• $8,3015
  • €10,0857
  • 490.009
  • 1444.87
24 Temmuz 2017 Pazartesi

15 Temmuz'un sonuçları - 3 Yeni bir toplumsal uzlaşma zemini

Türkiye’nin 15 Temmuzda yaşadığı olayın bir yönü ihanet içindeki bir güruhun darbe girişimiyse bir başka yönü daha önemli olanı ise buna gerçek anlamıyla bir ‘halk ihtilali’ ile verdiği cevaptır. Modern zamanlarda böylesine kanlı bir askeri darbe girişimine, üstelik dışarda hazırlanan bir operasyonun uzantısı olarak uygulamaya sokulan bu ihanete, böyle bir karşılık verilmesinin bir benzeri yoktur.

Burada üç önemli olgu vardır: İlki halkın bu süreçte ortaya koyduğu tavırdır. İkincisi, küçük grupçuklar hariç bütün siyasi parti, düşünce ve inanç/görü ş farklılıklarını bir yana bırakarak kolektif bir bilinçle ülkeye, rejime, devlete sahip çıkılmasıdır. Üçüncüsü ise, bu örgütün karşısında yer alan asker ve polisin halkıyla aynı noktada buluşmasıdır. Kurumsal olarak ordunun bu tavrı alması hayati öneme sahiptir ki Genel Kurmay Başkanı Akar, geçtiğimiz günlerde bunu ‘Türk ordusu milletinin emrindedir’ diyerek demokratik bir devlet düzeninde ordunun konumunu açıkça ortaya koymuştur.

DEVLET NEREDE DURUYOR?

“Türk toplumunun yaşadığı temel sorunlardan biri ‘devlet’ vasıtasıyla siyasal, zihinsel, kültürel olarak bölünmüşlüğüdür.” Bu sürecin üzerinde durulması gereken birçok problemi bulunmaktadır fakat hepsinin gelip dayandığı yer devletin topluma karşı baskıcı bir konumda kalması ve topluma müdahale edecek araçlara sahip olmasıyla ilgilidir. Bu araçlar ideolojik olduğu kadar, fiziki olarak da oldukça güçlüdür. Ordu, resmi eğitim anlayışı, ideolojik yargı mekanizması bizatihi devletin ideolojisi ve onun fiili aktörleri olan kadrolar topluma karşıdır ve onu dönüştürme hakkını ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu durumda temel meselenin ‘demokratikleşme’ olduğu açıktır.

Milli Mücadele sonrası devletin zamanla kuruluş felsefesi diye tanımlanabilecek Kuvva-i Milliye ruhundan uzaklaşarak otoriterleşmesi, bürokratik baskı düzenin kurulmasıyla birlikte devlet ve toplum arasındaki ihtilaf giderek çatışmaya dönüşmüştür. Bu sorun 1950’den sonraki bütün demokratikleşme çabalarına rağmen arka arkaya gelen askeri darbelerle tahkim edilerek yaşamaya devam etmiştir.

“Bu durum, parçalı bir toplumsal yapı üretirken toplumun entegre edici değerleri bizatihi devlet tarafından zayıflatılarak etkisiz hale getirilmiştir. Toplumsal olarak entegre edici işlev gören tarih bilinci, inançlar, yardımlaşma, dayanışma kurumları hatta ahlak, normatif düzen gibi soyut ilkelerin ‘anlam dünyasını’ tasfiye etmeye dönük politikaların devlet eliyle uygulanmasının önemli sorunlara yol açması kaçınılmazdır.

YENİ BİR GÜÇ KAYNAĞI

Bu sorunların bilhassa Türkiye’nin sanayileşmeye doğru adım atmaya başladığı 1970’li yıllarda yoğunlaşması tesadüf değildir. Bu sürecin aynı zamanda tarımsal yaşamanın merkezinde yer alan kırsal/köylü yapının dönüştüğü hızlı şehirleşme döneminde yaşandığı düşünülürse, nasıl bir toplumsal çözülme tehlikesinin habercisi olduğunu tahmin etmek kolaylaşacaktır. Bu sorunlar arasında, devletin topluma yabancılaşması, ‘siyasal alanla’ ‘sivil toplumun’ kopukluğu; geleneksel kurumların anlam ve işlev kaybının ortaya çıkması, sınıflaşma ve bireyleşme süreçlerinde ihtiyaç duyulan dayanışma ruhunu yaratacak mekanizmaların eksikliği sayılabilir.

15 Temmuzda ortaya çıkan birlik dayanışma ruhu, devlet ve toplum arasındaki ihtilafları ortadan kaldırmaya dönük demokratikleşme süreçlerinin çözmeye çalıştığı sorunların daha üst düzeyde aşılmasını sağlamıştır ki bu yeni bir uzlaşma zeminidir.

“15 Temmuz sonrası sadece ‘devlet’ ‘toplumla’ barışmamış, toplumsal alanda yeni bir kimlik bilinci meydana gelmiştir. Bu bilinç etnik kimliklerin, mezhep/inanç kimliklerinin üzerinde olduğu kadar, toplumsal farklılaşmaları yok sayan değil, aşarak entegre eden bir bilinçtir. Bu bilincin üzerinde yeni bir uzlaşma zemininin oluştuğunu görüp buna uygun yeni bir dile sahip olmanın önemini anlamak Türkiye’nin yeni değişim gücüdür.”

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı