndan Küp...

Geçen haftaki ziyaretimizde; antik Klazomenai'de ilk kez Prof. Güven Bakır'dan duydum.. İzmir Makine Mühendisleri Tiyatro Topluluğu Kentin Oyuncuları, yeni oyunları 'Küp'ün heyecanlı hazırlığı içindelermiş. Antik çağda zeytinyağı küplerinden geçilmeyen Klazomenai'deki dünyanın en eski zeytinyağı işliklerinden birinde de oynayacaklarmış bu oyunuÖ İtalyan yazar Luigi Priendello'nun oyunu 'Küp' kültürümüze yakın sıcaklığı ile sokaktaki izleyiciye çok tanıdık gelecek bir oyun. Bir zamanlar sinema versiyonunu da keyifle izlediğimiz 'Küp' 8 Mayıs günü Klazomenai'de oynanacak.

Yönetmen Günay Toprak bakın neler diyor bu konuda:

'Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Tiyatro Topluluğu sekiz yılı başarıyla geride bıraktı. Son iki yılda ise bütün kente tiyatro götürmek gibi bir hedefe yönelerek kendisine farklı bir kulvar oluşturdu. 'Barış' ile başlayan süreçte; kentin merkezinden gecekondulara, çevre illere, uluslararası festivallere uzanan bir sahneleme ile 2004'te ardında yirmi oyun ve yaklaşık on bin seyirci bıraktı. Daha önümüzde oynanacak onlarca oyun ve buluşulacak binlerce seyirci var. Bunları başardığımızda; kolektif bilinç ve bilinçaltına yerleşmiş yüzlerce anı, duygu ve düşünce oluşacak. Kent kültürünün bir parçası olarak tiyatroyu ve sanatı ticari olmayan bir ortam içerisinde geniş kitlelerle buluşturmuş olacağız. Yeni oyunumuz 'Küp'ü sokakta oynamaya yönelik çalışmalarımız bu anlayışla devam ediyor. Oyunumuz Akdeniz kültürünün tipik bazı ögelerini içeriyor; yaşama naif açıdan yaklaşıyor. Küp, yaşamın ve olayların tek yönlü bir açıklamasının olamayacağının paradoksal bir öykü ile anlatımı. Bu Akdeniz sıcaklığındaki öykü ile seyircilerimizin karşısına çıkacağımız günün sabırsızlığı ve heyecanıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.'


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir