• $ 5,2818
  • € 5,9673
  • 224.35
  • 102.715
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Anayasa reformuna Evet, kontrollü koltuğa Hayır...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aslında kendisinin ve partisinin eleştirilmesinden şikayet ederken bundan gizli bir memuniyet duyduğu ortada. “Kemal Kılıçdaroğlu ne yaptı size” derken, siyasetin merkezinde rol alamamış bir kişinin gizli memnuniyetini hissetmek mümkün.

Oysa, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın CHP Genel Başkanı’nı eleştirmesinin nedeni, CHP’nin kaset operasyonu ile kurumsal olarak çizgisinden kayması, ülke çok hassas dönemlerden geçerken, ana muhalefet partisininin izlemesi gereken yerli ve milli çizgiden uzaklaşmasıdır.

Yani onun durumu, bir türlü dikkati çekemeyen bir çocuğun vazoyu kırmasına benziyor.

Pozitif bir siyasi rekabet içinde etkili eylem, hizmet ve söylemler üreten bir politik figürün gündem olması ile çok farklı bir durum bu.

Kılıçdaroğlu bir TV kanalında “Neden Adil Öksüz tutuklanmadı? MİT’e çalıştığı için mi?” türünden bir söz söylemişti.

MİT’in cevabı hak ettiği ilgiyi medyada görmedi. Oysa MİT Kılıçdaroğlu ve CHP’ye yenilir yutulur bir cevap vermemişti. O cevap şöyleydi:

“FETÖ/PDY örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, ana muhalefet partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ/PDY mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi milli güvenliğimize de zarar vermektedir.”

Bu bir ana muhalefet partisi için çok ağır bir durum. Ama haksız da değil. Çünkü bu türden MİT’e dönük suçlamalar hep FETÖ kaynaklı oldu. Tıpkı MİT TIR’larının FETÖ elemanları ile durdurulması ve bunun Türkiye’nin DEAŞ’a yardım ettiği konusundaki propagandaya altlık olması gibi…

O propaganda neticesinde, 6-7 Ekim Kobani olaylarının psikolojik altyapısı geliştirilmiş, Türkiye’nin Suriye konusunda elinin kısa kalması sağlanmıştı. Türkiye’de bir etnik/mezhepsel sıkıntı yaşanması için yapılan bir operasyondu bu.

CHP ve lideri, 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” de dedi ki, bu bir milletin en önemli değerlerini hedef almaktı. Kamuoyu vicdanını çok ciddi yaraladı.

Bu söylemeyi hiçbir kitle partisi lideri normalde göze alamazdı. Olup olmadık iddialarla böyle bir dönemde ülkenin ortak değerlerini, kurumlarını yıpratmak da siyasi partilerin işi olamaz.

Bu yüzden, cumartesi günü Yenikapı ruhunun taptaze yaşamaya devam ettiğini gösteren büyük İstanbul mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kılıçdaroğlu kontrollü koltukta oturuyor” diyerek olayı harika şekilde özetledi.

Yani mesele Kılıçdaroğlu’nun ürettiği siyasi bir değerin hedef alınması değil, kontrollü bir koltukta ana muhalefet partisinin başındaki kişinin akılalmaz pratikler, sözler üretiyor olması.

O nedenle olsa gerek, Atatürkçü çizgideki ağır toplar daha önce CHP’den istifa ettiler veya uzaklaştırıldılar. Son olarak CHP Kadın Kolları Eski Başkanı Deniz Pınar Atılgan “Ekibim ile birlikte yeni anayasaya Evet diyeceğiz. Böyle bir dönemde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yanında olmalıyız” dedi.

Çünkü mesele bir beka sorunu ise, herhalde Atatürkçü kesim Türkiye’yi hedef almış propagandaların, operasyonların karşısında olacaktır. Siyasi farklar böyle zamanlarda kavga meselesi olamaz. Ama kavga da etseniz, ülkenin hedef alındığı durumlarda yerli ve milli bir noktada siyasetin birlik içinde olmasını beklersiniz.

İstanbul Boğazı’na demirleyen İngiliz gemilerine bakarak “Geldikleri gibi giderler” diyen Atatürk’ün partisinin bugünkü temsilcileri, düşmanın topluca geldiği 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” diyemez.

Bu işte bir yanlışlık, bir sıkıntı var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı’da söylediği gibi, CHP’li seçmenlerin bu savrulmaya ortak olmayarak Evet’e yönelmesi, CHP’nin de iyileşmesinin de önünü açacaktır.

Bursa’da bir kez daha köpek dehşeti yaşandı. Nilüfer ilçesinde köpeklerin kovaladığı çocuklardan bir

Bursa´da köpek dehşeti kameraya böyle yansıdı...

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Engin Altan Düzyatan Diriliş Ertuğrul dizisinden ayrılıyor

Bir 'oyun' ile başladı, ASELSAN ortak oldu!