• $7,5399
  • €8,9781
  • 413.268
  • 1541.98
08 Kasım 2012 Perşembe

YÖK kalıyor yasası değişiyor!

Yeni YÖK yasa taslağı tartışmaya açıldı. Hemen okudum, inceledim ama itiraf edeyim beni tatmin etmedi. Özgür üniversite, üreten üniversite, bütçesini kendi yapan, kendi ürettiği bilgiyi satan üniversite, dünyaya açılan üniversite, teşvik edilen üniversite kavramlarını bulamadım. Yeni yasada YÖK halen devam ediyor, merkezi öğrenci yerleştirme devam ediyor, program açma yetkisi YÖK'te, ekonomik olarak üretim, bütçe kavramları tasarıda yok. Ama olumlu tarafları yok dersem de yalan olur. 
- YÖK'ün adı değişiyor. Yüksek Öğretim Kurumu'nun başına 'Türkiye' ekleniyor. Yani YÖK, TYK oluyor. 
- Araştırma görevlileri atandıktan sonra 10 yıl içinde doktor olmazlarsa ilişikleri kesiliyor. 
- Profesörlük için bekleme süresi 3 yıla iniyor. 
- Doçent olabilmek için doktora yaptıktan sonra beş yıl bekleme süresi getiriliyor.
- Doktorayla yardımcı doçentlik arasına yeni bir akademik kadro geliyor; 'doktora sonrası araştırmacı.'
- Batı ülkelerinde uygulanan 'sabbatical' uygulamasının önü açılıyor. Yani öğretim görevlilerinin kadroları dahilinde 1 yıla kadar ücretli izinli sayılmalarının önü açılıyor. 
- Türkiye'de yabancı üniversite kurulmasının da önü açılıyor. 
- Taslağa göre, 'özel üniversite' kurulmasının da önü açılıyor. Özel üniversiteler de Bakanlar Kurulu kararıyla kurulacak. Mevcut yasaya göre Türkiye'de sadece kamu üniversiteleri ile Kar amacı gütmeyen vakıf üniversiteleri faaliyet gösterebiliyordu. Oysa yeni yasada, 4 farklı yükseköğretim kurumu öngörülüyor: 1) Devlet üniversiteleri, 2) Vakıf üniversiteleri, 3) Özel üniversiteler, 4) Yabancı üniversiteler...
- Yeni yasayla devlet üniversiteleri dahil üniversitelerde Üniversite Konseyi (mütevelli heyeti benzeri) uygulaması getiriliyor. Kurul'a, süper yetkiler veriliyor. Üniversite konseyinin devlet üniversitelerinde Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulması öngörülüyor. Üniversite konseyine, 'rektör ve dekanları seçme ve atama, üniversite stratejik planını ve performans programını onaylama, üniversite yatırım programını karara bağlama görevi veriliyor. 
- Kurul, yeni yasa çerçevesinde öğrenci kontenjanlarını ve öğrenim ücretlerini belirleme yetkisine de kavuşuyor. Üniversite Konseylerinin önemli görevlerinden biri de 'öğrenci kontenjanlarını ve öğrenim ücretlerini belirler' deniyor. Yasaya göre 'Üniversite Konseyinin 11 kişiden oluşması öngörülüyor; 5 üyenin üniversitenin her biri farklı fakültelerden ve bölüm başkanı ve üstü herhangi bir idari görevi olmayan kendi öğretim üyeleri arasından; 2 üyenin Bakanlar Kurulu tarafından; 2 üyenin Yükseköğretim Kurulu tarafından (ilgili üniversitenin profesörleri) arasından seçilmesi öngörülüyor. 
- Performans sistemi geliyor. Amaç rekabeti teşvik etmek. Performans sistemi çerçevesinde, akademisyenlerin performanslarının üniversitenin performansına yansıtılması amaçlanıyor. Performanslarının, akademisyenlerin maaşlarına da yansıtılması planlanıyor. 
- Vakıf üniversitelerinin kapıları 'devlet burslu öğrenci'lere açılıyor.
Bunlar hiç de küçümsenecek şeyler değil ancak şunu unutmamalısınız, devlet üniversite kavramı devam ettikçe bir kurulun hakimiyeti devam ettikçe, bakanlar kurulu ataması diye bir kavram oldukça üniversite özerkliği olmaz. Eğer dünya standartlarında üniversite kavramına kavuşmak istiyorsak. Ekonomik olarak devlet bütçesini kullanmayan, üretim ve ürettiği bilgiyi, projeyi satma becerilerine ve kavramlarına hakim üniversiteler yaratmalıyız. Çünkü üniversiteler öğrencilerin eğitim gördüğü kurumlardan çok daha büyük ve öte yerlerdir. Buyrun size örnek: ABD üniversiteleri...

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları! Anlamlı, en güzel Kadınlar Günü sözleri!

Dünyanın sonuna ilişkin tarih verdi! NASA'dan korkutan açıklama

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları