• $32,8396
  • €35,1458
  • 2462.97
  • 10741.9
29 Mayıs 2024 Çarşamba

Bizi koruyanlardan bizi kim koruyacak?

Unutulan darbeler tekrar eder, o yüzden ne 27 Mayıs'ı, ne 15 Temmuz'u ne de diğer tüm müdahaleleri unutacağız.

27 Mayıs alçaklığının üzerinden tam 64 sene geçti.

27 Mayıs darbesi hesap sorulmadığı için kendinden sonra gelen darbeleri de mayalayarak devam etti lakin tüm darbelerin örgüsü farklı dokunduğu için millete darbelerden darbe seçmek kaldı.

Her başarıya ulaşmış darbe, kendisinden sonra gelen diğer darbenin kuluçka makinesi oldu.

27 Mayıs darbesinde üniforma giyen genç rütbedeki askerler 1971 tarihindeki muhtırayı vererek Demirel'i istifaya zorladılar, eski CHP senatörü Nihat Erim'i başbakan yaptılar.

1971 Muhtırası'nı yaşayan askerler, 12 Eylül 1980 tarihinde yine darbe yaptılar ve yine Demirel'i gönderip darbecilerin adayı Bülent Ulusu'yu başbakan yaptılar.

1980 darbesinde TSK'da bulunan daha genç askerler, 28 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da tank yürüterek Necmettin Erbakan hükümetini yıkıp yerine istedikleri tarzda başka bir hükümet kurdurdular.

O dönemde üniforma giyen askerler 15 Temmuz'da bu sefer Recep Tayyip Erdoğan hükümetine karşı darbe girişiminde bulundular ve Gazi Meclisi bombaladılar, milletin üzerinden tank geçirdiler.

15 Temmuz'u farklı ve değerli yapan ise, 15 Temmuz gecesi Erdoğan liderliğindeki millet bu sefer darbeye ve darbecilere direndi ve Türkiye'de ilk kez bir darbe bastırılmış oldu.

Eğer Cumhuriyet tarihinde bir darbe ilk kez milletin çıplak elleri ile bastırıldı ise, bir daha başka darbeleri mayalayacak bir ortama müsaade edilmemeli.

Nasıl olacak?

Romalı şair Juvenal, bundan yaklaşık 2000 sene önce şunu sordu: Bizi koruyanlardan, bizi kim koruyacak?

O zaman anlıyoruz ki eline beni koruması için silah verdiğim kitlenin, o silahın namlusunu bana doğrultmaması konusunda kafa yorma işi binlerce yılın hikayesi.

ABD başta olmak üzere silahlı gücün gözetim ve kontrolü, özellikle 2. Dünya Harbi sonrası çok önemli bir konu olmuştur. Bu gözetim ve kontrolün Batı'da şimdi konuşulan versiyonu ise demokratik gözetim ve kontroldür.

Mezkûr konuda Batı'da sayısız eser kaleme alınmışsa da Türkiye'de darbeci kafanın her darbede yönetimi ele geçiren taraf olmasından dolayı, askeri okulların müfredatlarında 'silahlı gücün demokratik gözetim ve kontrolü' kendine yeteri kadar yer bulamamıştır.

Türkiye'nin 15 Temmuz sonrası, demokratik gözetim ve kontrole dair ortaya koyduğu birçok reform hareketi, önemli bir başlangıç olarak görülse bile hala yeterli değildir.

Medyanın ve akademinin hâlâ üzerine düşen çok önemli görevler vardır.

Darbelerin yapılamadığı ülkelerin yapıları incelendiğinde, silahlı kuvvetlere dair medyada bol miktarda yazı, çizi ve programın olduğunu görürsünüz. Her şeyin üzerinin gizlilik örtüsü ile örtülmesi emin olalım ki en çok darbecilere yarar.

Özellikle silahlı kuvvetlerin iç yapısının siyaset kurumları tarafından (Hükümet, Meclis ve Meclis'teki ilgili komisyonlar ve ilgili bakanlıklar) gözetime tabi tutulması son derece büyük bir önem arz etmektedir.

Milli Savunma Üniversitesi ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı öğrenim kurumlarının müfredatlarında, demokratik zihni dönüşümün sağlanabilmesi açısından oluşturulacak içerik keza son derece kritiktir.

İspanya eski Savunma Bakanı olan Narcis Serra'nın 1982 yılında Franco diktatörlüğü sonrasında getirildiği İspanya Savunma Bakanlığı görevinde, darbeci vasıfları bulunan bir silahlı gücün demokratik reformunu nasıl başardığını anlatan 'Silahlı Kuvvetlerin Demokratik Reformu Üzerine Düşünceler' isimli eseri, bir fikir vermesi açısından önemli bir kaynak kitaptır.

Hepsinden daha önemlisi, maalesef birçok kez ve birçok siyasetçiden naif bir şekilde duyduğumuz 'Bu ülkede artık darbe tehdidi kalmamıştır' cümlesinin zinhar ama zinhar kullanılmamasıdır.

<p>Devrek'te hayvancılık işi yapan Kayhan Ayvacı ve ev hanımı Rabia Ayvacı, düğün salonunda gerçekle

Düğünde damada takı yerine koyun hediye ettiler

Yetişen alıyor: 80.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!