• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
19 Nisan 2012 Perşembe

Bahçeşehir'den insanlığa bir katkı

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük dahilerinden olan Alman fizikçi Albert Einstein, 17 Eylül 1933'te Ankara'ya, başbakanlığa gönderdiği ve 'Sadık hizmetkarınız olmaktan şeref duyuyorum' yazdığı mektubunda, Hitler'in iktidara gelmesinden sonra Almanya'da çalışmalarına imkan kalmayan değişik meslek gruplarından 40 bilim insanı için, Türkiye'den iş talebinde bulunuyor.
***
Einstein'ın ricası Atatürk tarafından kabul edilmiş ve bu bilim insanlarının tamamı Türkiye'ye gelerek Üniversite Reformu'nda görev almışlardı. Almanya'da 1932 sonbaharında yapılan genel seçimleri, Adolf Hitler'in Nasyonal Sosyalist Partisi, yani Naziler kazandı ve Hitler, 1933'un 30 Ocak günü başbakanlığa getirildi. O tarihten birkaç sene önce başlamış olan Yahudi karşıtı hareketler Nazilerin iktidarı elde etmelerinden sonra daha da arttı ve çok sayıda Yahudi, Almanya'yı terk etti. Ayrılma hazırlığı yapan Yahudiler arasında dünyanın önde gelen bilim insanları da vardı ve Albert Einstein da onlardan biriydi. Berlin Üniversitesi'nde hocalık yapan ama kısa bir müddet sonra artık ders veremeyeceğini fark eden Einstein, 1933 ilkbaharında Almanya'dan ayrıldı, Fransa'ya geçti ve Paris'teki 'College de France'da hocalık yapmaya başladı. Albert Einstein, 1933'un 17 Eylül'ünde Ankara'ya bir mektup gönderdi. Einstein, 'Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na, yani Başbakanlığa hitaben son derece nazik bir dille yazdığı mektubunda Almanya'daki bazı kanunlar dolayısıyla çok sayıda Alman bilim insanın mesleklerini icra edemez hale geldiklerini söylüyordu. Bilim insanlarının çalışabilecekleri bir ülke aradıklarını da anlatan Einstein, 40 kişilik bir uzman listesi hazırladıklarını yazıyor, bu kişilerin hiçbir karşılık beklemediklerini anlatıyor ve Türk Hükümeti'nin söz konusu bilim insanlarını kabul etmesi halinde sadece insani bir faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağını, Türkiye'nin bu kabulden büyük kazanç sağlayacağını da ifade ediyordu. Türkiye'nin bu tarihten hemen sonra 40'tan fazla Alman bilim insanını davet edip üniversitelerde görevlendirmesi ve Üniversite Reformu'nun da bu sırada yapılması, teklifin kabulünde çok daha yüksek bir makamın, yani bizzat Reisicumhur Mustafa Kemal'in devreye girmesiyle mümkün oluyor. Einstein'ın Atatürk'ü kastederek: 'Dünyanın en büyük liderine sahipsiniz. 1933'teki üniversite reformunuz sırasında beni de ülkenize davet etmişti' dediğini naklediyor.
***
Mektup söyle :'Ben, sadık hizmetkarınız Prof. Albert Einstein. Ekselansları, Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler, Almanya'da halen yürürlükte olan yasalar nedeniyle mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. Bu başvuruya destek vermek maksadıyla, hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini buluyorum. Ekselanslarının sadık hizmetkarı olmaktan şeref duyan, Prof. Albert Einstein'
İşte bugün Bahçeşehir Üniversitesi'nde bu konuyla ilgili çok önemli bir konferans yapılıyor. Bu bilim insanlarının torunları çocukları ve onların yolunda ilerleyen bilim insanları bu konuyu konuşacak. UNESCO direktörü İrina Bukova, Aladin Projesi başkanı ve daha nice bilim insanları konuşacaklar. Eğer bu ülke insanlık adına vefa adına bir kıvılcım taşıyorsa orada olmalı ve bu büyük bilim insanlarını anmalıdır. Bu konuyu gündeme getiren ve konferansı düzenleyen Bahçeşehir Üniversitesi'ne Türkiye adına teşekkür etmek gerek sanırım.

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Haftanın yalanları