• $7,2967
  • €8,7707
  • 403.367
  • 1529.58
10 Haziran 2012 Pazar

Ampulü LED ile değiştirmek

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız müjdeyi vermiş, sokak lambalarının tümü LED lambalarla değiştirilecekmiş. Bu uygulama sayesinde yılda yüzde 75 tasarruf sağlanacakmış. Üstelik yerli üretilen LED lambalar kullanılacakmış.
Harika değil mi? Bir bakalım.
Ak Parti'nin sembolü olan akkor filamentli ampuller 10-14 lm/W verimle elektrik harcıyor. Bir başka deyişle 1 Watt elektrik enerjisi kullandığında 10-12 lümen miktarında ışığı üretiyorlar). Fluoresan ampullerde verim 65-80 lm/W'a çıkıyor. Bakan Yıldız'ın müjdesini verdiği sokaklarda kullanılacak LED ampuller her ikisine göre çok daha verimli. 1 Watt elektrik enerjisinden 6-125 lümen ışık üretebiliyorlar.
Ancak sokak lambalarında halen kullanılan HID-Cıva ampüller 120-140 lm/W verimlilik oranıyla LED'lere göre zaten daha ekonomik.
Üstelik Türkiye'deki tüm sokak lambalarına takılacağı söylenen LED ampüller doğrudan 220 voltla çalışmadıkları için her sokak lambasına bir de adaptör takmak gerekiyor ki, bu da bir yüzde 10 enerji kaybına daha yol açıyor. Ve tabii kurulum maliyeti de yükseliyor.
Kısacası Bakan Yıldız tüm sokak lambalarını LED ile değiştirip nasıl tasarruf sağlayacak ben anlayamadım.
Bakan eğer köy, kasaba yollarında kullanılan akkor filamentli ve fluoresan ampülleri değiştirmeyi kastediyorsa, o da mantıklı değil. Bu ampülleri de LED yerine HID-Cıva ampüllerle değiştirmek varken neden daha verimsiz LED'ler tercih edilsin ki? İlla değiştirilecekse 15-300 lm/W verimle çalışan AmoLED'ler ya da 300-400 lm/W verimli Electro Luminiscent Foil (ELF) ampullerin de alternatif olarak incelenebileceğini unutmayalım.

Organik Barbare
Uzun süredir ihmal ettiğim İstanbul'un en sevdiğim restoranlarını ziyaret etmeye geçtiğimiz hafta da devam ettim. Bu restoranlardan Topaz'la ilgili izlenimlerimi geçenlerde yazmıştım. Lacivert, Borsa ve Gaja da sırada.
Geçtiğimiz hafta Sunset'i iki kez ziyaret etme fırsatım oldu. Birincisi öğlen iş yemeğiydi. İkincisi ise Barbare şaraplarının tanıtımı için düzenlenen tanıtım kokteylinin ardından yediğimiz akşam yemeği.
Sunset her zaman olduğu gibi manzarası, atmosferi, servisi ve yemeğiyle mükemmeldi. Son ziyaretimden bu yana birkaç yeni yemekle zenginleşmiş mönüsü yakında yaza özel yemeklerin de eklenmesiyle iyice zenginleşecek. Yaz mönüsündeki yıldızım seviçeyi hasretle bekliyorum. Sunset'in Türkiye'nin en zengin şarap mönüsünde Türk şaraplarının biraz geri plana itilmiş olmasına ise üzüldüm.
Oysa Türk şarapları son iki yıldır hızla çeşitleniyor. Yaklaşık on yıldır, toplam kalitesini sürekli artan Türk şarapları bu kalite artışını şimdi de çeşitlenerek taçlandırıyorlar.
Türk şarapçılığının geleceğini parlak gören yatırımcılarımızın sayısı hızla artıyor. Bu yatırımcılarımızdan biri de Barbare şaraplarını görücüye çıkartan Can Topsakal. Sunset'teki tanıtım kokteylinin ardından akşam yemeğimize de Barbare şarapları eşliğinde devam ettik.
Can Topsakal'ı diğer pekçok yeni şarap yatırımcımızdan ayıran en önemli özelliği şaraplarını piyasaya sürmek için acele etmemesi. Diğer yatırımcılarımız diktikleri bağ daha henüz üç, hadi bilemediniz beş, altı yıllıkken piyasaya çıkarken, Can Topsakal Barbare'sini görücüye çıkartmak için bağları 12 yıllık olana kadar sabretmiş. Sonuç çok daha zengin aromalı, kompleks tatlar barındıran, kişilikli şaraplar.
Barbare şaraplarının temelindeki bağların bir diğer özelliği ise organik tarımla işleniyor olmaları. Şarabın organik olmasının benim için fazla anlamı olmasa da, organik ürün modasına kendini kaptıranlar için çok önemli bir özellik hiç kuşkusuz.
twitter.com/yurtsan -  onkapak.com/yurtsan

<p>Sarı lacivertliler Pelkas'ın attığı gol ile sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı. Akşam Gazetesi Spor

Trabzonspor- Fenerbahçe maç yorumu

Eski telefonunuzu sakın atmayın! İçinden çıkan parçayla bakın ne yaptı

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı