• $9,5098
  • €11,0562
  • 549.041
  • 1519.25
22 Mayıs 2017 Pazartesi

Erdoğan ve siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sistem değişiminden sonra Yeni Anayasa çerçevesinde parti üyesi olmasının ardından Olağanüstü Kongre’yle Genel Başkanlığa seçilmesi, yeni bir dönemin başlaması demektir. Neden?

Burada iki husus önemlidir. İlki, yeni sistemle ilgilidir. Bu duruma göre, artık seçimlere Cumhurbaşkanı olmak için katılacak adayların bizatihi partilerinin politik düşüncesinden, siyaset anlayışından, halkın önüne koyduğu programından sorumlu bir siyasetçi olarak halkın karşısına çıkması mümkündür. Bu konu yeni sistemin hükümet etme şeklini de doğrudan doğruya alakadar eden bir meseledir. Öyle ya Başkan olmayı düşünen her kimse, kuracağı hükümetin programından, toplumdaki örgütlenmesine kadar, her alanda hem sorumluluk taşımakla mükellef hem de hesap verebilir olmayı taahhüt ederek, siyasi bir kimlik taşıyıcısı olarak ortaya çıkacaktır. Bundan sonra parti genel başkanları veya siyasette liderlik deyince akla gelecek ilk soru, ilgili şahsın Başkan adayı olabilecek vasıflarda biri olup olmadığıyla ilgili olacaktır.

“Diğer husus doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgilidir. Sistem değişimi, bir siyasetçi olarak Erdoğan’ın liderliğinde hem yeni sistem içindeki konumuyla, hem de Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu ‘tarihsel kırılma anlarından’ birinde, kararlı, inançlı ve değişime öncülük etme konusunda cesur adımlar atma, büyük reformlar yapma konusunda tereddüt göstermeyen bir siyasetçiye ihtiyaç duyulan bir süreci bir araya getirmiştir.”

Tarihin fay kırıkları

Türkiye’nin sistem değişimi meselesinin ‘tarihin kırılma anlarından birinde’ gerçekleştiğinin üzerinde duruyorum. Yaşadığımız anda meydana gelen olayların mahiyetini anlamak için, biraz meseleye dışardan bakmak durumundayız. “Tarihsel gelişme aşaması olarak imparatorluklar çağının kapanması, imparatorluğumuzun parçalanıp, paylaşılması bütün dünyada ‘siyasal aktörlerin’ değişmesine yol açmıştı. Ulus-devlet örgütlenmeleri imparatorlukların yerini alırken, bölgemizde de önce sömürge yapılar arkasından Batı’ya bağımlı, ‘Batıcı’ ulus-devletler’ kurulmuştu. İşin tuhaf tarafı Ortadoğu’daki ‘ulus devletlerin’ çoğu henüz milletleşme-uluslaşama süreçleri yaşanmadan, Batılı merkezlerin paylaşım esaslarına göre şekillenmişti.”

Aradan geçen yaklaşık yüz yıllık süreden sonra Batı sistemi, dünya üzerindeki hegemonik üstünlüğünü üreten dinamiklerin etkisini kaybetme sürecine girmesiyle birlikte, geçen yüzyılda ‘ulus devlet’ yapılanmasına yönelttiği, haritalarını buna göre çizdiği Ortadoğu’ya yeni bir şekil verme arayışına girmiştir. “İşin ilginç yanı, bu coğrafyada yaşananların, tam da bu toplumların ‘ülke’ kavramıyla bütünleşme yani bir anlamda ‘ulus-devletleşme’ süreçlerine doğru evrilmeye başlamasından sonra, ortaya çıkmış olmasıdır. Bunlar, katliamlara kitlesel kıyım ve sürgünlere, bir insanlık dramına yol açmış bulunmaktadır.”

Yeni siyasi misyon

‘Tarihin kırılma noktası’ dediğim şey, Batı sisteminin dünyadaki ‘hegemonyasını kaybettiği’ bir süreç ve onun yerine Asya merkezli doğunun yükseliş eğilimine denk gelen bir aşamada, Batı’nın Ortadoğu’ya yaptığı müdahaleler ve siyasi haritayı değiştirme girişimiyle ilgilidir. “Burada Türkiye nerede durmaktadır? Türkiye’nin yeri neresi olacaktır? Bu ve benzeri sorular, aslında bu ‘düzenlenmek istenen yerinin’ merkezinde durduğumuzu, onların hesaplarıyla Türkiye’nin iradesinin, tarihsel kimliğinin nerede uzlaşıp nerede bir hesaplaşmaya girmesi meselesini de gündeme getirmiş bulunmaktadır.”

Önce şu gerçeği tespit etmekte fayda var; birincisi, Türkiye eski sistemin istikrarsız yapısı içinde bu kritik dönemin karşısına koyduğu sorunlara cevap vermede zorlanırdı. İkincisi, toplumla devlet arasında ortaya çıkan çelişkileri aşmadan bu konuda demokratik bir reformasyon yaşanmadan bu sorulara yeterli cevap vermek kolay olmazdı. Üçüncüsü, siyaseti devleti yönetmenin sorumluluğuyla bütünleştirecek bir liderlik olmadan bu ‘kırılma anının’ sorunları aşılamazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘yeni siyasi misyonuna’ ve geleceğe bu çerçeveden bakmak gerekir.

<p>Almanya'da önemli bir ilk yaşandı. Türk  kökenli bir milletvekili, ilk kez federal mecliste başka

Federal meclise Türk başkanvekili

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu