• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
4 Ocak 2020 Cumartesi

Süleymani sonrası ABD-İran senaryoları

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

ABD uzun bir süredir Ortadoğu’daki tırmanma üstünlüğünü İran’a tevdi etmiş; İran da kendisine açılan bu alanda mevzilerini genişletmekteydi. Önce Irak’ın işgalinde Amerikan plansızlığı ve Irak’ta yaşadıkları meşruiyet krizi Irak’ı İran’a altın bir tepsi içerisinde sundu. Irak işgalinden en fazla fayda sağlayan İran olurken; İran, geleneksel olarak İran’a yakın Iraklı grupların bile antipatisini çekecek derecede Irak’ı kendi arka bahçesi olarak görmeye başladı. Hem etkisi altındaki siyasiler hem de Haşd-i Şabi ile “meşrulaştırdıkları” askeri varlığı üzerinden Arap dünyasının başkentlerinden olan Bağdat’ı neredeyse bir vilayeti olarak görmeye başladı. İran kendisine açılan bu alanı, salt olarak kendisinin açtığı bir alan olarak değerlendirdi. Bu değerlendirmeden hareketle Lübnan’da Hizbullah, Suriye’de Esed rejimi, Yemen’de Körfez’in yarattığı kırılganlıktan istifade Husilerin eliyle bölgesel nüfuzunu genişletti. Oğul Bush döneminin strateji yoksunluğu, Obama döneminin İran’a karşı “yatıştırma politikası” ile birleşince İran Körfez dâhil neredeyse tüm Ortadoğu bölgesinde atalarımızın tabiriyle “köpeksiz köyde değneksiz gezme” lüksüne kavuştu. Bu lüksün rantını en fazla yiyen birim Kudüs Tugayları, kişi ise komutanı Kasım Süleymani oldu. ABD Büyükelçiliği’nin roketlerle hedef alınmasından, Amerikalı sivil personelin öldürülmesine ve son olarak Büyükelçiliğin basılmasına kadar birçok adımla İran, ABD’nin kırmızıçizgilerini Süleymani vasıtasıyla test etti. Süleymani, ismini en fazla Suriye’de, on binlerce Suriyelinin hayatını kaybettiği, tecavüze uğradığı, aylar süren kuşatmalarda açlıktan öldüğü, kimyasal silahlara maruz kaldığı katliamların İran adına yürütücüsü olarak duyurdu.

Bununla birlikte İran’ın Suriye’yi aşan bölgesel yayılmacılığının, milis ihracının, demografik mühendisliğinin ve paralel güvenlik birimleri inşasının kilit ismi Süleymani olageldi. İran bu lüks döneminde Süleymani’nin şahsı etrafında bir efsane oluşturdu, Süleymani de bu efsaneyi güçlendirmek için hiçbir çatışma noktasında poz vermekten kaçınmadı. Şimdiye kadar birlikte poz verdiği insanların çoğu öldürüldü; Süleymani ise efsanesinin temellerinin atıldığı ve zirvesine ulaştığı Irak’ta bir Amerikan saldırısıyla hedef alındı.

Ortalama bir Ortadoğu uzmanı, bu saldırının önemli sonuçlar doğuracak bir kırılma noktası olduğunu söyleyecektir. Zira Süleymani Tahran rejimi için Hamanei’den sonra reel olarak en önemli ikinci isimdi. Fakat bu saldırıdan bir “Franz Ferdinand anı” beklemek yanıltıcı olabilir. Diğer bir deyişle İran’ın ABD’ye Süleymani ayarında bir saldırıyla karşılık vermesi şu şartlar altında zor görünmekte.

Bunun iki sebebi var. Bir, İran’ın o ayarda bir saldırıyı gerçekleştirecek kapasitesinin olup olmadığı tartışılır. İki, İran o ayarda bir saldırının kendisi için oluşturacağı muhtemel riskleri okuyacak kadar stratejik düşünebilen bir devlet. Şimdiye kadar vekâletler eliyle yürütülen çatışmanın, İran’ın Süleymani ayarında bir saldırısıyla doğrudan çatışmaya dönüşme riski, İran’ı daha dolaylı ama ses getirebilecek cevaplar vermeye zorlayabilir. Nihayetinde Tahran’ın “direniş” söylemi bir reaksiyonu zorunlu kılıyor, fakat İran en fazla alışık olduğu vekâletler savaşı zeminini değiştirmekten stratejik olarak kaçınabilir.

ABD Süleymani’yi öldürerek bölgedeki “tırmanma üstünlüğünü” İran’ın elinden almış oldu. Reaksiyonda bulunan taraf olmaktan çıkıp İran’ı reaksiyon vermeye zorlayan taraf rolüne girdi. Kısaca ABD İran’a sunduğu bölgede düşük maliyetle hareket etme lüksünü, bu lüksü en iyi değerlendiren aktör olan Süleymani’yi devre dışı bırakarak İran’ın elinden almış oldu. ABD bu yeni durumu, Irak’ta zayıflayan zemininin ve bölgedeki caydırıcılığının yeniden inşası için bir fırsat olarak görecektir.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı