• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
11 Ocak 2015 Pazar

Tıp ve hukuk bölümlerine baraj geliyor

ÖSYS başvuruları devam ediyor. Sanırım yine 2 milyon civarında aday başvuru yapmış olacaklar. Yani aynı talep devam edecek üniversiteli olmak için. Ama önemli olan bu başvuru sayısından daha çok bu öğrencilerin ne için bu kadar uğraştığı yani sınav bittiğinde öğrencilerin tercihlerinde nerelere yöneleceği ve buralardaki durum bence daha önemli.

Kuşkusuz öğrencilerin en fazla tercih ettiği bölümleri hepiniz ben yazmadan tahmin edeceksiniz. Tıp, hukuk, bazı mühendislikler, mimarlık, psikoloji ve bazı sağlık bölümleri çok revaçta. Ben bugün ülkemiz için hayati önemde olan iki bölüme öğrenci alımı konusunda öğrenci seçiminin nasıl olması gerektiğini yazacağım. Öncelikle bir analiz yapalım; üniversitelerimizde hukuk fakülteleri, 27 devlet 42 vakıf toplam 69 üniversitede var. Toplam kontenjanı 16.345 bu kontenjanın tamamı dolmuş durumda. Bu kontenjana yerleşmek için yapılan tercih 311 bin yani 1 kontenjana yaklaşık 19 talep var. Aynı şekilde tıp fakültelerine de bakarsak, 60 kamu 22 vakıf olmak üzere toplam 82 tıp fakültesi var. Bu fakültelerin toplam kontenjanı 11.936 bu kontenjanın bilinenin aksine sadece 1.451’i vakıf üniversitelerinde bulunuyor. Yani toplam kontenjanın sadece %12’si vakıf üniversitelerinde bulunuyor. Bunlarında %76’sı burslu eğitim alıyor. ÖSYS’de tıp fakültesi tercihi toplamı 182 bin yani 1 kontenjana yaklaşık 17 kişi talip olmuş.
Şimdi bu kadar rakam ne anlama geliyor diyeceksiniz. Birincisi ülkemizde üniversite eğitimi eşittir meslek algısı sürekli artıyor. Bu da özellikle tıp ve hukuk bölümlerine yönelimi artırıyor buna bağlı olarak da üniversiteler sürekli bölüm açıp kontenjan artıyor. Bu denklemde bir hata var. Tabii doğru olan bu bölümler ülkemiz için hayati önemseyse ve bu kadar talep varsa bu bölümlere öğrenci seçiminde iyi yapılması gerekiyor. Bu açıdan doğru olan öğrencilerin merkezi sınavla değil gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çok yönlü aşamalardan geçerek kabul edilmesidir. Ama bunu şu kısa aşamada yapamıyorsak bir çözüm üretmemiz gerekiyor.
YÖK başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç göreve ilk geldiğinde bununla ilgili bir mesaj vermişti. Hatta kısa vadede tıp hukuk uzun vadede başka bölümleri de buna ekleyebileceklerini söylemişti. Şimdi başkan bunu hayata geçirmek için çalışmaya başlanmasını istemiş. Aldığım bilgiye göre hukuk için 100 bin, tıp için 40.000 sınırı gelecekmiş. Yani bu sıralamanın altında kalan öğrenciler bu bölümlerde kontenjan olsa bile yerleştirilmeyecekler.
Yani tıp fakülteleri yine 12 bin civarında kontenjan talep edebilirler. Örneğin bir üniversitesi 100 kontenjan istedi ama YÖK tıp okuma barajı olarak 40.000 sırası altında kalan adaylar tıp okuyamaz dedi. İşte 100 kontenjan isteyen üniversite 90.cı öğrenci 40.000 sırasının altında kalırsa bu üniversitede kontenjan kalsa bile yerleşemez. Yani öğrencinin tıp okuyabilmesi başarı sırasının YÖK’çe belirlenen barajın üstünde olması gerekiyor.
Daha önceki yazılarımda üniversiteye girişte akademik sınavlardan daha çok başka faktörlerin etkili olmasını savunduğumu bileniniz vardır. Baştan söyleyeyim bu fikrimde halen ısrarlıyım ama mevcut sistemde en azından bazı programlar için bu şekilde barajlar konmasını da destekliyorum. Çünkü bu durumda üniversiteler “nasıl olsa talep var istediğim kadar kontenjan alayım” demek yerine “barajın altında kalmayalım” diye daha makul taleplerde bulunup daha doğru eğitim yapacaklardır. Ne diyelim Türkiye’de daha doğru üniversite giriş sistemi için ilk adım diyelim. Umarız gerisi de gelir.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!