• $7,344
  • €8,8775
  • 407.848
  • 1550.18
13 Ocak 2020 Pazartesi

İran'ın zincirleme hataları

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI
Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta öldürülmesinin üzerinden on gün geçti. Bu süre zarfında İran’ın karşılık verme kapasitesinin abartıldığı ve sonu Üçüncü Dünya Savaşı ile biten birçok yorum yapıldı. Bu yorumların dayandığı iki temel vardı. Birincisi, bölgedeki daha da önemlisi ABD ile İran arasındaki güç dengelerine ilişkin bilgi ve analiz yetersizliği. İkincisi, İran’dan yükselen yüksek retoriğin aldatıcılığı.

Bir aktör diğerini hedef aldığı zaman yapılacak en kolay yorum, hedef alınanın bunun intikamını alacağı şeklindedir. Elbette en küçük ölçekli aktör dahi ölçeğine orantılı olarak intikam peşinde koşacaktır. Fakat güç dengeleri, askeri kapasite, konjonktür, araç çeşitliliği, uluslararası camianın tavrı gibi faktörler, tıpkı son İran-ABD gerginliğinde olduğu gibi aktörlerin karşılık verme kapasitelerini tayin etmekte.

Uluslararası ilişkilerin bir matematiği var; ama uluslararası ilişkiler sadece matematikten ibaret değil. Örneğin İran’ın uzun menzilli balistik füzelerinin olması, İran’ın bunu ilk fırsatta ABD’ye karşı kullanacağı/kullanabileceği anlamına gelmiyor. Son örnekte de görüldüğü üzere, ABD’nin Süleymani ile operasyon seviyesini en yükseğe çekmesi ve yukarıda sayılan faktörlerin orantısız bir şekilde ABD’den yana olması, İran’ı düşük profilli tepkiler vermeye, karşılığını belki de zamana yaymaya zorladı.

***

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise İran’ın bu tür durumlarda farklı ağız ve mecralardan çok fazla ses yükselten bir aktör olduğudur. Kısa sürede İran ve bölgesel vekilleri, içerisinde çarpıcı ifade ve vecizelerin de barındığı tehditler yöneltti. Askeri kapasitenin tıkandığı yerde retorik devreye girdi. Süleymani’nin öldürülmesinin şoku, rejimin ontolojisi gereği “misliyle” karşılık verme baskısı bir taraftan söylemi gerçek dışı bir seviyeye yükseltti, diğer taraftan da İran’ın ardı ardına bariz hatalar yapmasına sebep oldu.

Düşük profilli Anbar-Erbil saldırısı sonucunda 80 ABD askerinin öldürüldüğü iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Ardından Ukrayna uçağının teknik sorunlar sebebiyle düştüğü iddiası boşa çıktı ve zira uçağın Devrim Muhafızlarınca “sehven” düşürüldüğü İran tarafından kabul edildi. Süleymani suikastının bir araya getirmesi umulan İran halkı, devletin son on günlük performansı (arka planı da var) sebebiyle doğrudan rejimi hedef alan sloganlarla sokağa döküldü. Son meselede olduğu gibi İran’ın bölgesel politikalarındaki yanlışlar, zincirleme hataların kapısını araladı.

Maalesef olan, cenaze izdihamında ölen İranlılara ve düşürülen uçakta hayatını kaybeden çoğu İranlı 176 masum sivile oldu.

<p>Türkiye'nin merakla beklediği kontrollü normalleşme süreci başladı. Başkan Erdoğan Kabine toplant

Bir hafta sonra risk haritasında nasıl renkler göreceğiz?

Baharın habercisi kuzuların anneleriyle buluşma anı

İnşaatlardan arta kalan malzemeler hayvanlara yuva oluyor

Eski Türk boyları zamanında gezegenlerin Türkçe isimleri