• $8,1524
  • €9,7244
  • 454.039
  • 1375.91
04 Mart 2012 Pazar

Sıkıntılarınızı Bakan'a anlatın!

Pozantı Cezaevi'nde tecavüze uğrayan 'taş atan çocuklar'la ilgili yazımdan sonra Adalet Bakanı Başdanışmanı Adnan Boynukara tarafından arandım.
Boynukara, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in sözcüsü aynı
zamanda.
Pozantı'da yaşananları konuştuk. Tüm süreci detaylı bir şekilde anlattı.
Çocukları Sincan Cezaevi'ne geçirdiklerinden bahsetti. 'Hücre' tartışmalarının yersiz olduğu çünkü çocukların sadece gece uyumak için tek kişilik koğuşa geçeceklerini onun dışında ortak kullanım alanlarında pedagog, psikolog ve öğretmenler eşliğinde yoğun aktivitelerde olacaklarını anlattı.
Hafta içi mahkum ve yakınlarından sayısız mektup aldım.
Özellikle tutuklu meslektaşlarımdan.
Adnan Boynukara'yı tekrar aradım ve meslektaşlarımızın cezaevi koşulları hakkında konuşmak istediğimi, bazı sorularım olacağını söyledim.
Kırmadı ve tüm sorularıma yanıt verdi.
Malum, tecrit meselesi gündemde... Ceza evinde yatan gazeteciler 'tecrit edilmekten' şikayetçi.
Zorla tuvalet temizletilmek istendiği iddiaları, sağlık sorunlarının giderilmediği, psikolojik savaş uygulandığı, kitap yazdığı için gece yarısı koğuş değiştirme cezasına çarptırıldığını iddia eden meslektaşlarımızla ilgili haberler artarak devam ediyor.
TECRİT YOK!
Günlerdir tartışılan tecrit meselesine Adalet Bakanlığı'nın cevabı şu; cezaevine giren herkese bir hasmın, kavgalın var mı, diye soruluyor. Hemen üzerine de kiminle kalmak istediği... Alınan cevaba göre koğuşlar belirleniyor. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan beraber kalacaklarını ya da kimseyi istemediklerini söyledi.
Bir süre beraber kaldılar, ama tahliyeler oldukça yer açıldı. Yönetmelikte aynı davadan yargılanan mahkumların yer sıkıntısı olmadığı sürece beraber kalamayacağı açıkça belli edilmiş. Bu sebeple bir süre sonra ayrılıp tek kişilik koğuşlara alındılar.
Odaları 10.49  metrekare. Odaların açıldığı 50 metrekarelik de ortak kullanım alanları var. Yani medyaya yansıdığı gibi 'tecrit' diye bir durum söz konusu değil.
Keza Odatv davasından yargılanan mahkumların Silivri 2 no'lu cezaevinden  1 no'luya alınması sonucu tekrar kendilerine sorarak, onayları alınarak koğuşlarına birer mahkum daha getirildi.
Bundan sonra Mustafa Balbay, Coşkun Musluk'la, Tuncay Özkan, Sait Çakır'la aynı koğuşu paylaşacak. Ahmet Şık ve Nedim Şener de tahliyeler sebebiyle açılan koğuşlara geçirildi. Onların durumu ise daha farklı. 'Savcılık Ahmet Şık ve Nedim Şener'in durumunu daha farklı ele alıyor. Açıkçası örgütsel yöneticilik pozisyonunda olmadıkları düşünülüyor. O sebeple bir arada kalmalarına izin veriliyor' diyor Boynukara ama Odatv davasında yöneticilik suçlamasıyla yargılanmayan diğer  gazetecilere bu hak tanınmıyor. Tekrar sormam üzerine 'Savcılığın kararı bu yönde. Hukuki gerekçeyi şu anda tam olarak bilmiyorum' diyor.
BİR DERDİNİZ VARSA BİZE YAZIN!
Açıkçası cezaevlerinde yaşananları duydukça nefesim kesiliyor.
Hele suçu ispatlanmamış meslektaşlarıma karşı büyük mahcubiyet içindeyim.
İnsanlık suçuna karşı elim kolum bağlanmış oturuyor, hayatıma aynen devam ettiğim için vicdan azabı çekiyorum.
Adnan Boynukara'ya meslektaşlarımın cezaevinde yaşadıkları deneyimlere dair duyduklarımı anlatıyorum. Kimi haber olmuş kimi duyulmamış bile...
Gayet samimi yanıtlıyor; cezaevlerinde hayat güllük gülistanlıktır demek maalesef imkansız. Cezaevleri zaten sıkıntılı yerler. Gökyüzünü dahi göremiyorsunuz, parmaklıklar arkasındasınız. Ama genel cezaevi sıkıntıları dışında bir insan hakları ihlaline uğrayan, bilinçli olarak kendisine yapılan bir muamele olduğunu düşünen her mahkum bize durumunu bildirebilir.
Cezaevlerinden yazılan her mektup okunur, onay verilen mektup adrese gönderilir. Ama cumhurbaşkanı, başbakan, başsavcı ve adalet bakanına yazılan mektuplar mutlaka yerine ulaşır. Mektup okuma komisyonu uygun bulmasa bile gönderimi engelleyemez, buna yetkisi yoktur. Bakan Bey'in kesin talimatı var. Cezaevlerinden gelen tüm şikayetlerle birebir ilgilenmek ve hemen müdahale etmek durumundayız. Yeter ki haberimiz olsun. Haberimiz olup da engellemediğimiz hiç bir durum söz konusu dahi olamaz.
GAZETECİYE TUVALET TEMİZLETTİRİLDİ Mİ?
Vatan Gazetesi Muhabiri Çağdaş Ulus'un 'tuvalet meselesi' medyaya yansıdığı anda haberimiz oldu. Derhal bir müfettiş gönderdik.
Ancak müfettişe verdiği ifade de basına yansıyan bilgiler doğrulanmıyor.
Görüntüleri de izledik, tuvalet temizletmeyle ilgili bir zorlama görmedik.
Ama 'müfettişle ilgili bir sıkıntı var, size yanlış aksettirilmiş denirse', itiraz edilirse de o konuyla tekrar ilgileniriz.
Çünkü hiçbir cezaevi yönetimi mahkuma ayrıca bir ceza veremez.
Yani bilinçli olarak insan hakları ihlali yapılıyorsa biz bunun önlemini alırız.
Ülkede 280'in üzerinde cezaevi var. Her birinde yaşananları hemen haber alamıyoruz. Aldığımız an konuya müdahale ediyoruz. Herkes şunu bilsin ki mahkum hakları, cezaevleri koşulları konusunda çok duyarlıyız.
Haksızlığa maruz kalıyorsanız bize bildirin, biz konunun üstüne gitmeye hazırız.
İNTERNET KULLANIMI...
Silivri Cezaevi'nde 'yatan' meslektaşlarımdan aldığım mektuplar üretmeye devam etmekte zorluk çekmeleri üzerineydi.
Yazı yazmak, gündemden kopmamak, araştırma yapabilmek ve tutukluluk süreçlerini üreterek değerlendirmek istediklerini anlatıyorlardı.
Bunun için cezaevi yönetiminden internet kullanımı talebinde bulunmuş ama izin alamamışlardı. Hazır fırsatı yakalamışken, bu konuyu da sordum. Adnan Boynukara kişiye özel internet kullanımlarının mahkumlar için söz konusu olmadığını, cezaevinde olmanın da bazı getirileri olduğunu anlattı. İnternet kütüphanede var.
Şahsa özel kullanım söz konusu değil. Bazı internet sayfaları da yasaklı. Bu koşullar kendilerine yeterli geliyorsa cezaevi müdüründen izin alarak kullanabilirler. Ortak alanları, spor, sanat, okuma üzerine her aktiviteye katılma hakları vardır. Bunlardan bilinçli olarak mahrum edilmeleri söz konusu değildir dedi.

Tuvalet temizletme meselesine cevap:
ADALET Bakanı Sadullah Ergin'in başdanışmanı Adnan Boynukara ile görüşmemi bitirir bitirmez, Maltepe Cezaevi'nde zorla tuvalet temizlettirilmeye çalışıldığı iddia edilen Vatan Gazetesi Muhabiri Çağdaş Ulus'un avukatı Hüseyin Ersöz'ü aradım.
Ve konuyu inceleyen müfettişin bakanlığa verdiği rapordan bahsettim. Ulus'un müfettişe verdiği ifadede kendisine zorla tuvalet temizletildiği bilgisi yokmuş dedim.
Ersöz, müvekkilim ısrarla müfettişe verdiği ifadenin yazılı bir kopyasını istemiş ama bu isteği yerine getirilmemiş. O sebeple ifade kopyası bende de yok. Ama böyle bir ifade vermiş olmasının mümkün olmadığını biliyorum. Çağdaş Ulus'a kolundan tutulup tuvalet temizletmek istediler. Bu kendisinin cezaevinde verdiği ifadede açıkça anlatıldı. Tutanaklara geçti dedi. Eminim bu konuya dair incelemeler devam edecek, Adalet Bakanlığı duruma sahip çıkacak ve hiçbir insana zorla tuvalet temizletmek gibi bir ayıba bir daha izin verilmeyecek.

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü