• $7,4805
  • €9,0729
  • 442.24
  • 1565.01
27 Mayıs 2012 Pazar

Fazıl Say Müslüman olmak zorunda mı?

Fazıl Say'ın çok konuştuğunu düşünüyordum.  
Çok konuşmak derken, konuşma eylemini sakıncalı bulduğumu ima etmiyorum, sıkıcı olduğundan bahsediyordum.
Her konuda konuşuyor ve hamle yapmak üzere dikkat çekici açıklama 'kovalıyor' gibi geliyordu bana.
Bu fikrimi de yazmıştım.
Fazıl kırıldı bana, belki de haklıydı bilemiyorum...
Aradan kısa bir süre geçtikten sonra çok konuştuğunu düşündüğüm Fazıl'ın üzerinde orantısız güç kullanılmaya başlandı.
Bir anda mağdur oldu Fazıl, ettiler
çünkü...
***
Siyasi figürler, otorite sahibi isimler, ünlü köşe yazarları hakaretler etti.
İlk başta 'sanatına lafımız yok' diyenler belli bir süre sonra 'sanatını da al git' der oldular...
Fazıl ise dozu hep artırdı.
Bir vurana on vurdu.
Çünkü cevap vermek, kendini savunmak onun demokratik hakkıydı ve o da sonuna kadar kullanıyordu.
Ülkenin en sık polemik yaşayan 'ünlüsü' haline geldi.
Son yılların iletişim metodu haline gelen Twitter sağ olsun, o da Fazıl'ı çok sevdi...
Fazıl, Twitter üzerinden 'fikirlerini' yazdıkça adı gazete manşetlerinden inmez oldu.
Fazıl yazdı 'millet' ona cevap verdi.
Belki de ülkenin en 'demokratik platformu'ydu şu Twitter.
Çünkü ortaya koyduğun fikre karşı herkes istediğini söyleme hakkına sahipti.
Hakaret mi ediyorsun, karşılığında 10 katı hakareti duymayı göze almışsın demektir.
Rezil olman an meselesi keza vezir olman da!
***
Ve son tahlilde; Fazıl resmen din düşmanı ilan edildi.
Twitter'da yazdıkları yani paylaştığı fikirleri nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı. Özetle; dini değerleri aşağıladığı gerekçesiyle Fazıl Say hakkında hapis cezası isteniyordu.
Ne yazmıştı Fazıl Say; din adamlarını, cennet-cehennem olgusunu alaya almıştı. Ha bir de, ateist olduğunu açıklamıştı.
Tüm bunlar dava iddianamesine de konmuş zaten.
Peki, Fazıl'a kim ve hangi hakla bunların hesabını sorabilirdi?
Hakim 'Nasıl dinsiz olabilirsin kardeşim?' diye bir soru sorabilir miydi?
Veya 'Müslümanların inançlarıyla alay ettiğin için seni hapse atacağız' gibi bir karar verilebilir miydi?
Durun, iyisi mi kafanızı hiç karıştırmadan basit birkaç soru sorayım ben.
Fazıl Müslüman olmak zorunda mı?
Fazıl herhangi bir dinin inaçlarına saygı duymak zorunda mı?
Sizin evinize gelip orucunuza karışmadığı, namaz kılarken yanınıza gelip sizi rahatsız etmediği, inançlarınızdan sizi vazgeçirmek için birtakım eylemlerde bulunmadığı sürece yani birinci dereceden hayatınızı etkilemediği sürece bunu nasıl 'suç' haline getireceksiniz merak ediyorum.

Fazıl'a saygı duyalım mı?
Son günlerde kime saygı duyulup kime duyulmayacağı konusunda müthiş bir karmaşa yaşıyorum.
Evet herkesin tartısı kendine ama bir de toplumun genel geçer ortak tartıları vardır, bilirsiniz.
Mesela; biz sanatçılara saygı duyarız.
Mesela; yaşlılara saygı duyarız.
Mesela; büyük başarı elde etmiş, bizi dünyada temsil eden kişilere saygı duyarız.
Mesela; biz yazar-çizer-düşünür takımına feci derecede saygı duyarız.
Ama şimdi bakıyorum da tiyatrocular 'kimsiniz siz' sınıfında, yaşlı anneler 'ananı da al git' sınıfında, yazarlar zaten hapishanede veya işsiz, en iyi durumda olanına canlı yayınlardan hakaret ediliyor, e peki kime saygı duyacağız biz?
Sadece bizimle aynı görüşte, aynı dinde ve aynı hayat tarzında olana mı?
Renk, ırk, dil ayrımı da yapacak mıyız?
Açıkçası sorum şu; biz Fazıl Say'a saygı duyacak mıyız?

Ya Fazıl'a bir şey olursa...
Ülkemiz geçmişte dini konularda açılımcı fikirlerini yazmış ve söylemiş insanların göz göre göre yok edilişine defalarca tanık oldu.
Madımak katliamı sonrası 'Ama Aziz Nesin de halkı çok tahrik etti' dendi... Ne o Aziz Nesin 'Sizin inancınız beni ilgilendirmez ama ben ateistim' diyordu...
Şimdi böyle utanılacak bir geçmişi olan, düşünceye, farklı olana saygıyı öğrenmemiş bir ülkede din düşmanı 'işlemesi' ile bir sanatçıyı yargılamak, nelerin yaşanmasına sebep olabilir siz söyleyin bana... Ama cevap vermeden önce de yakın tarihimizi şöyle bir canlandırın gözünüzde...
Peki en iyisi ben size bir soru daha sorayım, hatta bu son sorum olsun; Fazıl'ın başına bir iş gelirse, bizler Taksim Meydanı'nda yürüyecek ve yeni bir Ogün Samast'ı lanetleyip bunları bırakın bize 'abilerini bulun' konulu sloganlar mı atacağız?

<p>Moldova asıllı ses sanatçısı Leonida Timuş, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un son dönemdeki

Moldova asıllı sanatçı Macron'un İslamiyet karşıtı açıklamalarına Fransızca ilahi ile tepki gösterdi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi