• $7,33
  • €8,8037
  • 405.825
  • 1525.48
02 Aralık 2014 Salı

Yeni dünyanın yeni okulu

Küresel kelimesinden birçoğunuzun hoşlanmadığını biliyorum. Ama hoşlanmasak da bütün dünyanın hızla küresel bir köy haline geldiği gerçeğini unutmamalısınız. Bu açıdan bu dünyanın bireyleri olarak küreselleşmede bütün araçların konumunu yeniden tartışmamız gerekiyor. Şöyle bir düşünün ekonomi küresel, küresel şirketler dünyanın her köşesinde faaliyetlerini sürdürüyor ve bütün dünyada aynı kurallarla çalışma hayatını düzenliyorlar. Bilgi küresel, yeni üretilen bir bilgi sadece üretildiği ülkeye veya bölgeye değil tüm dünyaya anında mal oluyor. Yeni bir buluş, yeni bir patent anında dünyanın malı oluyor. Bunu sağlayan elbette küreselleşen dünya ve onun yeni kurallarıdır.

Peki, bu açıdan baktığınızda küresel dünyanın yeni okulu ve bu okulun kuralları nasıl olmalıdır diye hiç düşündünüz mü? Yeni üretim araçlarını kullanması gereken, kürsel şirketleri yönetmesi gereken, evrensel bilim kurallarını dünyanın her yerinde aynı şekilde başarabilecek bireyler nasıl ve hangi okulda yetişecek? Klasik okul ve müfredatı yerine “yeni okul” ve 21.yy becerileri müfredatının etkili olması gerekmiyor mu?
İşte Türk eğitim sisteminin en büyük sorunu küreselleşen bilim ve üretim araçlarını yönetecek bireyleri yetiştirememesidir. Bunun tek sebebi de eğitim sisteminin felsefesinin yetersizliği ve yanlışlığıdır. En baştan başlarsak; eğitim sistemimizin “milli” kavramının geçerliliğini konuşmamız gerekiyor. Çünkü Aristo okulunda tanımlanan eğitim devlet kavramını korumak için bireyler yetiştirir felsefesi yerine yenidünyanın “özgür ve yaratıcı aklını sahip bireylerini” yetiştirmek gerekiyor. Bu açıdan “milli” eğitim artık yerini yeni okula bırakmıştır. Çünkü sizin Türkiye’de yetiştirdiğiniz eğitim sisteminden geçirdiğiniz bir birey iyi yetiştiğinde tüm dünya insanlığı için katma değer yaratacak ama kötü yetiştirildiğinde tüm dünya için sorun olacaktır. Bu açıdan bütün eğitim sistemleri birbirine bağımlı ve bağlıdır. Bu yüzden eğitim sistemlerinin bağımsızlığı ve kapalılığı bu çağda geçerli bir felsefe değildir.
İkinci önemli kavram müfredatın felsefesidir. Siz çocuklarınızı özgür düşünen, yaratıcı bireyler olarak yetiştirmek için öncelikle okulu özgürleştirmek zorundasınız. Okulun özgürleşmesi yaratıcılığı ve üretkenliği ortaya çıkaracaktır. Ayrıca sizin belirlediğini müfredatla, sizin tasarımınız öğretmenle çağın bireyini yetiştirmek maalesef pek mümkün değildir. Bu açıdan müfredatın 21.yy becerilerine uygun ve bu becerilerin gerektirdiği gibi sunulması çok önemlidir.
Üçüncü ve en önemli kavram ise felsefe eğitimidir. Eğri oturup doğru konuşalım. Felsefe eğitimi olmayan hatta bireyin kendini gerçekleştirmesi için şart olan felsefe eğitimi için olmazsa olmaz kural çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren, bilim felsefesi, eleştirel düşünme biçimi, paradoks felsefesi, etik gibi dersler okutmalısınız. Üstelik bu dersleri din kültürü öğretmenlerine değil, gerçek felsefe eğitimcilerine yaptırmalısınız. Bütün gelişmiş ülkelerin başarısının altında bu felsefi düşünme kuramları ve eleştirel düşünme becerisi eğitimi verilmesi yatmaktadır.
Sonuç olarak eğitim sistemimizin yeni dünyanın yeni bireylerini yetiştirmek gibi bir derdi varsa. Öncelikle işe yenidünyayı anlamakla başlamalıdır. Yeni dünyayı anlamak için bireyin yaratıcılığını ve özgürleşmesinin önünü açmak gerekiyor. Gelin çocuklarımıza inanın onları tek sıraya dizerek değil onlarla birlikte yaşayarak “yeni okul” ve yeni dünyayı yaratabiliriz. Bunun için ilk adım felsefe eğitimidir.

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Eski telefonunuzu sakın atmayın! İçinden çıkan parçayla bakın ne yaptı

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı