• $13,62
  • €15,301
  • 794.063
  • 1951.17
26 Aralık 2016 Pazartesi

Bölgesel barış için ümit var mı?

Ortadoğu’da barışın gerçekleşmesi küresel barışın en önemli meselesi haline gelmiştir. Uzun zamandır bu coğrafyada barışın kurulamaması bölgenin terör kültürünü üreten bir zemine dönüşmesine yol açmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı son karar ve özellikle ABD Başkanı Trump’ın bu konudaki tavrı çok önemlidir. İsrail’in barış içinde Filistin’le birlikte iki devletli bir çözüme kavuşmasının, bunu savunan başta Türkiye olmak üzere barış isteyen herkes için önemi tartışılmazdır.

Çağımızda hemen hiçbir şey bölgesel kalamıyor küresel dalgalar onu bütün yeryüzüne taşıdığı gibi terörü de hızla küreselleştirmektedir. Bu bir kanaatin ötesinde olgusal bir durumdur; çünkü küreselleşmenin imkanlarını terör örgütleri sonuna kadar kullanmaktadırlar. Burada terör yapılarının insan kaynağının hareketliliği, kullandıkları eylem araçlarının dolaşımı, o araçları üretecek teknik ve bilginin ulaşılabilirliği, iletişim kanallarının hem eylemleri planlayıp kullanılabilir hale getirme bakımından hem de istihbar etme bakımından sunduğu fırsatlar düşünüldüğünde artık bir bölgede, bir ülkede ortaya çıkan terör örgütlenmesinin nasıl bir yayılma potansiyeli taşıdığını tahmin etmek zor değildir.

Eski uluslararası siyaset

Klasik emperyalizmin uluslararası politikadaki bilinen uygulaması ‘böl, parçala ve yönet’ diye bilinen bir yaklaşıma dayanmaktaydı. Bu yaklaşım müdahale edilecek ülke veya ülkelere dönük pratikleri hazırlarken önce o ülkelerde istikrarsızlık alanlarını tespit ederek yapılan istihbarat faaliyetleri neticesinde ülke yönetimlerini bunaltacak muhtelif örgütlenmeler üzerinden terör de dâhil her yola başvurarak, muhtelif eylemelerle ülkede desitabilizasyon diye ifade edilen yönetilemez bir durum meydana getirmeye öncelik vermekteydi.

Bunların arkasından taleplerini o ülkelere kabul ettiremiyorlarsa yani baş eğdirmekte sorun yaşıyorlarsa o zaman askeri darbeler veya sivil unsurları da işin içine katarak hükümetlere bir darbe veya müdahale yapma yolunu tercih etmekteydiler.

Klasik emperyalizm döneminde Batı böldüğü parçaladığı veya müdahale edip kontrol altına aldığı siyasi yapıları vesayet altında tutarak, bir çeşit sömürgecilik sonrası bağımsızlık kazanmış olan ülkeleri yeniden kendilerine bağlı batıcı elitler vasıtasıyla yönetmeyi uzun süre sürdürmüşlerdir. “Bu elitlerin cumhuriyetçi olması, monarşik olması önemli olmadığı gibi laik veya teokratik olmalarının da hiçbir önemi bulunmamaktadır; nitekim neredeyse bir asra yakın bir sürede bunların hepsini yansıtan örnekler üzerinden Batı hegemonyasının yürürlükte olduğu bir dönem yaşanmıştır.”

Barışın şartları

Şimdi sorulması gereken soru şudur; Bu yaklaşımı yani emperyalizmin uluslararası siyasetini küresel çağda sürdürmek mümkün müdür? Buna emperyalist ülkelerin verdiği cevap ortadadır; onlar hâlâ eski yaklaşımın geçerli olduğu bir dünyada yaşanıldığını düşünmektedirler ki buradaki derin çelişkiyi anlamak zordur. Çelişki şudur; küreselleşme denilen süreci meydana getiren dinamikler aslında Batı toplumlarının ürettiği unsurlardır. Bunlar fikirleri, örgütlenme modellerini, teknolojileri, üretim şekillerini, üretim unsurlarını, sermayeyi, bilgiyi ve bütün bunların kullanım biçimlerini değiştiren; bütün bunları ‘mekana ve neredeyse zamana’ bağlı olmaktan çıkaran bir yeni dünya yaratırken ülkeler arasındaki ilişkileri küresel önceki çağın yaklaşım ve stratejileriyle yönetmek o anlayışla düzenlemek, kontrol altına almak istemek elbette çelişkidir.

“Artık klasik emperyalizmin mekanizmaları değiştiği gibi, onun uluslararası siyaset yaklaşımının da geçerliliğinin kalmadığı bir dünya söz konusudur. Bu sebepledir ki Batı sistemi eski yaklaşımda ısrar ederek Ortadoğu’ya müdahale ettikçe bölge ‘yönetilemez’ hale gelmektedir. Bir anlamda Batı bölmekte, parçalamakta fakat yönetememektedir.”

Bu bakımdan İsrail sorununu bu aşamada çözüme kavuşturulması hayati bakımdan önemlidir ve bölgesel barışın temeli buradan yükselirse kalıcı olabilir.

<p>Bu zamana kadar rol aldığı projelerle büyük bir hayran kitlesi elde eden ünlü oyuncu Murat Serezl

Yeni projesini ilk kez AKŞAM'a anlattı

Çay tiryakilerine kötü haber! Öyle bir zararı var ki...

Bizi böyle kandırıyorlarmış! Tüm hileleri ortaya çıktı

Çıngıraklı yılanın kuyruğunda bakın ne var!