• $8,8429
  • €10,3729
  • 496.363
  • 1384.68
10 Ocak 2018 Çarşamba

Bugün İran, yarın Turan

İran’da yaşanan olayları sadece bu ülkenin iç sorunu olarak görmek, İran’ın yönetim sisteminden kaynaklanan sosyal meselelerin siyasi neticeleri diye takdim etmek, Ortadoğu coğrafyasında Irak ve Afganistan işgalleriyle başlayan Suriye ve Yemen’e uzanan vahşetin de bu ülkelerde kendiliğinden yaşandığını söylemekten başka bir iddia değildir. Bu tür açıklama ve yorumlar, Batı sistemini mazur göstermek, onların sömürgeci ve daha sonra emperyalist siyasetlerini görmezden gelme, örtbas etme maksadını taşımıyorsa, düpedüz yaşananları anlamaktan uzak safiyane açıklamalardır. Bu kadar saf olmak mümkün müdür?

“Bazı sözüm ona muhafazakâr çevrelerde ‘mezhepçi yorumlar’ yaparak bu süreçte İran karşıtı bir tavır takınanların hatırlaması gereken ilk şey hedefin sadece İran olmadığıdır; Batı sistemi bugün İran’da istediği neticeyi alırsa sıra Turan’a gelecektir; yani Türkiye’den başlayıp, Azerbaycan’dan, Özbekistan’a, Çin duvarına kadar uzayan geniş bir coğrafya hedeftedir. Doğunun yükselişine karşı gecikmiş vahşi bir saldırı/hamle projesi! Sonra, unutulmasın ki İran’daki bu saldırının benzeri ilk olarak Türkiye’de denenmiş, püskürtülmüştür fakat vazgeçilmemiştir; bugün belki de değişen sadece öncelik sırasıdır!”

Batı ve diğerleri

Batı sisteminin yaşadığı derin kriz bugün iyice açığa çıkmış bulunmaktadır, bunda sistemin krizi daha da ağırlaştıracak ‘eski yöntemde’ ısrar etmek gibi bir çelişkiye düşmüş olmasının rolünü görmek gerekir. Batı hegemonya kaybı yaşadıkça ‘eski emperyalist yaklaşımla’ bunu önleme arayışına girmektedir ki çelişkinin ortaya çıktığı nokta burasıdır. Bölgesel savaşlar, terör örgütleri üzerinden ülkelerin iç işlerine müdahale, askeri darbelerle kontrolü ele geçirme, vekâlet savaşları gibi araçlar bugün küresel dinamikler karşısında sadece yetersiz kalmamaktadır, aynı zamanda sorunları daha da ağırlaştırıp Batı’yı altından kalkamadığı yeni sorunlarla karşı karşıya getirmektedir.

“Türkiye’nin çözüm süreciyle Batı’nın elinden ‘Kürt kartını’ almaya kalkıp, terör örgütünü bitirecek, demokratik reformlarla yurttaşlarını sistemle bütünleştirmesine, Kuzey Irak Kürtleriyle yaptığı ittifaka karşı; Batı Suriye’deki PKK/PYD’yi yeniden örgütleyip, silah vererek, Suriye’deki ‘terör kantonlarından’ barış projesine karşı terör saldırılarını devreye sokmuştur.”

Güneydoğu’da şehirlerde yaşanan ‘hendek saldırıları’, bölgeyi işgal girişiminin bir parçasıdır ki daha sonra bunların FETÖ’nün devlete sızmış unsurlarının içerden desteğiyle yürütüldüğü anlaşılacaktı. Türkiye’nin bu saldırıları mağlup etmesi, bölgede yaşayan Kürt yurttaşların kendi devletleriyle birlikte bu saldırılara karşı tavır almasından ve 15 Temmuz ihanetinin çökertilmesinden sonra terör örgütünün bugün yaşadığı çaresizlik ‘yeni bir taktik arayışını’ gündeme getirmiştir.

Yalnızlaştırma siyasetinin çöküşü

“Bu aşamada Türkiye-Rusya-İran ittifakının devreye girmesi bütün denklemi değiştirmiştir, Batı sisteminin işbirlikçi terör kadrosuyla birlikte İran’a dönmesi, öncelik sırasını değiştirerek Türkiye’yi yalnızlaştırma siyasetine yönelmesi, İran’a dönük saldırıları devreye sokması aynı zamanda yaşanan olaylardır.”

İran’da meydana gelen sokak olaylarının şiddete yönelmesi karşısında, devletin verdiği cevapla belli bir sükûnetin sağlanması beklenen bir şeydir. İçeride İran olaylarını değerlendirenlerin bir kısmının meseleyi sanki bir iç politika konusuymuş gibi ele almaları ise elbette şaşırtıcı değildir, sözde İran yönetimi eleştirilerek Türk hükümetine akıl vermeye kalkmak nasıl bir kurnazlıktır?

“Netice olarak, bölgenin kaderinin bugün neredeyse tarihte hiç olmadığı kadar birbirine bağlandığını görmek gerekir. Batı sisteminin bölgeye yönelik operasyonlarını durdurmak, sadece bizim için değil bölge ve elbette dünya barışı için tarihi bir mesele olacaktır.”

<p>Canana kıyılır  mı? Cananına kıyanlar Hak'kın kulu sayılır mı?</p><p>Bu sözleri söyleyen Bozkır'ı

Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş'ın insan hazinesi olma öyküsü

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün