30 Mart 2005 Çarşamba       




 

Serdar Turgut


 
serdarturgut@superonline.com

Engin Ardıç must be killed

   
 
Önceki akşam Rana bana zorla televizyonda Extreme Makeover' (Beni Baştan Yarat) adlı bir dizi seyrettiriyordu.

Fiziksel olarak pek de çekici olmayan bazı Amerikan dallamaları büyük estetik operasyondan geçirtilerek güzel hale dönüştürülüyordu.

Rana bu diziyi büyük ihtimalle bana bir yol göstermek için, bana bir tüyo vermek için zorla seyrettiriyor olmalıydı. Çünkü benim de hayli büyük bir operasyon geçirmeden güzelleşmem mümkün değil, bunu biliyorum, hatta benim güzelleşmem için tek operasyon da yetmez, bana bir dizi büyük operasyon gerekir. Onun da işi başaracağı şüphelidir ya neyse, burada benim üzülmemi tek engelleyen nokta; Engin'in de fazla yakışıklı olmamasıdır.

Bir yandan ekrana bakarken bir yandan da masanın üzerindeki AKŞAM gazetesini göz ucuyla okumaya çalışıyordum.

Okumaya çalışıyordum ama gözüm sürekli olarak Engin Ardıç'ın neredeyse tamamını İngilizce yazmış olduğu yazıya takılıp kalıyordu. (bu yazının başlığı da ona misilleme olarak İngilizce atılmıştır ve Engin öldürülmelidir anlamına gelir)

Ve ben son zamanlarda Engin'in yazılarının sürekli olarak birinci sayfadan anons edildiğini ve buna karşın benim yazıların neredeyse hiç anons edilmediğini düşündüm. Ben bunları düşünürken o arada Rana bir liste çıkarıyordu, galiba benim güzelleşebilmem için yapılması gereken operasyonların listesini çıkarmaya girişmişti. Bu çok uzun ve komplike bir listeydi. Bazılarının yanına da 2 rakamı yazılmıştı.

Engin'in yazısına baka baka sonunda ona sinirlenmeye de başladım. Onu daha da aşacak bir şey mutlaka yapmalıydım.

Madem onu birinci sayfadan anonsluyorlardı, gazete bundan sonra bir ek olarak benim de posterimi vermek zorundaydı.

Benim posterimin dağıtım kampanyasını bizzat düzenlemem gerekiyordu.

Çıplak dans ederken resmimi çektirecektim ve de bu poster olarak yurdum insanına ve hatta dış Türklere dağıtılacaktı.

Bu posteri isteyenler henüz daha gelişimini tamamlamamış bir ilkel insanın dans etse nasıl görüneceğini anlamak niyetiyle duvarlarına asabilirdi.

Veya iyi niyetli insanlar evlerinde kasete Tom Jones'un 'Sex Bomb' adlı parçasını koyup benim resmime öyle bakabilirlerdi. Bunların hayal güçlerinin hayli gelişmiş ve soyutlama yeteneklerinin de bayağı yüksek düzeyde olması gerekiyordu

Ayrıca bu ikinci gruba dahil olan insanlar tamamen kafayı yemiş olarak kabul edilip doğrudan tımarhaneye de kapatılabilirler tabii ki... Buna da hiçbir doktor itiraz etmez, bu da bilinsin.

İnsanların bu posteri talep etme nedeni ne olursa olsun; AKŞAM'ın tiraj patlaması yaşayacağı da kesindir.

Düşünsenize; bu gazetenin geleceği beni çıplak gösteren postere bağlı olsa ne keyif olur değil mi, bunu toplantılarda nasıl da keyifle kullanırdım değil mi? Fazla üstüme gelindiğinde canımı sıktıklarında, 'gelmeyin üzerime yoksa bir daha soyunmam' tehdidini savurabilirdim ve benim bu tehdidimin de hayatta ilk kez bazı insanlarda mutsuzluk yaratması duygusunun nasıl bir şey olduğunu da tadardım.


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir