• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
11 Mayıs 2020 Pazartesi

COVID-19 sonrası dönüşümcü liderlik ihtiyacı

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Joseph Nye, bu hafta kaleme aldığı yazısında ABD ve Çin liderliğinin sınıfta kaldığını ve COVID-19 sürecinin dönüşümcü liderlik için fırsatlar yarattığını iddia ediyor. Değişen şartlara ve ortaya çıkan ihtiyaca göre hareket plan ve tarzını şekillendiren dönüşümcü liderlik, insanları hareket planına ikna etmek için karizma ve yetenek gerektirir. Bernard Bass’a göre ilhamsal motivasyonu etkin olarak kullanma, insanları farklı düşünmeye teşvik edebilme, zihni hareketliliği sağlayabilme ve insanların ihtiyaçlarının giderilmesinde kolları sıvayıp sahaya inme gibi özellikler dönüşümcü liderlik için olmazsa olmazdır. Nye, “tembel” liderlerin statükonun devamına çalışacağını ve mevcut bölünmelerden kendilerine fayda sağlamaya çalışacağını söylüyor. Dönüşümcü lider ise COVID-19 gibi krizlerin küresel olduğunu, bu sebepten hiçbir ülkenin tek başına bu krizlerle baş edemeyeceğini bilir ve ona göre yol haritasını belirler. Tabi ki uluslararası işbirliği mekanizmalarına işlerlik kazandırmak için adımlar atar.

Karşımızda iki seçenek var COVID-19 sonrası dönemde: Ya hiçbir şey olmamış gibi halihazırdaki yaklaşımlarımızı, kriz yönetimi metotlarımızı, uluslararası kurumların yapılarını, güvenlik anlayışımızı vs. devam ettireceğiz. Koronavirüs’ün uluslararası toplumun başına bir kere gelen ve hiçbir şeyi dönüştürmeyen kötü bir deneyim olduğunu farz edeceğiz. Ya da Koronavirüs ve benzeri süreçler ve tehditler karşısında, uluslararası toplumun zafiyetlerini teslim edip kendimize yeni ve yapıcı bir yol haritası çıkaracağız. “Tembel” liderlik ilk varsayımdan uzaklaşamayıp kulağının üstüne yatacak.

Dönüşümcü liderlik ise önce bir durum ve hasar tespiti yapacak. İşlemeyen uluslararası kurumların reforme edilmesi için hangi adımların atılabileceğini, özellikle küresel sağlık ve güvenlik gibi konuların politize olmasının önüne nasıl geçilebileceğini düşünecek ve öneriler getirecek. Küresel kriz yönetimi kapasitesinin geliştirilmesi için yeni mekanizmaların kurulmasına çalışacak. COVID-19 sürecinin ürettiği yeni sosyolojik, ekonomik ve güvenlik gerçeklikleri karşısında mevcut yaklaşımların işlerliğini sorgulayacak. Bu yaklaşımların sorgulanması için illa sistemsel bir kırılmanın yaşanması da şart değil. Süreç çok bariz bir şekilde ortaya koydu ki vatandaşına hizmet ve güvenlik sağlayabilen devletler (Türkiye gibi) itibar kazanıyor, COVID-19’un ekonomik faturası yer küre üzerindeki herkesin sorunu, küresel toplum bu sürecin ilham verdiği yeni tehditlerle karşı karşıya kalabilir.

Hal böyleyken dönüşümcü liderliğiyle ön plana çıkan ve COVID-19 sürecinde başarılı bir model ortaya koyan Türkiye gibi devletlerin, kolları sıvayıp salgının küresel yönetişim anlamında birçok alanda dönüşümleri tetiklediği düşüncesinden hareketle bu dönüşümlere liderlik yapması elzem.

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Balıkçıların buz tutan nehirdeki zorlu mücadelesi