• $7,4843
  • €9,0699
  • 423.464
  • 1469.07
10 Haziran 2012 Pazar

Spor yaparken ölebilirsiniz!

43 yaşındaki Hakkı Ulukartal, eğitmen gözetiminde spor yaparken kalp krizi geçirdi ve hastaneye yetiştirilemeden, otomobilde vefat etti.
Hakkı Ulukartal tanınmış bir işadamı haliyle de sosyal hayatı kuvvetli biriydi.
Ölümü medyada haber olmadan önce duyuldu.
Yakınlarının tepkisi spor salonunaydı.

Gerekçeleri; kalp krizine müdahale edebilecek donanımda bir doktor bulundurulmaması, donanımlı ekipmanların bulunduğu bir 'müdahale merkezi' olmamasıydı.

Hakkı Ulukartal, İstanbul Bebek'teki 'MacBebeköy'de yıllardır spor yapıyordu. Spor hocalarınca onaylanmış bir 'destek' reçetesi olduğundan da bahsediliyordu.
Daha kaslı bir vücut için sporla beraber kullanılan protein tozlarından aldığı ve kalp krizini bunların tetiklediği iddia ediliyordu.
BİZ ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK

Olaydan haberdar olduğum gün spor salonunun yetkilileriyle görüştüm. Üzgündüler.
"Bir doktorumuz olay anında Hakkı Bey'e müdahale etti, yetersiz kalınacağı anlaşılınca ambulans çağırdık. Hastaneden 'Gelmesi yarım saati bulur' cevabını alınca da kulübün arabasıyla hastaneye yetiştirdik. Ancak kurtarılamadı. Tüm olay anı güvenlik kameralarımızda mevcut. Ne olduysa 9 dakikada oldu" dediler.
Suçlamaları, iddiaları reddettiler.
 
"Aksi bir durum olsa polis konuya el koyar ve inceleme başlatılırdı. Hem insani görevlerimizi hem de müessese olarak üzerimize düşeni yaptık. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı" dediler.
 
SPOR SALONUNUN İHMALİ

Tartışmalar başladığında Hakkı Ulukartal'ın cenazesi henüz kalkmamıştı. Aile acı içindeydi ve gazetecilerle konuşmayı reddediyordu.

Birkaç girişimden sonra daha fazla zorlamamaya karar verdim. Ölüme, acıya ve sessiz kalma hakkına saygı duymak gerekiyordu.

Aradan birkaç gün geçti ve gazetelerde Ulukartal Ailesi'nin spor salonuna dava açtığı haberleri çıktı.

Haberlere göre; net bir biçimde 'taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten MacBebeköy'den şikâyetçi olmuşlardı.
               
Savcılığa verilen dilekçede; Hakkı Ulukartal'ın dolar kuru üzerinden yüklü bir miktar aidat ödeyerek lüks bir spor tesisine üye olduğunu; her türlü imkânı sunmayı taahhüt eden bu spor salonunun üzerine düşeni yapmadığını; en temel sağlık tedbirlerinin alınmamış olduğunu; salonda acil müdahale edecek bir hekimin, kalp masajı aleti, solunum cihazı veya bir dilaltı hapının bulunmadığını iddia ettiler. Diğer yandan salonda spor eğitmeni olarak görev yapan Barış ve Can isimli eğitmenlerin Ulukartal'a yapacağı hareketler, beslenme, sağlıklı yaşam ve kullanılacak ilaçlar konusunda kapsamlı bir eğitmenlik yaptığı, bir ilaç listesi vererek sürekli olarak kullanmasını istedikleri Ulukartal'ın da bu listeye göre her gün yaklaşık 12 tablet aldığı öne sürüldü.

ÖNLEM ALMAK ŞART

Açıkçası kimsenin bilerek ve isteyerek böyle bir olay yaşanmasına göz yumacağını düşünmüyorum.

Ancak ortada büyük bir 'ihmal' olduğuna da katılıyorum.

Bana göre ihmal o an yapılan veya yapılmayan müdahalelerde değil. Şık, pahalı, lüks ve özellikli bir spor salonuna kapsamlı bir acil servis koymamakta.

Bunu akla bile getirmemekte...

Kardiyo çalışmalarının ağırlıklı olarak yapıldığı bir spor salonu; ayak burkulması değil kalp krizi ihtimali düşünülerek her şeye hazırlıklı olmalı.

İyi hizmet vermek için en kötü senaryoyu düşünmek gerekir.

Bin bir zorluk ve seçicilikle üye alınan spor salonunda 'seçilmiş' üyenin yaşamı, inanın bana 'havasından' daha kıymetlidir!

NEREYE BÖYLE?

Ne zaman bu kadar hırslandırıldık, ne zaman bu kadar 'aynı' olmaya zorlandık, ipin ucunu kaçırdım ben.

İnsanoğlu kaslı, ince ve kalkık popolu olmak için gerekirse sağlığını tehlikeye atacak kadar gözü karartmış durumda. Ve inanın bana bu sadece 'zengin kesim'de değil, büyük şehirlerin tamamında yaşanıyor. Zayıflama hapları peynir ekmek gibi satılıyor.

Protein tozlarının zararı tartışılmadan, araştırılmadan kepçe kepçe içiliyor.
Aman yanlış anlamayın, kendimi işin dışında bırakarak, yukarıdan bakarak söylemiyorum bunları. Zaman zaman benimde daha çekici olmak adına mantıksızlaştığım, saçmaladığım oluyor.

İşin aslında; bu kontrolsüzce gerçekleştirdiğimiz 'güzelleşme çabaları', 'tek tip kafa' ve 'tek tip vücut' olma yolunda hızla ilerlemekten başka da bir şeye hizmet etmiyor. Çalışmayan kafalar, düşünemeyen insanlar, üretemeyen toplum, robotlaşmış sistem içinde vücudunuz (muz) 'taş' gibi olsa neye yarar!
  
<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı