• $8,1499
  • €9,6957
  • 451.854
  • 1357.95
08 Nisan 2021 Perşembe

ABD-Rusya denkleminde Türkiye

ABD'nin önce Akdeniz'de şimdi Karadeniz'de genişlemeci/müdahaleci adımlar atması sadece bölgemizde bir gerilim ve çatışma arayışı olarak yorumlanacak bir konu değildir. ABD'nin küreselleşme çağında yaşadığı hegemonya kaybını durdurmak için attığı bütün adımlar, sadece bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayıp, kendi konum kaybını hızlandıracak neticeler de doğurmaktadır. Şüphesiz bunlar kurulmakta olan 'yeni dünya sisteminin' yükselişinde bir başka ifadeyle Batı siteminin çöküşünde önemli rol oynayacak sonuçlar olacaktır.

Küresel süreç, başta Çin olmak üzere bütün Asya'ya yayılan muhtelif etkileriyle, bu büyük coğrafyada yaşayan ülkelerin ekonomilerini harekete geçirmiş bulunmaktadır. Sovyetler'in çöküşünden sonra bir dağınıklık yaşayan Rusya, Putin döneminde yeniden toparlanıp, sadece tabii kaynaklar bakımından değil askeri ve çeşitli endüstrilerde bu süreçten istifade eden bir ülke olmuştur. Asya'daki konumu, ona bu yükselen coğrafyada ilişki ağını yeniden farklı bir biçimde entegre edecek bir fırsat sunmaktadır.

MESELE NEDİR?

Burada ABD kendi hegemonik ilişki ağının çökmesine yol açacak adımları neden atıyor diye sorulabilir. Bu soruya şu cevapları vermek mümkündür. İlki, ABD Batı sitemi içinde hakim konumunu sürdürmek için bugün Rusya yarın Çin veya Hindistan ya da diğer yükselen Asya karşısında çözülen Batı sisteminin diri tutulması için bir arayış olarak bu hamleleri yapma ihtiyacı hissetmektedir denilebilir.

İkinci husus, ABD ekonomik gücün çoktan Doğu'ya kaydığını fark ettiği için, siyasi/askeri ihtilaflar yaratarak Batı'nın yeniden kendi sistemi içinde yeni bir güç konsolidasyonu yaparak, bunun ekonomiye de yansıması hesabını yapıyor olabilir.

Üçüncü bir mesele ise, Akdeniz ve Ortadoğu'ya müdahale sürecinde karşılaştığı sorunları aşmak için NATO ekseninde Rusya'nın önünü kesecek bir yeni stratejiye yönelme eğilimindir ki o zaman buradaki asıl amaç Türkiye'nin yeniden Batı sistemine bağımlılığının sağlanmasıdır. ABD-Rusya geriliminde Türkiye'nin NATO üzerinden Rusya karşıtı bir yerde konumlanması sağlanırsa ABD bir taşla kaç kuş vuracaktır!

BU OYUNDA TÜRKİYE YOK

Türkiye'nin bu gerilim politikaları çerçevesinde, Rusya karşıtı bir konuma çekilmesinin ABD açısından önemli bir amaç olduğunu, onun Akdeniz ve Ortadoğu siyasetinde Türkiye'yi etkisizleştirme çabalarını kolaylaştıracak bir taktik olduğunu anlamamak mümkün değildir. Çünkü bu taktik aslında Batı sisteminin bu coğrafyadaki ülkeleri parçalama stratejisinin bir parçasıdır. Bu aşamada Rusya ve Türkiye'nin karşıt konuma düşürülmesi önce Suriye'nin parçalanmasını tescil etmek, arkasından Libya; İran ve Türkiye'nin sıralarını beklemesi anlamına gelecektir.

ABD'ye açıkça söylenecek şeyler açıktır: 1. Bizim için S-400 meselesi diye bir şey yoktur, o sistem savunmamızın bir unsurudur, bu sizinle tartışılacak bir konu değildir; 2. Dost olduğunuzu söylemeniz inandırıcı değildir, çünkü PKK/PYD sizin 'vekâlet gücünüz' olarak saldırı halindedir; 3. Libya'da CIA ajanı Hafter'in bize karşı düşmanlığı devam etmektedir; 4. Ukrayna krizinde biz yokuz. O halde dost ya da düşman olduğunuzu göstermek sizin elinizdedir.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor