• $8,2489
  • €10,0509
  • 486.029
  • 1441.33
20 Temmuz 2017 Perşembe

15 Temmuz’un sonuçları: 2 - Bağımsız dış siyaset

15 Temmuz olayının neticeleri nelerdir? Bu soruya verilen ilk cevap darbelerin sonunun gelmiş olduğu ise, ikincisi de Türkiye’nin Batı sistemiyle ilişkilerinin bağımlılık ekseninde tutulmasının artık imkânsız hale geldiğinin kesinlik kazanmasıdır. “Batı sistemi, 15 Temmuz’da Türkiye’ye artık söz dinletemediği, önünde diz çökmediği için nihai müdahaleyi son çare olarak bu devşirme yapı vasıtasıyla devreye sokmuştur.” Açıktır, sistemin son müdahalesi başarısızlığa uğratılmıştır. Bugüne kadar yapıla gelen darbe ve müdahalelerde ‘Kemalizm maskeli’ cuntacılar vasıtasıyla demokratik sürecin önünü keserek her defasında istediğini almayı başaran, Batı’ya bağımlılığı tahkim eden sistem bu defa mağlup edilmiştir.

Üstelik bu devşirilmiş ihanet şebekesinin bütün hunharlığına bütün kıyıcılığına rağmen darbe teşebbüsünün başarısızlığa uğratılıp çökertilmesi, aslında netice olarak bambaşka bir sonuç, bambaşka bir durum yaratmıştır: Batı neredeyse NATO üyeliğinden bu tarafa devletin içinde, Batılılaşma ideolojisi adına hareket eden silahlı ve silahsız bürokrasi üzerinden kurduğu vesayet ilişkilerini kaybetme durumuyla karşılaşmıştır. Batı bundan sonra bu ilişkileri kiminle ve neyin adına, hangi ideolojik gerekçelerle kurabilir, bunun imkânı kalmış mıdır?

Batı vesayetinin sonu

Türkiye-Batı ilişkilerinin Milli Mücadele’den sonra adım adım Batı’ya bağımlı hale gelmesinin birçok sebebinden bahsedilebilir fakat bunlardan hiçbiri İkinci Savaş sonrası ortaya çıkan süreçler kadar etkili olmamıştır. Soğuk Savaş Batı hegemonyasının güçlendiği bir dönemdir. Bu safhada Türkiye’nin Batı’nın hem siyasi hem de savunma yapıları içinde yer alması Stalin’in Türkiye’ye yönelik işgal tehdidi de düşünülürse anlaşılabilir fakat bu ittifak ilişkilerinin ülkenin bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir yönde gelişmesi asla kabul edilecek bir husus değildir.

Mesele öyle bir noktaya taşınmıştır ki seçilmiş iktidarlar Batıcı bürokrasinin kıskacında ve askeri kadroların tehdit ve tehditleriyle belirlenmiş bir alanda kalmaya mecbur bırakılmışlardır. “Dolayısıyla Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerden başlıcası ülkenin bu şekilde bağımsızlığına gidecek yolun açılması ihtimalidir; Batı sisteminin Türkiye’nin demokratikleşmesinden endişe duymasının, anti-demokratik siyasal yapının dönüşümünü kendisine yönelik bir tehdit olarak görmesinin sebebini burada aramak gerekir.” Bugün Türkiye 15 Temmuz’dan sonra sadece FETÖ yapılanmasıyla değil başta PKK/PYD olmak üzere DEAŞ ve irili ufaklı bir terör koalisyonuyla mücadele ediyorsa, ülkenin güneyinde ABD destekli bir PKK/PYD saldırısıyla karşı karşıya ise hiç kimse bu durumu başka sebeplerle açıklayamaz.

Ya bağımsızlık ya bağımsızlık

Bu noktada şu soruyu ciddiye almak gerektiğini düşünüyor ve en azından tartışılması gerektiğine inanıyorum: Eğer Türkiye sistemin çizmeye çalıştığı Ortadoğu’nun yeni siyasi haritasını kabul etseydi 17-25 Aralık olur muydu, 15 Temmuz yaşanır mıydı? Şunu asla unutmamak gerekir ki Batı sisteminin talepleri doğrultusunda hareket edilmiş olsaydı bunlar yaşanmazdı fakat Irak’ta yaşananların, Suriye’de uygulanmaya çalışılanların benzerlerinin başımıza gelmesini bekler, bir anlamda Batıyla işbirliği içinde bölgenin ve kendimizin sonunu hazırlardık.

Bazı saflar(!) soruyorlar: “Türkiye çağdaş Batı dünyası içinde yerini almış bir ülkedir, AB üyelik müzakereleri belli bir yere gelmiştir, Batı sistemi Türkiye’yi neden istikrarsızlaştırmak istesin veya neden parçalamak için terör örgütleriyle işbirliği yapsın? Aslında sorunun cevabı başka soruların içindedir. Batı sistemi neden bir NATO üyesi müttefike karşı PKK/PYD terör örgütünü orduya dönüştürmeye çalışıyor, neden terör örgütleri başta Almanya olmak üzere Avrupa başkentlerinde cirit atıyor, Türkiye neden AB’ye alınmıyor?” O halde şunu söylemek gerekir, 15 Temmuz’dan sonra Batı’yla olan ilişkilerin yapısı değişmiştir. Batı Türkiye’yle ittifaka devam etmek istiyorsa bağımsızlığına saygı göstermek mecburiyetindedir aksi artık imkânsızdır!

<p>İsrail polisi sabah namazı sonrası Mescid-i Aksa'dan çıkan cemaate müdahale etmesi sonucu 10 kişi

İsrail polisinden Mescid-i Aksa'dan çıkan Filistinlilere müdahale: 10 yaralı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti

Hobi diye başladı! Şimdi tanesini 2 bin liradan satıyor