• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
1 Kasım 2023 Çarşamba

Devesi çalınan bedevinin feryadı

Dünyanın gözü önünde ilk kez bir katliam yapılmıyor lakin bunu hayretler içerisinde izleyenleri görünce de benim hayretim artıyor. Tüm coğrafyamız özellikle de Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana yakılıyor, yıkılıyor ve tarumar ediliyor.

'Bu yüzyılda bu vahşet akıl alır gibi değil' diyerek hayret edenlere şunu hatırlatmak isterim ki dünya kurulduğundan bu yana geçen zaman dilimi içerisinde son yüzyıldaki kadar kan hiç dökülmedi.

Hatta dünya kurulduğundan bu yana harplerde ve çatışmalarda ölenlerin tamamının toplamı, son yüzyılda katledilenlerin sayısından daha fazla değil.

Sadece iki cihan harbinde medeni Avrupa'nın başlattığı savaşlarda yaklaşık 70 milyon insan hayatını kaybetti.

Bunların dışında Bosna iç savaşında 250 bin Boşnak Müslüman, Avrupa'nın göbeğinde katledildi.

Sadece Suriye'de 500 bin insan varil bombaları ile katledildi, 7 milyona yakını yerlerinden sürüldü.

Azerbaycan toprakları işgal edildi ve bu esnada on binlerce Azerbaycan vatandaşı katledildi, bir milyon Azerbaycan vatandaşı yerlerinden yurtlarından sürüldü.

Bu masumlar adına feryat eden tek bir Batılı siyasetçi göreniniz oldu mu?

Irak işgalinin bilançosunu bilen yok.

Afganistan katledilmekten tükendi gitti.

Ruanda'da sadece üç ay içerisinde bir milyon insan palalar ile katledildi.

Ukrayna sahasında yaşamını yitirenlerin sayısı şimdiden 500 bini aştı.

Hal böyleyken hala Avrupa ve Batı'nın tüm dünyadaki insan hak ve hürriyetlerine büyük değer atfettiğini söyleyenlere iyi bakın. Baktığınızda da göreceksiniz ki bu kitle ya Batı hayranı mankurtlaşmış bir kesimdir ya da Batı'nın çanağını sıyırarak bu ülkede makam ve mevki sahibi olmuş bir zümredir.

Buradan insan hakları, savaş hukuku gibi temel değerler aslında yoktur anlamı çıksın istemem lakin bu kavramlar olması gerekendir ve Batı için sadece kendisine hak olan kavramlardır.

Bu vahşet ve katliam gözümüzün önünde yaşanıyor ve çifte standartların boyutunu evimizdeki ve elimizdeki renkli ekranlardan canlı canlı izliyoruz.

Bu çaresizliğimiz, dünyada bir düzenin olduğu, haklı olmanın ve meşru olmanın çok önemli olduğu gibi önemli ve temel kavramların erozyona uğramasına sebep oldu, olmaya da devam ediyor.

Bunu anlatan güzel bir mesel çölde devesi elinden çalınan bedevinin hikayesidir.

Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış.

Adam bedeviyi görünce yalvararak su istemiş.

Bedevi, adalet ve vicdan duyguları içerisinde biçare adama içmesi için kırbasından bir kap su vermiş.

Suyu içen adam kendisine gelir gelmez birden bedeviyi iterek deveye atladığı gibi kaçmaya başlamış.

Bunun üzerine deveyle kaçan hırsızın arkasından bedevi bağırarak şöyle demiş:

'Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var. Sakın bu olayı kimseye anlatma!'

Bu isteği tuhaf bulan hırsız adam biraz duraklayıp geri dönmüş ve neden böyle dediğini sormuş:

'Eğer anlatırsan, bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler' diye cevaplamış bedevi.

Bu son yüzyılda yaşananları ama bilhassa Soğuk Savaş sonrası coğrafyamızda yaşananları bu mesel son derece iyi bir şekilde özetliyor ve bizlerin haklı olmak kadar güçlü de olmak mecburiyetimizi bir kez daha tüm çıplaklığı ile suratımıza çarpıyor.

Bu mecburiyetimizin en mücessem misali Azerbaycan topraklarının Ermeni işgalinden kurtarılmasıdır.

Nasıl?

Hem haklı ve meşru hem de güçlü olarak.

<p>Ankara ile İstanbul arasında ulaşımı sağlayan D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesiminde sis etkili o

Bolu Dağı'nda yoğun sis! Görüş mesafesi düştü

Dikkat: Bu otomobiller 350 bin TL ile 450 bin TL arası! Kaçıran adeta pişman oluyor

Gaziantep sise büründü

ŞOK 9 Aralık kataloğu: 2359 TL'ye airfyer, 7299 TL'ye dik süpürge fırsatı!