• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
15 Nisan 2021 Perşembe

Reel sektörün dinamizmine uygun para politikası

Türk ekonomisinin pandemi sürecinde ortaya koyduğu performansın birçok çevrede şaşkınlık yarattığını görmek düşündürücüdür! IMF başta olmak üzere bütün kuruluşlar Türkiye ile ilgili büyüme tahminlerini arka arkaya değiştirdiler hatta bunlara derecelendirme kuruluşları da katılmıştı. OECD ise Türkiye için büyüme tahminini 2021'de % 2,9'dan % 5,9'a yükseltti.

İşin ilginç yanı Türkiye'deki Kriz Bekleyenler Kulübü mensuplarının her şeye rağmen istikrarlı bir şekilde çöküş/kriz ümitlerinde tavırlarının sürmesidir; onlara göre Türk ekonomisi derin bir krize girmediyse de mutlaka girecektir. Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası Başkanı'nın değişmesiyle başlayan spekülatif hareketler, döviz fiyatlarında görülen dalgalanmaların onları fazlasıyla ümitlendirdiğini görülmektedir.

MERKEZ'DE NE VAR?

Merkez Bankası Başkanı'nın değişmesi nasıl bir kriz sebebi sayılmaktadır? Bu soru ilginçtir; çünkü Merkez Bankası Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu meslek itibarıyla bir bankacıdır; uygulamanın içinden geldiği, para politikası icraatçısı olduğu gibi, akademik olarak da Bankacılık Enstitüsü'nde yıllarca bu konuların dersini okutmuş bir akademisyendir. Kısaca hem pratik hem teorik olarak bu işin tam da adamıdır ki bundan neden rahatsızlık duyulur? Nitekim gün geçtikçe piyasaların, bu süreçte ortaya çıkan spekülatif iddiaları bir tarafa koyarak süreci normalleştirecek bir eğilime yöneldiği gözlenmektedir.

Bu aşamada asıl üzerinde durulması gereken, fazla konuşulmayan mesele reel ekonominin dinamizmiyle ilgilidir; burada sanayinin istikrarlı bir şekilde büyümesi, bu büyümede içinde imalat sanayiini payının ciddi bir düzeye ulaşması ve ihracatın görünür bir biçimde artmasıdır. Bu durumda sorunu şöyle tanımlamak mümkündür: Türk ekonomisinde reel sektörle parasal politikalar arsında mutlaka bir denge kurmak gerekmektedir.

İHRACATLA BÜYÜMEK

Enflasyon, döviz, faiz kısır döngüsünü, dolayısıyla cari açık sorununu aşmanın yolu ise kaliteli büyüme diyebileceğimiz dışa açık/ihracata dayalı bir politikayı istikrarlı bir biçimde sürdürmeden geçmekte, bunu zorunlu kılmaktadır. Burada para politikasının reel sektördeki dinamizmi destekleyecek bir yaklaşımı benimsemesi ve ihracat odaklı bir büyümeyi öncelemesi gerekmektedir.

Mart 2021 dış ticaret verilerine bakıldığında ihracatın bu aydaki ulaştığı rakam neredeyse 19 milyar dolara dayanmıştır (18 milyar 985 milyon dolar) bu çok önemli bir göstergedir fakat hâlâ dış ticaret açığının Mart 2021'de 4.7 milyar dolar olması ciddi bir sorundur. Mesele açıktır; bu konuda geçtiğimiz günlerde Sanayi Bakanı Varank çeşitli sektörlerde 919 ürünün yerli olarak üretilmesini hedefleyen bir projeyi başlatarak çok önemli bir adım atmıştır. Kaliteli büyüme, cari açıksız büyüme politikasıdır, bu politika hem istihdam hem refah artırır ki para politikasının reel ekonomiyle dengeli bir şekilde yürütülmesi bu bakımdan da önemlidir.

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi