• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
26 Kasım 2014 Çarşamba

Etyen Mahçupyan daha neler biliyordur neler!

Daha henüz dershane meselesi bile ortada yoktu.

Ama cemaatte kıpraşmalar çoktan başlamıştı bile.
Bir anket yaptırmışlardı.
“Cemaatin oyu ne kadar?” anketi!
“Tahmin et abi?” diye gelip soruyorlardı.
Yüz bin mi?
Suratlar düşüyordu.
“Ne yüz bini abi?” diyorlardı.
İki yüz, üç yüz, bir milyon…
Bu rakamların hepsine çok bozuluyorlar, “çık abi çık” diyorlardı.
Uzatmayayım, yaptırdıkları anketlerde cemaatin oyu on milyon çıkmış-mış!
Bir cemaat “bizim oyumuz ne kadar?” diye niçin anket yaptırır ki?
Şüphesiz “cemaat oy desteğini çekerse, Ak Parti biter” demek için!
Dahası bir şeylere hazırlandıkları için!
Sonra çok geçmeden Gezi olayları patlak verdi.
Cemaat bu kez bu anketleri sağda-solda herkesin gözüne sokmaya başladı.
Öylesine şımarmışlardı ki, kurdukları her cümle “biz olmasak” diye başlıyor, “biz neler biliyoruz” diye de devam ediyordu.
Gezi’de çevirdikleri numaraları bir kez daha zikredecek değilim.
Lakin sağda solda kurdukları şu cümleler sanırım hala hafızalarınızdadır.
“Burunları bir sürtülsün”!
Derken dershane meselesi gündeme geldi.
“Top sakallılar” sağda solda “göreceksiniz koluna kelepçeyi takacağız” demeye başladılar!
Sonbahar sıcak geçecekmiş!
Sol örgütler sokakları kan gölüne çevirecekmiş!
Gezi devede kulakmış!
Üç gram zekâlarıyla ortalığa korku salacaklarını düşündüler.
O günlerde Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bizlerle özel olarak ilgilenmeye başladı!
Bildiğiniz “adam adama markaj” faaliyeti.
Defalarca ziyarete geldiler.
Üslubumdan duydukları rahatsızlığı kibarca dillendirip, aba altında sopa gösterdiler.
Ekrem Dumanlı kaç kez aradı hatırlamıyorum?
Biraz daha “yumuşak” yazmam için yalvarıyordu.
Netice alamayınca “amirlerimi” aradı.
Oradan da netice çıkmadı.
Bunu bir tek bana yapmıyorlardı.
Derken 17-25 Aralık geldi.
Artık açıktan tehdit ediyorlardı.
“Sizi kim kurtaracak?” diyorlardı.
“Şubat’ta bu iş tamam” diyorlar, seçime kadar bile sabredemiyorlardı.
Cemaatin yazar-çizer takımı birkaç gün sonra yayımlanacak tapeleri önceden anons ediyorlardı.
“Sırada şu var, bu var…” diyorlardı.
Hepimiz tüm bunları bizzat yaşadık ve gördük.
Gelelim tüm bunları niçin anlattığıma, yani asıl meseleye.
Etyen Mahçupyan’ın 17 Aralık iddiaları bu arkadaşları fena kızdırdı.
Neydi o iddia, hatırlayalım?
Mahçupyan şöyle yazmıştı:
“Gazeteci ve Yazarlar Vakfı’ndaki toplantıda benimle birlikte Zaman gazetesi yazarları Ali Bulaç, Mümtaz’er Türköne ve Şahin Alpay var... Vakfın yöneticileri yanında tanımadığım bazı misafirler, ayrıca Ergun Özbudun, Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan ve gazetenin eski yöneticisi Alaattin Kaya da orada. Kabaca yirmi kişiyiz. Herkesin kafasında 17 Aralık sonrasında yaşanmakta olanlar ve olayların nasıl gelişeceği meselesi var. Henüz konuya girilmeden gazeteci arkadaşlarımızdan biri Hizmet mensuplarından birine basitçe ‘ne oluyor?’ sorusunu yöneltiyor. Cevap aynen şöyle: ‘Bizde değişen bir şey yok... Bir ay içinde netice alırız.’ Konuşma sessiz bir ana rastladığı için herkesin duymuş olması beklenir. Cevaptan sonra bir an sessizlik olması da bu cevabın ne anlama geldiğinin hazirun tarafından gayet iyi anlaşıldığının göstergesi olmalı. Herkes bu cevabı verenin gülümseyen yüzüne bakıyor, kimse konuyu sürdürmüyor ve Vakfın gündemine geçiyoruz...”
Şimdi bu iddiaya ateş püskürüyorlar.
İnsanda az utanma olur yahu!
Gazeteci ve Yazarlar Vakfı bir açıklama göndererek “olay gerçek değil, mahkemede hesaplaşacağız” dedi.
İddiada adı geçenler de “yok öyle bir şey” anlamında cümleler kurdular.
“Hükümet öldü” diye tellallık yapıp, cenazeyi defnedecek birilerini arayan Türköne değildi sanki.
Özetle, bu arkadaşların hepsi el ele verip bir hükümet darbesine yeltendiler.
Ama başaramadılar.
Şimdi kıvırıyorlar.
Sanırım Etyen Mahçupyan’ın kamuoyuyla paylaştıkları, paylaşmadıklarının yanında hiç kalır.
Merakla bekleyeceğiz.
Heyecanla okuyacağız.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!