• $7,4157
  • €8,9892
  • 437.888
  • 1467
09 Kasım 2011 Çarşamba

Fatih de ikinci ele düşmesin

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

AK Parti'nin her öğrenciye tablet bilgisayar projesini ilk alkışlayanlardan olmam bu projenin yanlış giden yönlerini eleştirmeme engel değil. Ne alakaysa Fatih Projesi olarak adlandırılan bu büyük atılım ilk alarm sinyallerini vermeye başladı. Neyse ki gelinen nokta, uyarı sinyallerine kulak verip, gerekli önlemlerin alınabileceği bir nokta.
AK Parti'nin Türkiye'ye bilgi toplumunun kapılarını açacak ve aslında Tayyip Erdoğan'ın gerçek çılgın projesi olarak kabul edilmesi gereken Fatih Projesi'ni ilk duyurulduğu günden beri o kadar büyük bir hayranlıkla izliyorum ki, gözüme perde çekmişim. Perdeyi aralayan ironik bir şekilde Sabah gazetesi yazarı Şeref Oğuz'un dünkü yazısı oldu. Şeref Oğuz yazısında, Fatih Projesi'nin başarısının büyük ölçüde öğretmenlerin de projeye hazır olmasına bağlı olduğu tespitini yapmış. Ama malum nedenlerden bu tespiti yapıp orada kalmış, daha ileri gitmemiş.
Oysa öğretmenlerin hazır edilmesindeki gecikmenin büyük bir atılım hamlesi olabilecek projenin fiyaskoyla sonuçlanmasına mal olacağı geçmiş deneyimlerden de açıkça görülebiliyor.
Yıllar önce yine bir AK Parti projesi olan 650 bin öğretmene dizüstü bilgisayar projesini de başında hararetle alkışlamış, proje fiyaskoyla sonuçlanınca da yermek zorunda kalmıştım.
AK Parti'nin 2005 yılındaki 650 bin öğretmeni bilgisayar sahibi yapma projesi de, Fatih Projesi kadar olmasa bile eğitim sistemimiz açısından çok önemli olabilecek bir projeydi. Ancak bırakın öğretmenleri, projeyi hayata geçiren bakanlığın zihniyeti bile hazır olmadığından fiyaskoyla sonuçlandı. Çünkü gerekli dönüşümü yakalayamayan Eğitim Bakanlığı'nın elinde proje, öğretmenlere çağ atlatacak bir proje olmaktan çıkıp bir takım şirketlere rant kapısı açmaktan öteye gidemedi.
O günlerde de yazdığım gibi ihale şartnamesi Intel ve Microsoft tarafından dikte edilerek yazdırılmış gibiydi. Ayrıca çok daha ekonomik ve amaçlanan hedef için daha doğru olan masaüstü bilgisayarlar yerine dizüstü bilgisayarlar seçilmişti. Sonuçta öğretmenler tarafından uygun koşullarda alınan bilgisayarların büyük çoğunluğu anında ikinci el piyasaya düştü. Intel, Microsoft ve ihaleyi kazanan birkaç firma gibi öğretmenler de projeye rant fırsatı gözüyle bakıp ucuza aldıkları bilgisayarları üzerine birkaç kuruş kar koyup sattılar.
Seçilen platformların yanlışlığı kadar projenin başarısızlığının bir nedeni de uygun içeriğin hazır olmamasıydı. Eğer öğretmenler için mesleklerini yaparken onlar için vazgeçilmez kolaylık, kaynak ve işlevsellik sunacak birkaç içerik yaratılmış olsaydı, uygun koşullarda sahip oldukları bilgisayarı çok az öğretmen birkaç kuruş kar uğruna gözden çıkartabilirdi.
Fatih Projesi'nin başarıya ulaşabilmesi için de bugün geldiğimiz noktada en önemli iki sorun bunlar. Projenin rant kapısına dönmesini engelleyecek zihniyet değişiminin yakalanması ve öğrenciler için vazgeçilmez olacak içeriğin ilk tablet bir öğrenciye teslim edilmeden önce hazır edilmesi. Yoksa emin olun öğrencilere dağıtılacak tabletler de, yıllar önce öğretmenlere edindirilen dizüstüler gibi anında ikinci el piyasaya düşecektir.

Yeni Sosyal Medya
twitter.com/yurtsan - friendfeed.com/yurtsan - neonebu.com

<h3>Başkan Erdoğan’dan CHP’ye erken seçim yanıtı</h3><p>“2023’E KADAR BEK

27 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da etkili olan yağışlı hava, trafikte yoğunluğa neden oldu

Aizanoi Antik Kenti'nde ''Roma'nın sikke koleksiyonu'' bulundu