• $7,5403
  • €8,9924
  • 414.137
  • 1541.98
25 Mart 2012 Pazar

Bu yaz politik seyahatler moda

Uzun zamandır söylüyorum; bugünlerde şehrin hangi kesiminde sosyalleşirseniz sosyalleşin konu mutlaka gündem, siyaset ve politika ekseninde dolaşacak.
Ülkenin üst kesiminden altına, cahilinden okumuşuna, gencinden yaşlısına tamamen politize olmuş durumdayız.
80'lerin apolitize olmuş gençlerini gelin bir de şimdi görün siz...
Düşünen, soran, sorgulayan insanlarla aynı kara parçasını paylaşıyor olmak umut verici.
Ancak her konuda olduğu gibi bu konuya da 'değişik' bakış açılarıyla dahil olmak isteyen insanlar yok değil. Bunlara  'moda takipçileri' desek çok da yanlış olmaz.
Oluşan ortamları, yeni akımları bir nevi moda olarak algılayıp kendi hayat biçimine uygun hale getirmek, aktiviteler yaratıp 'moda'ya dahil olmak...
Bu 'aktiviteler' genellikle çeşitli seyahatlerden oluşur. Dünyada başlayıp ülkemizi de etkisine alan birtakım 'moda'lara turizm sektörünün ayak uydurması sonucu işte o 'aktiviteler' ortaya çıkar!
Geçmişte de sık yaşadığımız bir durumdu aslında bu...
Mesela; bir dönem 'şarapçılık' sevdası vardı hatırlarsınız, yüksek bedeller ödenip yurtdışına 'şarap tadım seyahatleri' düzenlenirdi.
Sonra 'sanat seyahatleri' başladı. Yine fazlaca 'VIP' organizasyonlar eşliğinde dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen sanat fuarlarına katılmak moda
oldu.
Bir dönemin yıldızı 'GAP gezileri'ni unutmamız ise mümkün değil.
Hele hele 'yükselen Müslümanlık değerleri' sonrası yurdumuzun tüm renkli simalarının en az bir kere ve mümkünse toplu halde Umre'ye gittiğini de göz önüne alırsak konuya daha da benimseyerek bakabiliriz...

ERDOĞAN VE ANADOLU KAPLANLARINI TANIMAK...
Şimdilerde ise moda politize olmaksa bu demektir ki; şaraptan anlamak, zeytinyağı uzmanı olmak, organik tarımdan bahsetmek feci halde demode.
Haliyle bu konuları 'uzmanlık' boyutuna taşıyacak seyahatlerde fazlasıyla eski.
Ne yapacağız o zaman, politik seyahatlere katılacağız!
Şaka yaptığımı sanmayın. Böyle bir sektör var ve hızla gelişmekte.
Erken davranan turizmciler çoktan bu alanda yol aldılar bile.
Birçok Türk turizm firması da bu alanda faaliyet göstermeye başladı.
Ama en başarılı örneklerden biri; Political Tours adlı şirket.
Bu şirketin amacı politik yapılarını, iç karışıklıklarını, yaşamakta oldukları değişimleri medya aracılığıyla takip edilen ülkelere meraklılarını götürüp olayları yerinde gözlemlemelerini, uzmanlardan birebir bilgi almalarını sağlamak.
Political Tours'un bazı paket programları var. Devrim sonrası Libya, Bosna ve Sırbistan, Kosova, Kuzey İrlanda, Kuzey Kore, Etiyopya gibi... Ve pek tabii Türkiye için de iki farklı tur düzenlenmiş bulunuyor. Biri Türkiye ve Kürtler, diğeri Türkiye; Erdoğan ve Anadolu kaplanları...
Seyahat programları gayet dolu. Mesela Türkiye için yapılan program İstanbul'da başlıyor, Ankara'da devam ediyor ve Gaziantep'te son buluyor.
Geziye katılanlar; Kürt aktivistler, gazeteciler, bazı siyasi isimlerle buluşturuluyor. 'Ergenekon skandalı' diye adlandırdıkları konuyu incelemek ve bilgi almak üzere geziye katılanlar bazı gazetelere götürülüyor, bazı üniversitelerin profesörleriyle buluşturuluyor. Bu arada tercihe bağlı olarak tarihi yerleri de gezdiriyorlar. Katılımcılara 'AKP'den korkanlar' başlıklı bir bölüm bile hazırlanmış. Ülkenin değişen yüzü, Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi, İslam ve demokrasinin beraberliği gibi konular üzerine uzmanlar tarafından politik analizlerin sunulduğu yemekli toplantılar düzenleniyor.
En az 8 en fazla 18 kişilik bu turlar, katılım yetersiz kaldığında şirket tarafından iptal ediliyor. 8 günlük bu tur için tek yapmanız gereken ise 2500 euro ödemek. Ekstra 'aktiviteler' ve şehirler bu fiyata dahil olmuyor.

Yemiş atmak yasak!
Özellikle Türkiye turlarının ne kadar doğru bir çerçevede gerçekleştiğini bilmiyorum. Ülkeyi tanımak isteyen yerli, yabancı turistleri Taraf gazetesine götürüp orada bilgi almalarını sağladıkları düşünülünce kafamda soru işaretleri yanmadı desem yalan olur. 
Aslında, yabancı turistlerin gelip 'maymuna muz vermek, yemiş atmak yasak' mantığıyla ülkemi ve içinde bulunduğu durumu bir belgesel izlermişçesine ağzı açık gezmesinden rahatsız oluyorum.
Diğer yandan hem ülkemde hem dünyada politikaya kafa yorulmaya başlanmış olmasına seviniyor ama bunu zekasızca hayata geçiriyor olmalarına kızıyorum.
Hele Türk vatandaşların kendi ülkelerini tanımak için yabancı bir turizm şirketiyle seyahat etmeyi 'makul' bulmasına ise şok geçiriyorum!
Oldu olacak; sıcak çatışma, gösteri, miting yani kısacası 'canlı olay anı' yakaladığınızda da müşterilerinizden ekstra ücret talep edin. Vahşi doğanın, hayvanların arasında dolaşmak için kullanılan safari arabalarına doldurun insanları ve gezdirin. Onlarda ağızlarını kapatabildikleri anlarda sık sık fotoğraf çeksinler...

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı