• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
07 Ocak 2012 Cumartesi

Bu kadarı Orhan Pamuk için fazla!

Bu işin duayeni değilim, marka koruma ve yönetme işinden anlamam ama bazen durumu analiz etmek için görmeniz, okumanız yeterlidir.
Geçen haftalarda yazmıştım, Orhan Pamuk özel hayatını tanıtım malzemesi, konuşulma sebebi yapmaktan rahatsız olmuyor. Hatta bu durumu 'kitap öncesi tanıtım' olarak kullanıyor diye...
Pamuk'un geçmişine şöyle bir bakarsak hep gizemini korumuş kadınlarla karşılaşırız.
Evet, hepimizin üzerine serpilmiş 'Orhan Pamuk'un özel hayatı' adlı toz sebebiyle bilgimiz çoktur.
Ama hikayede adı geçen kadın bir şekilde gizemli bırakılır...
Geçmişte adı birçok kadın gazeteciyle de anıldı, onların 'kayıt dışı' anlattıkları 'aşk' dilden dile, fısıltı gazetesiyle dolaştı.
Sonra Pamuk, işi ilerletmek istedi. Fısıltı gazetesi ne kendisine ne de şöhretine yetiyordu artık.
Ne de olsa Nobel ödüllü ve ünlü bir yazardı.
Bir anda fısıltılar kesildi, gazetelerin magazin sayfalarında fotoğraflar yayınlanmaya başladı.
Goa plajlarında çekilen fotoğraflar hakkında neler düşündüğümü biliyorsunuz zaten. Tekrar tekrar yazmaya gerek yok.
O 'Goa plajı pozları' pek işe yaradı. Konken masalarında Orhan Pamuk'un mayo boyu, yazar sevgilisinin vücudunun güzelliği konuşuldu.
Tesadüftür ki; tam o günlerde yeni bir kitap çıkartmıştı piyasaya ve kapış kapış satıldı.
Asla bir Orhan Pamuk kitabı okumayacak ne kadar ev hanımı varsa 'yeni ilah', 'uslanmaz çapkın', 'entelektüel aşık', 'hem yazar hem romantik' adamın kitaplarını başuçlarına dizer oldu!
Diyorum ya 'albüm çıkarmadan önce yapılan gündem olma çalışmalarıyla aynı mantık'!..
Ama 'Goa aşkı' bile bir ölçüde gizemli kaldı..
***
Sonra olanlar oldu...
Orhan Pamuk, bu defa yeni bir kız arkadaşıyla tanıtım malzemesi olmaya 'tamam' dedi...
Ermeni asıllı, sıkça seksten bahseden ve bunu tablolarına da yansıtan iddialı bir sanatçı; Karolin Fişekçi ile New York'ta alışveriş yaparken bir gazeteye 'yakalandı'.
Elbette bu yakalanmanın fotoğrafları da beklenen sesi getirdi.
Birkaç gün sonra Fişekçi 'yakalandıkları' gazeteye röportaj verdi.
Röportaj 'Orhan yakalandığımızdan beri kapalı durumda. Zaten işlerinden başka konu konuşmayı sevmez' gibi tamamen Orhan, aklı 'mühim meseleler'le dolu biridir üzerine kurulu laflarla başlıyordu.
Ve;
- Tanıştığımızda bozalı resimler yapıyordum o da bir bozacıyla ilgili roman yazıyordu.
- Masumiyet Müzesi'ndeki gibi evde başlayan ve evde yaşanan bir aşk bizimkisi.
- Masumiyet Müzesi'ndeki Füsun karakteriyle aynı şeyleri yaşadım. Orhan başkasıyla biliniyordu (Hintli yazar Kiran Desai) ama aslında benimleydi.
- Orhan bana Kar der. Ben de şimdi resimlerime 'Kar' diye imza atıyorum...
Gibi kariyer ve aşkın birbirine iliştirildiği açıklamalarla doluydu.
Sonrasında Karolin Fişekçi hiç susmadı...
***
Beklenmeyen bir gelişme yaşandı ve 'uslanmaz entelektüel çapkın' Orhan Pamuk'un gayrimeşru çocuğu çıktı piyasaya.
İddia edildiğine göre; Orhan Pamuk'un Almanya'da dünyaya gelen oğlunun annesi Hamburg Üniversitesi'nde Türkoloji Bölümü akademisyenlerinden Prof. Catharina Dufft. Alman profesör, Orhan Pamuk'la yazarın 2005 yılında Alman Yayıncılar Ödülü'nü aldığı günlerde tanışmış. Dufft'un oğlu Albert de 2006'da Orhan Pamuk Nobel Ödülü'nü almadan dünyaya gelmiş. Ve Pamuk bu çocuğun gizli kalmasını istemiş. Maddi destek sağlamış ama oğlunu hiç görmemiş. Dufft da şimdilerde Pamuk'a babalık davası açıyormuş falan filan...
***
Karolin Fişekçi gazetelere bu konuyla ilgili de röportajlar vermeye başladı.
Dedi ki; 'Demek ki bir kadının Alman ve profesör olması onun böyle kadınca oyunlar oynamasına engel değilmiş. Hem 'Çocuğumu ben tek başıma da doğurur ve bakarım' diyerek modern Batılı bir tutum izleyip hem de 'Çocuğuna sahip çık' demek büyük çelişki.'
İnsan esas Karolin Fişekçi'nin çizdiği imaj ve bu ilişkiyle ilgili yaptığı açıklamalar arasındaki çelişkiye şaşırıyor!
Bu ne tuhaf ilişki demekten kendini alamıyor.
Orhan Pamuk'un bu açıklamalara izin vermesini anlamlandıramıyor.
Bu ilişkinin basına yansımasının Karolin Fişekçi için mi Orhan Pamuk için mi 'faydalı' bulunduğunu anlamakta zorlanıyor!
***
Bugüne kadar yarattığı tüm magazin gündemlerine rağmen Orhan Pamuk, Rüya adlı kızına düşkünlüğü ve eski eşi Aylin Türegün'e olan vazgeçilmez aşkıyla anılırdı. Bu ailesel bağ yine belli bir gizemle sunulurdu bizlere. Orhan Pamuk'un özel hayatı merak edilir ve üzerine konuşulurdu... Şimdi iş onun planladığından çok farklı bir yere geldi. Belki magazin dünyasını bilmediğinden, pis bir çamura battı veya batırıldı.
Orhan Pamuk gibi bir marka ancak bu kadar vahim şekilde yönetilip, bu kadar ayağa düşürülebilirdi. Ama kim bilir belki de ben yanılırım ve ayağa düşme olarak adlandırdığım bu durum Orhan Pamuk okurları tarafından yeni kitabına satış rekorları kırdırarak taçlandırılır!

HAKLI ÇIKTIM!
Hatırlarsanız Karolin Fiçekçi ve Orhan Pamuk aşkını ortaya çıkartan o 'yakalanma' anı fotoğraflarını yorumlamıştım. Demiştim ki; bu fotoğrafların ardından yeni bir kitap gelebilir. Çünkü bu durum Orhan Pamuk'un adeti haline geldi. Aşkınla gündeme gel, insanlar seni konuşsun ve kitabın satsın! Maalesef haklı çıktım. Pamuk'un eski İstanbul hikayelerini anlattığı (hikayelerden biri de Karolin Fişekçi'nin bahsettiği; bozacı) 'Kafamda Bir Tuhaflık'  adlı yeni romanını çok yakında raflarda görecekmişiz!

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı