• $ 5,6925
  • € 6,376
  • 259.726
  • 101725
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yeni bir sayfa açtık

Dünkü yazıyı “körlemesine” yazmış ve sandıktan Evet çıkacağını ifade etmiştim. Bu aziz milleti biraz tanıyorsam demiştim, sandıktan Evet çıkacak.

Öyle de oldu çok şükür.

Pek çok şey söylenebilir. Ama dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sarf ettiği ifadelerinden birisi çok önemli ve bilgeceydi.

“Yerleşik düzen karşısında değişimi savunmak her zaman zor olmuştur.”

Halkımız, deneyimlemediği bir sisteme değişimden yana tavır koyarak Evet dedi.

Bu müthiş bir sağduyudur.

Kendine güvendir. Toplumsal hafızayı mükemmel değerlendirdiğini, bunu şu an ile mükemmelen mezcettiğini ve geleceğini bu şekilde mükemmelen tayin ettiğini gösterir.

Aziz millet, 200 yıllık bir tartışmayı bitirmiş, içinde uzun süre debelendiğimiz tarihsel kapanı kırmıştır.

Batı’nın bundan hoşnut kalmasını beklemek haksızlık olur.

Mesele eksen değiştirmek vesaire değildir. Türkiye üzerindeki Batı vesayetini kırmıştır. Dünyalı bir ülke olmuştur.

Batılılaşma sürecinin iki hatta ilerlediğini, ilkinin modern paradigmanın ürettiği saygıdeğer çıktılara uyum sağlama, diğerinin de iktidar üzerinde vesayet kurma çekişmesi olduğunu ifade etmiştim.

Bu ikisini birbirine karıştıran ve yüzeysel bir anlayışla kendi kültürüne karşı yabancılaşma karşılığında Batı kontrolündeki iktidar aygıtına kahyalık yapanların dönemi kapanmıştır.

Batı, Türkiye’yi uzaktan kontrol etme lüksünü kaybettiği için öfkelidir. Geçecektir.

Muhafazakarlardan tutun orta sınıflara, milliyetçilerden tutun Kürtlere kadar kadar geniş bir kesim yeni Türkiye’nin inşasında ortaklık iradesi göstermiştir.

Hayır kesimlerinin varlığı Türkiye’nin bu en büyük atılımını sandıkta meşru şekilde yapabilmesinin olmazsa olmazını tamamlamıştır. Aylar boyunca her evde, her kahvede, her Meclis’te ülkenin anayasası tartışılmıştır.

Türkiye tarihsel bir değişimi demokratik bir seçimle gerçekleştirmiştir. Bunu mukayese etmek için Fransız Devrimi öncesi ve sonrasına bakmak yeterlidir.

Bu muazzam bir olgunluktur.

İngiltere de tarihi bir referandumda Brexit kararını bu oranla almıştır ve uygulamaktadır. Üstelik onlar Brexit sonrasını, Brexit öncesini bildikleri için daha rahat oylamışlardır.

Bana her sorulduğunda tabii ki en yüksek oranı arzu ettiğimi, ama anketlerle pek ilgilenmediğimi ifade etmiştim. Benim için önemli olan maksadın hasıl olmasıdır. Yüzde 50 artı bir oy sonuç için yeterlidir.

Tersi de olsa yeterli olacaktı. Demokrat olmanın en önemli koşulu kazanmasını bilmek gibi, kaybetmesini de bilmektir.

Aslında CHP kaybetmesini bilmediği için hiç kazanamadı. Bilseydi, gerekli değişimi gösterir ve başarılı olmalarının önündeki en güçlü engeli kaldırırlardı. CHP eski Türkiye’nin cürufudur ve süreçteki rolü büyüktür. Bize eskinin ne olduğunu hatırlatan ciddi bir işlevi olmuştur.

Bu sonuçtan seksen üç milyon vatandaşımız çok pozitif şekilde etkilenecektir. Demokrasinin güzelliği de buradadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Bahçeli başta olmak üzere bu sürece önderlik eden, katkı sağlayan herkese şükranlarımızı iletiyoruz.

Ama en büyük teşekkür bu aziz millete, 15 Temmuz ve terör tüm şehitlerine olmalıdır. Bu süreçte teröristler tarafından şehit edilen AK Parti teşkilat üyelerini de saygıyla anıyoruz.

Son olarak, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dün ilk iş olarak Merhum 8. Cumhurbaşkanı Özal’ın kabrini ziyaret etmesi bir tarihin kapanıp bir tarihin açıldığının sembolü olmuştur.

Vefa ve demokrasi, geçmiş ve gelecek buluşmuştur.

Aziz milletimize hayırlısı olsun.

<p>Nesli tükenme tehlikesi altında olan alacasansarları Samsun’da görüldü. Samsun Vezirköprü ilçesin

Nesli Tehlikede Olan Alacasansarları Elleriyle Besliyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kediden kurtarıp, bakımını yaptığı yavru karga yanından ayrılmıyor

iPhone'larda yeni dönem: Müzik paylaşımı