• $13,402
  • €15,2012
  • 768.876
  • 1842.41
10 Temmuz 2013 Çarşamba

‘Ben bu adamı nasıl sevmeyeyim?’

2007 seçimlerinde bir dağ köyünde yaşadıklarımı bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçirdiğimde, Türkiye’nin şu günlerde yaşadıklarını daha iyi analiz edebiliyorum. Kahve, milletvekilleri ve köylülerle doluydu. Dışarıda yaşlı bir Yörük teyze, vekilin aracına yaklaştı ve resmine baktı, sonra diğer taraftaki başbakanın resminin olduğu yere döndü. Eliyle başbakanın resmini okşadı ve resmi öptü. 
Şaşırdım ve neden yaptığını sordum. Suratıma bile bakmadan “çocuklarım hastalandığında kışın yol kapalı olduğu için şehre götüremedim öldüler. Kızım doğum yaparken öldü. Okumak için çocuklarımı şehre yollayamadım. Ama şimdi Tayyip Erdoğan bütün yollarımızı asfalt yaptı. Hastane dibimizde, torunlar artık okuyor, ben bu adamı nasıl sevmeyeyim?” dedi. 
İstanbul’dan ahkam kesmek kolay. Yanı başımızda birçok ilçe ve köy yolları yapılalı birkaç yıl oldu. On yıl öncesine kadar kimse onları görmedi. Onlar yokluklarını söylemeye hep çekindiler. 
Hani bazı siyasetçilerin, bir muhalefet argümanı olarak kullandıkları makarna, kömür işi var ya... Bugün, bazılarının diyet olarak yediği makarnayı, Anadolu’nun yoksul çocukları karınlarını doyurmak için yiyor. 
Sen üşüdüğünde kombinin ayarına basarken onlar kışın uzun aralıklarla soba yakıyorlar; yakacak yok ve kış uzun. Soğuktan hastalanıp ölenler, tedavi için hastaneye şehre gidemeyenler artık haber bile olmuyor. Senin için bunlar masal. Kış sana dağ tatilini hatırlatırken birçoğuna zulmü hatırlatıyordu 10 yıl öncesine kadar. 
Devlet hep babaydı ama onları hep unutmuştu, on yıl öncesine kadar. Bugün, bazı ideolojik merkezlerin küçümsediği yüzde ellilik halk iradesi, artık fanatizme ve ideolojiye değil, hizmete ve ‘sosyal devlete’ oy veriyor. 
Sosyal devlet olmanın gereği, ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarına her türlü yardımı yapmaktır. Devlet halkına yardım etmekle, anayasadaki kendisine verilen görevi yerine getirmiş olur.  
İlk defa bu ülkenin gerçek sahipleri, AK Parti iktidarıyla birlikte adam yerine konuldular, Cumhuriyet’in ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle kucaklandılar. Yıllardır devletin şefkat elini beklediler ve hiç umutlarını yitirmediler. Devlete seslerini duyuramadıkları anlarda bile hiçbir zaman yakıp yıkmadılar, meydanlarda iktidar devirme hevesine kapılmadılar. Demokrasiye inandılar ve seçimlerini sadece sandıkta yaptılar. 
***
Peki, sen ne yaptın? 
Maalesef, haklı Gezi eylemlerinin arkasına saklanarak başka hesaplar yapan illegal unsurlar, Türkiye’nin dünyadaki marka değerine zarar verdiler. Ülkenin elde ettiği prestiji ve kazanımlarını, rezil etmek için adeta birbirleriyle yarıştılar. 
Şimdi, başlangıçta sadece ‘çevre duyarlılığı’ ile yola çıkan gençlere seslenmek istiyorum. Maalesef senin üzerinden hesap kesilmesine seyirci kaldın. İstediğin doğaya saygı idi, kaos olamazdı. Senin için ülkenin en ücra ilinde bile üniversiteler açıldı. İletişim ve dünya dilini kullanman öğretildi. Ama ülkene dünya basınında “berbat bir yer, yaşanılmaz, yatırım yapılmaz” dedirttin. 
Sen turizm sezonunu heyecanla bekleyen, umudunu ve geçimini bu sektörden sağlayan yatırımcı ve çalışanların umutlarını zehir ettin. 
Sen savunduğun ağaçları bıraktın ve şiddet ve karmaşa hayal edenlerin hayallerine alet oldun. 
Sen özgürlük derken başkalarının hayatını yok ettin. Hayatlara güvensizlik korkusu saldın. Bu mu senin demokrasi anlayışın? 
Gezi Parkı’ndaki sabahları topladığın çöpe benzemeyecek bu. Yıllardır düzeltilmeye çalışılan ekonomiyi sen bıçakladın. Bu çöpü nasıl toplayacaksın? 
Belki senin hayallerini süsleyen, gideceğin başka bir ülke var ama çoğunluk senin çöpünü temizlemek için burada kalacak ve seçim zamanı geldiğinde daha çok hizmet için durmak yok diyecek! 
Şimdi soruyorum sana; o beğenmediğin, eğitimini yetersiz görüp küçümsediğin köydeki ninen mi demokratik davranıyor yoksa sen mi? 

<p>Peki, Omicron varyantından korkmalı mıyız? Yeni varyantın özellikleri neler? Omicron varyantı aşı

Omicron varyatından korkmalı mıyız?

Türkiye'nin ilk Çocuk Adalet Merkezi kucak açtığı çocukları topluma kazandıracak

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı