• $7,52
  • €8,9983
  • 409.369
  • 1538.04
31 Aralık 2014 Çarşamba

Büyük sermaye veya TÜSİAD’ın rahatsızlığı

Geçtiğimiz günlerde TÜSİAD Başkanı’nın bir gazetede geniş bir mülakatı yayınlandı. TÜSİAD Başkanı başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olmak üzere çeşitli meselelere dair görüşlerini açıklarken bir anlamda temsil ettiği kuruluşun “politik tavrını” da yansıtmış oldu.

TÜSİAD, Türk kapitalizminin en büyük holding ve ailelerinin temsil edildiği ve onlar tarafından kurulmuş bir örgüttür. Bu örgütün kuruluş süreci, ortaya çıktığı günden bugüne geçirdiği evreler, aslında sadece ekonomide meydana gelen gelişmelerin bir hikâyesini anlatmaz, aynı zamanda devletçi kapitalizmin “bir sınıf inşa etme sürecini” de ifade eder.

Burjuva olmadan kapitalist olmak

Tarihsel olarak dünya ticaret yollarının değişiminin şehirli üretim yapılarının gerileme sürecine yol açtığı ticaretin, pazarın ve paranın daraldığı bir aşamada Tanzimat Paşa’larının takip ettiği politikalar sadece Tanzimat Fermanı’nı değil, geleneksek Türk Burjuvazi’sinin ölüm fermanını da hazırlamıştır.
Resmi tarihin bize anlata anlata bitiremedikleri Tanzimat Reformu ve onun devamında gelen reformlar Türk şehirlerinin, Türk burjuvazisinin ölüm fermanı olduğu gibi, şehirlerin moda tabirle “bürokrasinin vesayeti”ne girişinin de tarihini oluşturmuştur. Bu zamandan sonra atılan her biri diğerinden yanlış olan adımlar, resmi tarihte “devrim” diye takdim edilse de bürokrasinin kendi egemenliğini inşa etmesinden başka bir neticeye matuf değildir.
Bu sürecin ortaya ticareti el değiştirmiş, üretim yapısı çökmüş, borç batağına düşmüş bir imparatorlukta burjuvazinin dinamizminden mahrum bürokratik bir tutuculuk ve despotizmden başka bir şey kalmayacağı açıktı ve öyle olmuştur. Türkiye’nin toplumsal tarihini yazanlar,“resmi tarihin örtüsünü kaldırdıkça” birçok yalan daha fazla ortaya çıkacaktır.
TÜSİAD’dan söz ederken, toplumsal tarihe atıfta bulunmak boşuna değildir. Cumhuriyet bu bürokratik ideolojiden kurtulamadığı için aynı yanlışlar bu dönemde de devam etmiş, “geleneksel burjuvazi” tamamen etkisiz hale getirilip “devletçi kapitalizm” siyaseti ile burjuva kültüründen mahrum, her şeyden önce “bürokratik vesayet altında bir sınıf” yaratılmaya çalışılmıştır. 1970’li yıllar bu sınıfın “kendisi için bir sınıf” olma yolunda kendini ifade ettiği yıllardır ve TÜSİAD’ın kuruluşu da tesadüfen bu yıllara rastlamaz.

Kapitalistler kimin vesayetinde

Burada üzerinde durmak istediğim mesele TÜSİAD Başkanı’nın konuşmalarında ortaya çıkan tavırla ilgilidir. Başkanın “TÜSİAD Cumhurbaşkanı’nın muhatabı değildir” ifadesi, tam da bu kültürel problemi yansıtmaktadır. Bu cümlenin, klasik Türk kültüründe saygısızlık anlamını taşıdığı ve bu konuda bir hassasiyet olmadığı ortadadır.
Ayrıca Başkan, “Erdoğan el uzattı, havada bırakmadık” gibi insana “lütfetmişsiniz!” dedirten garip cümleler sarf etmiştir. “(Ortada) paralel devlet görmüyorum” gibi derin siyaset analizlerini, açıklarken bu hükmünün kaynağını “kanıtsızlık” olarak göstermesi ise ilginçtir. Tam da bu noktada adama “bir dini cemaat devletin istihbarat örgütüne ne diye operasyon yapar” diye sormazlar mı?
TÜSİAD Başkanı’nın bu söylediklerinin tek başına çok da anlamlı, önemsenecek bir tartışma konusu olması beklenmeyebilirdi ama bu tavrın bütün Beyaz Türklerin kapitalist unsurlarının ortak tavrı olması nedeniyle dikkate değerdir. Yaklaşık bir asır sonra, Türk kapitalistlerinin “milyon dolarlık tabloları” duvarlarına asması, çeşitli “jazz veya bale gösterilerine” sponsorluk yapması onların artık kendilerini “sonradan görme-yeni zengin” olmadıklarının ispatlama çabası olarak bir anlam ifade edebilir ama bir burjuva kültürüne ve tavrına sahip olduklarını göstermeye yetmez. Bu tür söylemelere hakim olan “Erdoğan-karşıtı hassasiyetin” ise temelinde Türk Milleti’nin demokratik tercihini içselleştirme sorunu yatmaktadır. Nasıl bir çelişkidir ki Türk kapitalistleri “burjuva demokrasi”sinin en temel mekanizması konusunda hâlâ tahammülsüzdürler.

<p>Bomba arama köpekleri 'Ban' ve 'Tim', Barış Pınarı bölgesindeki sivil halka yönelik büyük bir sal

Barış Pınarı bölgesinde 'Ban' ve 'Tim' büyük saldırıyı önledi

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi