• $7,6997
  • €9,1377
  • 418.596
  • 1531.34
30 Haziran 2012 Cumartesi

Şike; 'erkek dünyasının' davası!

Çağlayan Adliyesi'ne Odatv duruşmalarından sebep, fazlasıyla aşinayım.  
Neredeyse binanın her yerini bilir, görevlileri tanır hale geldim.
Bu defa ilk kez başka bir duruşmaya 'tanıklık' etmek için adliye binasındaydım.
Fazlasıyla uzak olduğum futbol dünyasını sarsan Şike Davası'nda karar aşamasına gelinmişti.
Ülke tarihinde önemli yer alacak bir davayı görmezden gelmek mümkün değildi.
Binanın önü olağandışı bir güvenlik çemberine alınmıştı. Onlarca zırhlı polis aracı giriş kapısının önünde beklemekteydi.
Güvenlik kontrolünden geçtikten sonra duruşmanın görüldüğü salona doğru ilerledim.
Duruşma salonunun girişinde bekleyen özel güvenlik şirketinin görevlileriyle selamlaştım.
Dava farklı olsa da görevliler aynıydı.
Duruşma salonu da, mahkeme başkanı da, hatta hakimler de aynıydı.
En büyük fark; bambaşka bir dünyanın içine girmiş olmamdı.
ERKEK DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ
Dünyanın her yerinde futbol çoğunlukla erkeklerin egemen olduğu bir spor dalı.
Türkiye'de ise doz biraz daha fazla... Türkiye'de futbol demek erkek dünyası demek.
Yaşanan olaylardan, kimi zaman sinir kontrollerinin kaybolduğu, kabalaşıldığı hatta yıkıcı hal alındığını iyi bildiğimiz bir dünya.
Hayatımda bir maçı baştan sona izlememiş olduğum için, bırakın fanatizmi anlamayı futbolu yaşam biçimi haline getirenleri bile anlamakta zorlanıyorum.
Son zamanlarda yargılanan gazeteci ve askerlerin davalarına tanıklık ettim.
Ancak şunu söyleyebilirim ki, Şike Davası'nın duruşmaları hiçbirine benzemiyor.
Bir kere konu futbol olduğu için mahkeme salonundaki herkes tüm sanık savunmalarını ve sanık avukatlarını pür dikkat dinliyor.
Dinleyicilerin gönül verdiği futbol takımının adı yanlışlıkla kötü anılırsa sesler yükseliyor.
Diğer davalardan en büyük farklarından biri de sanıkların çoğunun eşleri, çocukları ve kadın yakınlarının duruşma salonlarına gelmiyor oluşu.
Mesela tutuklu sanıklardan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın bu konuya dair ailesinden özel istekte bulunduğu biliniyor.
Duruşmalara gelinmeyecek, sadece görüş ve açık görüşlerde bir araya gelinecek.
İster istemez fazlasıyla erkeklere özel bu dünya da ailesel duygusallığın yeri yok diye düşünüyor insan.
Aziz Yıldırım'ı ailesi adına erkek kardeşi Acar Yıldırım yalnız bırakmıyor. Duruşma aralarında koşup ağabeyinin yanına gidiyor.
Bu arada gazetecilerin yargılandığı davalarla Şike Davası'nın arasındaki belirgin farklardan biri de -yine işin içinde futbol olduğundan olsa gerek- duruşma esnasında ve duruşma salonunda başkana saygıda kusur edilmiyor.
Dedim ya, bu dava erkek dünyasının davası. Bundan sebep, duruşma salonuna bir kadın girdiği anda bakışların tamamı ona çevriliyor.
SEBEPSİZ YERE ALTI AY TAKİP EDİLDİM!
Son dönemlerin neredeyse tüm önemli davalarında sanık avukatı olarak görev alan Köksal Bayraktar, Şike Davası'nda da Aziz Yıldırım'ın avukatlığını yapıyor.
Bayraktar savunmasında, henüz ortada suç olduğu varsayılan bir şey yokken ve yasa değişikliği olmadan 6 ay önce müvekkilinin hem teknik hem fiziki takibe alınmış olmasına vurgu yapılıyor.
Sanki birileri Aziz Yıldırım'ın 'açığını' bulmaya kafayı takmış gibi...
'Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, dolandırıcılık, şike yapmakla suçlanıyoruz ancak bu üç suça dair tek bir delil bulunmamakta. Tanıkların verdiği ifadeler bu suçları doğrulamıyor. Teknik takipte başkanın cebinde bir zarf olduğu ve bunun içinde de para olduğu varsayılıyor. Varsayımı yapan takiple görevlendirilmiş polis memurları. Yani biz görevlilerin varsayımı üzerine hapis yatıyor ve yargılanıyoruz' diyor Bayraktar... En çok da Aziz Yıldırım'ın kaçma ihtimali olmadığı, bunun çok aşikar olduğu ve buna rağmen tutuklu yargılanmasının nedenlerini anlayamadığını söylüyor.
YEMEKLER KÖTÜ, CÜBBELİ AHMET İYİ
Diğer duruşmalarda olduğu gibi ara verildiği anda sanıklar salona gelenlerle sohbet imkanı buluyor.
Şike Davası'nın sanıklarının çoğu sigara içtiği için ara başladığı anda telaşla salon terk ediliyor.
Aziz Yıldırım'ı görmeye gelenler eline mektuplar sıkıştırıyor. Yıldırım, 'Boşuna vermeyin, aramadan geçerken hepsine el koyuluyor' dese de nafile...
Aziz Yıldırım Metris Cezaevi'nde yatıyor. Diğer tutuklular gibi o da yemeklerden şikayetçi.
Koğuş arkadaşı Cübbeli Ahmet Hoca'dan ise gayet memnun. 'Ona söz verdim, çıkınca maça getireceğim' diyor.
FUTBOLA DOKUNAN YANAR!
Futbol dünyası beni korkutuyor. Konuya dair müspet veya menfi bir yorum yaptığınızda hakaret yağmuruna tutulacağınız baştan belli.
Aziz Yıldırım'ın suçsuzluğuna inansan diğer takımın fantik taraftarlarının hakaretine uğruyorsun. Ya da tam tersi...
O gün duruşma salonundan yazdığım twitlere gelen yorumları okusanız, o gün yüzü görmemiş küfürler dudağınızı uçuklatır. İşin ilginç yanı, sadece o sırada savunma yapan avukatın ağzından çıkanları yazmış olmama rağmen şahsım hakaret yağmuruna tutuldu.
Ne yalan söyleyeyim kendimi şimdiden hasta derecede fanatik insanlardan alacağım hakaret maillerine hazırlamaya çalışıyorum.
'Sen neden sadece Aziz Yıldırım'dan bahsettin?' veya 'Neden onu aklamaya çalışıyorsun?' diye soracak olanlara peşinen yanıt vermek isterim; ben perşembe günü öğleden sonra duruşmayı izledim ve o gün Aziz Yıldırım'ın avukatı savunmasını verdi. Neye tanıklık ettiysem onu yazdım...

Önemli not: Cuma günü beklenen karar pazartesiye kaldı. Hafta sonu Meclis'ten çıkacak yargı paketi düzenlemesi sebebiyle Şike Davası pazartesi günü karara bağlanacak. Pazartesi, o duruşma salonundan ya tahliye ya da  tutukluluk kararı çıkacak. Bu karar da tamamen  hafta sonu Meclis'ten çıkan karara bağlı olacak...
Tüm davaları yakından takip eden, fikrine güvendiğim avukat arkadaşım Efkan Bolaç'a tahminini sordum. Aslında hukukta tahmin olmaz. Ancak; 'hukuk da çoktan rayından çıktı' derim ben ve Bolaç'ın tahminini sizlerle  paylaşarak yazıyı noktalarım;
Hükümle beraber tahliye kararı çıkabilir. Tahliye sevinci verilen cezayı unutturabilir.

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi