• $8,659
  • €10,1406
  • 491.511
  • 1407.46
25 Ekim 2013 Cuma

Bana rahatsızlığını söyle, sana müttefikini söyleyeyim

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş

Biraz kafanızı karıştırayım: 
ABD ile İran, Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçilmesinden sonraki süreçte Şah günlerini yâd edercesine yakınlaşma peşinde. İsrail ve Suudi Arabistan durumdan rahatsız... 
İsrail ile Suudi Arabistan’ın da dahil olduğu bazı Körfez ülkeleri ABD-İran yakınlaşmasına karşı tedbir almak için gizli toplantılar yapıyor. İran durumdan rahatsız... 
Suudi Arabistan, istihbarat şefi Bender bin Sultan’ın ağzından Suriye’yi bahane etse de aslında ABD-İran yakınlaşmasına muhalefetini koyuyor. ABD durumdan rahatsız... 
ABD’deki İran lobisi iyi çalışıyor bugünlerde. Ahmedinecad döneminde anti-rejim olan lobi, Ruhani ile birlikte ulusalcılığa doğru kaydı. Hedefleri öncelikli olarak İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi. Bu yolla Ruhani’nin iktidarını güçlendirecekler. Ruhani ise iktidar için “Büyük Şeytan” ile flörte can atıyor. Suriye’deki kanlı rolüyle de ABD’ye Ortadoğu’da yabana atılmayacak bir müttefik olduğunu ispatlamaya çalışıyor. 
ABD petrol üretiminde tepeye doğru tırmandığı şu günlerde Suudi Arabistan’a rağmen bölgedeki tarihi müttefiki ve çalkantılı bir aşk yaşadığı İran’a göz kırpıyor. İran Devrimi’nin 30 küsur senelik şokunu atlatmaya çalışıyor. İsrail ve Suudi Arabistan’ın muhalefetine rağmen İran’la yakınlaşmayı planlıyor. 

KİLİT ABD-İRAN YAKINLAŞMASI

İsrail, Mısır darbesinden sonra yere biraz daha sağlam basıyor. Suriye’deki kaos İsrail’i etkilemese de belirsizlik etkiliyor. ABD’nin İran’la nükleer meseleyi kısmen çözecek bir anlaşma yapması endişesini taşıyor. İran’la kanları aslında uyuşur ama İran’ın bir zerre nükleer maddesine bile tahammülü yok. Bu sebepten Netanyahu, bir taraftan Obama’ya salvolar atarken diğer taraftan da İranofobi çatısı altında Körfez’le buluşuyor. 
Suudi Arabistan, ABD’nin Suriye’deki pasifliğinden ve Baas rejimine verdiği zımni destekten rahatsız. ABD’nin Mısır ordusuna verdiği yardımın bir kısmını askıya almasının üstüne bir de İran’la yakınlaşması eklenince Suudi Arabistan ABD ile ilişkisini gözden geçiriyor. Suriye ve Mısır görece tali konular, rahatsızlığın merkezinde İran var. 
Her şey ABD-İran yakınlaşmasına kilitlenmiş durumda: İsrail-Körfez yakınlaşması, Körfez-ABD ayrışması, Cenevre II toplantısı dolayısıyla Suriye’nin geleceği... 
ABD umurunda olmayan Suriye meselesini gecekondu-derme çatma bir çözümle gündeminden kaldırmak istiyor. İran, Suriye üzerinden bölgesel hakimiyetini ilan etmek istiyor. Suudi Arabistan, Suriye’yi- bölgeyi- İran’a yâr etmemek istiyor. İsrail ise bir taraftan ABD ile yakınlaşmış ve Suriye’den güçlenerek çıkmış bir İran’ı engellemek, diğer taraftan da “İslamcılar” yerine Baas rejiminin iktidarını görmek istiyor. 

TÜRKİYE VE 'RAHATSIZLAR KULÜBÜ '

Bütün bu hengamede Türkiye, samimiyetle Suriye meselesinin çözülmesini istiyor. Çünkü Türkiye, Suriye’ye bakınca üstteki dört aktörün aksine Suriye halkını ve Baas rejiminin Türkiye’ye yönelttiği güvenlik tehdidini görüyor. Eğer İran halkının üzerindeki yükü hafifletecekse İran-Amerika yakınlaşmasından da gocunmuyor. Fakat bu yakınlaşmanın bedeli ABD ve İran’ın Suriye halkının kanı üzerinde anlaşması ise yakınlaşmaya şerh düşüyor. ABD rahatsız, İsrail rahatsız, İran rahatsız, Suudi Arabistan rahatsız. 
Suriye ve İran meselesinde hatlar keskinleşirken Türkiye, statükonun ürettiği çatışma kategorilerine girmemek için direniyor. Dengeler beşik gibi sallanırken garip ittifaklar ortaya çıkıyor. Bu deprem ortamında, direnen ülke Türkiye’ye yönelik saldırılar Yeni Türkiye’nin baş mimarları üzerinden yapılıyor. Hedef kimi zaman Başbakan Erdoğan oluyor, kimi zaman Dışişleri Bakanı Davutoğlu, kimi zaman da MİT Müsteşarı Fidan
Seçimler silsilesi yaklaşıyor, sınır içi ve ötesi yeni operasyonlar da...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Bu yıl İstanbul Atatürk Havalimanı'nda dördüncüsü düzenlenen Hav

TÜBİTAK Başkanı Mandal, Akşam TV'ye konuştu: “TEKNOFEST, gençlere teknolojiyi deneyimleme imkanı sunuyor”

Bodrum'un suyunu karşılayan Mumcular Barajı yüzde 10'luk seviyenin altına düştü

İETT tarihinin aynı hatta çalışan ilk şoför çifti

Van Gölü'nde binlerce yıllık mikrobiyalitler görüntülendi