• $ 5,7393
  • € 6,3576
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yeni 11 Eylül

Birçoklarına göre dünyanın bir numaralı sorunu terör. Uzun bir süredir muhatabız farklı formlardaki teröre. Özellikle 11 Eylül sonrasında tehdit algılarının zirvesine yerleşti. Yine 11 Eylül’le birlikte kavram küreselleşti, algı küreselleşti, mücadele küreselleşti. Bu terörün 11 Eylül öncesinde olmadığı anlamına gelmiyor tabii ki. Örneğin Türkiye ASALA’dan PKK’ya kadar birçok terör örgütüyle senelerdir mücadele ediyordu. Ya da Avrupa ETA gibi örgütlerinin saldırılarına maruz kalıyordu. Fakat muhatabın kendi topraklarında ABD olması, terör algısına ve terörle mücadeleye paradigma değiştirtti.

Açıkça söylemek gerekirse maalesef terör algısı, terörün kimi muhatap aldığıyla yakından bağlantılı. Dünya siyasetinde karşılaştığımız çifte standardın bir benzeri belki de en acısı terör konusunda yaşanıyor. Yeni Zelanda’da Müslümanları hedef alan terör saldırısından sonra bir kez daha deneyimlediğimiz gibi terör kurbanının ve teröristin kimliği, saldırıya verilen önemin derecesini değiştiriyor. Neredeyse bir deri rengi skalası var Batı medyasının hatta bizim coğrafyanın medyasının elinde. Kurbanların ve teröristin kimliği üzerinden terör saldırısına sadece saldırı denilebiliyor, teröriste ise terörist dışında herhangi bir sıfat peşinen yakıştırılıyor. Doğal olarak empati sıfır, önyargı azami miktarda.

Haklarını teslim etmek gerekir ki Yeni Zelanda ve Avustralya’nın terör saldırısına yaklaşımı şimdiye kadar gayet olgundu. “Kediye kedi” diyebildiler. Her ne kadar Batı’nın birçok başkenti ve medyası tekrar tekrar sınıfta kalsa da. Bununla birlikte bundan sonra terör ve terörle mücadele olguları konusunda kat edilmesi gereken uzun bir mesafe var.

Öncelikle Batı yerli bir terör sorunu olduğunu artık kabul etmeli. Terörün deri rengine, dine, etnik kökene, siyasi ideolojiye bağlı olmaksızın insanları hedef alabileceği anlayışı işlerlik kazanmalı. Müslümanları tekilleştirmek bazı başkentlerin ve ideolojilerin kolayına geliyor olabilir. Fakat bu hayal dünyasından çıkıp, yerli terör olgusuyla yüzleşmeliler. Breivik’ten Tarrant’a kadar Batı’da daha önce de var olan şimdi ise yükselişe geçen ırkçı, beyaz üstünlükçü, İslam karşıtı, Türk karşıtı, yabancı karşıtı terör Batı’nın başını ağrıtmaya ve masumların hayatlarını hedef almaya devam edecek.

Daha da önemlisi karşı karşıya olduğumuz terör formunun küresel ölçekte olduğunun artık farkına varılmalı. Avustralyalı bir terörist, Yeni Zelanda’daki terör saldırısında Müslümanları hedef alıyor, Balkanlar’ın ırkçı jargonuyla yüzyıllık Türk nefretini manifestosunda dile getiriyor. Küresel bir sanal ağda haberleşiyorlar. Asgari nefret müştereğinde birleşiyorlar. Birbirlerinden ilham alıyorlar. Hal böyleyken bu terör konsorsiyumuna karşı mücadele küresel ölçekte yapılmalı. 15 Mart yeni 11 Eylül olmalı.

<p>Olay, Avcılar Yeşilkent Mahallesi Amasyalılar Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre,

Avcılar’da Güpegündüz Silahlı Kavga: 3 Yaralı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Korkutan görüntü! Dünden bu yana artış gösteriyor

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi