• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
19 Mart 2015 Perşembe

Ekonominin dinamizmi nereden geliyor

Son zamanlarda ısrarla yayılmak istenen bir “kriz geliyor” söylentisi var. Son zamanlarda mı? Aslına bakarsanız siyaseten çaresizlik içinde bulunanlar, hatta “derin bir siyasi kriz içinde yaşayanların” bu beklentilerinin yeni olmadığı neredeyse AK Parti’ye karşı kaybedecekleri veya kaybettikleri her seçim öncesi böyle bir kampanyayı sürdürmekten bıkmadıklarını söylemek daha doğru olacaktır.

Peki, ekonomide gerçekte neler oluyor? Döviz kurunun yükselmesi, para piyasalarında yaşanan dalgalanmalar neyin nesidir? Ekonomik olaylara bakarken, piyasa ilişkilerini belirleyen kuralları, ekonominin kendi rasyonalitesi içinde meydana gelen davranışları açıklarken, birçok parametreye bakmak gerekir. İçinde yaşadığımız dünya, ülkelerin, ekonomilerin iç içe geçtiği, yerkürenin bir köşesinde meydana gelen küçük bir kımıldanmanın, bir başka coğrafyada nasıl bir dalga boyuna yol açacağının, onun küresel sistemle kurduğu ilişkilere bağlı olduğu bir dünyadır.

Krizciler korosu

Türkiye, kriz korosunun bütün çığırtkanlığına, hatta başta Avrupa olmak üzere dünyada hâlâ devam eden resesyona rağmen ekonomide ciddi bir performans sergilemeye devam ediyor. Türk ekonomisindeki bu dinamizmin kaynağı nedir? Özellikle üçüncü büyük havalimanı, üçüncü köprü, üç bölümlü veya üç katlı yeni Asya Avrupa geçiş projesi, hızlı tren yolları gibi alt yapı girişimlerinin hızla devam etmesi gibi devasa yatırımlar; TANAP gibi uluslararası büyük projeler bu sürecin dinamikleri arasında cesamet ve nitelik bakımından önemli olanlardır.
Ekonomik sorun ele alınırken mühim noktalar vardır. Bunlardan biri, aktüel olarak ekonominin makro dengeleridir. Bir diğeri ise üretimin yapısal analizidir. Makro göstergeler arasında “milli gelirin yıllık artış hızı yani büyüme oranı, faiz oranları, dış ticaret hadlerinin seyri, tasarruf miktarı veya oranları, yatırım düzeyi, istihdam durumu, cari işlemler dengesi, yatırımların dış veya iç tasarrufla yapılıyor olması, iç-dış borç miktarları, bunların milli gelire oranları, dış ticaret hacmi, ihracatın ithalatı karşılama oranı, emeğin-sermayenin verimliliği v.b.” ekonomik kriterler bulunmaktadır. Bunlar arasında borç yapısının ayrı bir yeri vardır. Borçlar içinde finansal yapının, bankacılık sisteminin açık döviz pozisyonunun bulunup bulunmaması kadar, kamunun açık pozisyonunun olup olmaması da, makro düzeyde yapıyı belirleyecek unsurlar arasındadır.
Türk ekonomisinin aktüel durumuna baktığımızda dünyada yaşanan, süregelen krize rağmen oldukça sağlam bir karaktere sahip olduğunu söylemek gerekir. “Ekonominin makro dengeleri kalkınmakta olan bir ekonomi açısından, üstelik enerji kaynakları bakımından bütünüyle ithalata dayanan bir ülke açısından” oldukça dinamik bir nitelik taşımaktadır.

Sorun başka

Bu dinamizmin unsurlarından biri, küçük ve orta ölçekli endüstrilerin tekno-rekabet üstünlüğünü sürekli geliştirmeye açık yapısıdır. Bu alanda üretime katılan girişimcilerin, büyük oranda öz kaynaklara dayanan yatırımlar yapması, yeni teknolojileri üretime sokması, iç ve dış talepteki değişime duyarlı esnek yapısı, emek verimliliğini azami ölçüde artırmış olmasıdır. Bir diğer dinamizm kaynağı, demografik yapının sunduğu imkânlar iken; diğer bir unsur da, ülkenin batı ve doğu ekseninde sahip olduğu konumun sunduğu fırsatlardır. Ortadoğu, Türk dünyası, Afrika gibi yeni coğrafyalarla genişleyen ekonomik ilişki ağının son on yılda ulaştığı seviye, ekonomiye yeni bir ivme katmıştır.
Kamunun bütçe dengesi, kalkınmayı ileriye taşıyacak temel alt yapı yatırımlarını olağanüstü düzeyde gerçekleştirmesi, döviz kuru-faiz dengesi gibi para politikası araçlarını iyi yönetmesi, Türkiye’de ekonomik gelişmenin devam edeceğinin diğer göstergeleridir. Kısaca vurgulamak gerekirse, seçim öncesi bütün ümitlerini bir ekonomik krize bağlayanları bu defa da hayal kırıklığı beklemektedir. Ekonominin sorunu yok mudur? Elbette vardır, fakat bu sorun bir yapı değişimi sorunudur ve “eski Türkiye’nin kalıntısı olan büyük sermayenin yapısının” yarattığı yükten kurtulmak için gerekli olan yapısal dönüşümü gerçekleştirmeden kalkınmayı başarmak zordur. Bunu ayrıca ele almak lazım.

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi