• $ 5,7212
  • € 6,3768
  • 260.642
  • 102556
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Vesayet yenilince, CHP de yenilmiş sayıldı...

Naziler yenilince çok partili hayata geçmek zorunda kalan İnönü CHP’si ilki 1946, ikincisi 1950’de olmak üzere seçim kanununu iki kez değiştirmişti…

Seçim sonuçları aynı zamanda CHP il başkanı olan valiliklerde birleştirilecekti. Seçim erkene alınacak, “Açık oy, gizli tasnif” yöntemi uygulanacaktı.

Çünkü Celal Bayar Demokrat Parti’yi kurmuştu. Milletten ciddi bir teveccüh görüyordu.

1946 seçimleri bu şaibeler ile kotarıldı ve DP 61 milletvekilinde kaldı.

Seçim Kanunu’nda yapılan ikinci değişiklik de 1950 seçimlerinden önceydi.

CHP tüm bölgelerde nasıl olsa birinci parti çıkacağı zannına kapılarak, yapılan değişiklikte “çoğunlukçu sistem”i esas aldı. Yani en çok oyu alan parti o seçim bölgesindeki tüm milletvekillerini toparlayacaktı.

Ama öyle olmadı… Millet CHP’yi ters köşe yaptı. Oyların yüzde 52.2’sini DP aldı. CHP, DP’ye kurduğu tuzağa kendisi düştü. 487 sandalyenin 416’sını DP kazandı. Yüzde 39.6 oy alan CHP’ye de 69 milletvekili düştü.

Millet CHP’ye o zamandan beri iktidar yüzü göstermedi.

Ama CHP bu… Baykal’ın CHP’si, 2007 yılında AK Parti’nin Cumhurbaşkanı seçmesine mani olan darbe sürecinin aktörlerindendi.

Önce emekli Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu ortaya bir 367 garabeti attı. Hadise tabii ki kurguydu. Birkaç ay bu konuyu gündemden düşürmediler. Bindirilmiş kıtalara Cumhuriyet Mitingleri yaptırıyorlardı.

27 Nisan’da ilk tur yapıldı. Aynı gece asker muhtıra yayımladı. Birkaç gün sonra da CHP ilk turu Anayasa Mahkemesi’ne götürdü, Anayasa Mahkemesi de pası alıp gol yaptı, turu iptal etti. Etmese üçüncü turda AK Parti adayını seçtiriyordu. Zaten hep de böyle seçilmişti.

Sonra ne oldu?

AK Parti ikinci bir 28 Şubat’a izin vermedi. Seçimleri 22 Temmuz’a aldı. Millet AK Parti’nin oylarını patlattı, MHP’yi yeniden Meclis’e soktu, ilk turda seçimlere iştirak etmeyen ANAP, DYP, Halkın Yükselişi ve SODEP gibi partileri de tarihe gömdü.

Sonrasında hemen tekrarlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP Genel Kurul’u terk etmediği için 367 sorunu yaşanmadı ve AK Parti’nin adayı seçildi.

Ama sorunu kökten çözmek gerekiyordu. Cumhurbaşkanlığını milletin seçmesi yönündeki anayasa değişikliği Ekim 2007’de yüzde 70 EVET ile yasalaştı. Artık Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vesayet etkili olamayacaktı. Ancak “Ekmek için Ekmeleddin” veya “Saz çalan Selahattin” müsameresi yapabilirlerdi.

Onu da millet yemezdi.

Mesele o değil.

Asıl mesele, “çomar” “göbeğini kaşıyan adam” diye aşağıladıkları bu milletin, onların tüm oyunlarını tarih boyunca tersine çevirmiş olmasıdır.

Şimdi Cumhurbaşkanlığını millete emanet ettiğimiz gibi, hükümeti de doğrudan millete seçtireceğimiz bir değişiklik yapma arifesindeyiz. Yani 2007’de yarım kalan işi tamamlayacağız. Sistemi vesayete tamamen kapatacağız.

Tüm terör örgütleri, tüm Avrupa ayakta, hayır kampanyası yapıyorlar, canhıraş şekilde.

CHP de hep aynı yerde; yani milletin karşısında. FETÖ’den operasyon yiyecek kadar zayıflamış ama hâlâ millete teslim olmuyor.

Eh doğru, “Türkiye elden gidiyor.”

Artık sömürge valileri üzerinden üst akıl Türkiye’yi kontrol edemeyecek…

Üst aklın yerli kâhyaları önlerine atılan yağlı kemiklerden mahrum kalacaklar.

Millet sistemin tek efendisi olacak.

İşin özü bu.

Kılıçdaroğlu’na da böyle anlatın.

Tane tane…

Çünkü 18 maddeyi okumakta zorlanıyor. Ya da gönlü kayar diye korkuyor.

Ne de olsa o da insan.

Milli Savunma Bakanlığı Paylaştı! BAYRAKTAR TB-2 İHA Denizde...

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Hindistan'da yaşamak