• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
19 Mayıs 2012 Cumartesi

Bekir Coşkun'a sahip çıkmak bana mı kaldı?

Birkaç hafta önce Bekir Coşkun'un 'korkuyorum' diye yazdığı twitter iletisini okuduktan sonra donup kaldım.
Gözlerim doldu.
Dudağımı ısırdım.
Yılların Bekir Coşkun'u ölüm tehditleri alıyor ve korkuyor.
Hangimiz korkmuyoruz ki?
Onun farkı şu; korktuğunu gizlemiyor aksine haykırıyor.
Hayatından endişeli, hedef gösterilmekten şikayetçi.
Kendi kendime 'Bu bizim ayıbımız, utanmalıyız' dedim.
Yazmaya karar verdim; 'Bekir Coşkun'un öldürülmekten korktuğu bir ülkede yaşamaktan utanıyorum' diyecektim.
Sonra durdum...
Benim yazmam fayda getirir mi ki, hiç sanmam. Şahsen tanışmadığım Bekir Coşkun'la aynı 'çete'ye dahil olmakla 'karalanacağım' daha yazmadan belli...
Hem biraz da başkaları yazsın, itiraz etsin, hoşnutsuzluğunu dile getirsin, sahip çıksın meslektaşına.
Hep ve tek mutsuz ben olamam ya!
Kim kovulur, kim haksızlığa uğrar, kim adaletsizlikle baş başa kalırsa ben kendimi o konunun içinde buluyorum.
Açıkçası nefret ediyorum bu 'her şeye muhalif' durumda kalmaktan... Herkes özgürce yazsa, bana düşen konuların da sayısı 'normalleşecek' şüphesiz. Ama bakıyorum kimseden ses yok o zaman mecbur hissediyorum, susamıyorum, kabullenemiyorum bu durumu. Sonuçta bu sefer, bu topa girmeme kararı aldım.
Yaşananları izledim, uzaktan.
Birkaç cılız ses çıkar gibi oldu ama hemen söndü...
Aradan geçti haftalar...
Şimdi Bekir Coşkun tekrardan hedefte, hem de daha da dikkat çekici biçimde.
Milyonların önünde, yeri parmakla gösteriliyor.
Savcılığa çağrılıyor, düşmanlıklar artırılıyor.
Ne o, yazılarıyla, yazdıklarıyla 'muhattap'larını kızdırıyor!
Kim ki o, nereden buluyor bu hakkı, bu haddi?!
Yazar mı? Gazeteci mi? Sanatçı mı? Kim onlar kardeşim, kim?
***
Bekir Coşkun'a Kemal Kılıçdaroğlu sahip çıkıyor. Siyasi arenada, siyasi tartışmaların arasında kalıyor Coşkun'un adı. Oysa siyasetten, siyasi figürlerden bıkmışız. Onların arasında yaşanan 'iktidar kavgalarından' da.
Nerede gazeteciler, nerede örgütler, nerede konseyler?
Bekir Coşkun CHP milletvekili mi yoksa gazeteci mi?
Kim ona esas sahip çıkması gerekenler ve neredeler?
Öyle günler yaşıyoruz ki; meslektaşlarımızın rezilliklerini, el etek öpen, adam satan, ilkelerini unutan, omurgasız olduklarını ispat eden günler... Aslında, çoğunun nasıl içi boş, şerefi-haysiyeti oturduğu koltuktan, sahip olduğu köşeden ibaret adamlar olduğunu öğrendiğimiz günler yaşıyoruz.
Deprem esnasında sendeleyip de ayakta kalan tek bir adam olmaz mı yahu?
Hepsi yerlerde, bir kenara tutunup da tekrar ayağa kalkamayacak kadar da korkuyorlar.
Ya köşeleri ellerinden alınırsa, ya yıllardır kazandıkları para kesilirse diye düştükleri yerde ağlıyorlar, 'artık gazetecilik yapılamaz' diyorlar. İnsanın küfredesi, 'Yuh' diyesi geliyor...
Bize mesleği, ahlakı, etiği öğretenler meğer ne ahlaksız ne etiksiz adamlarmış...
Esas korkması gereken, kaçması,  satıp-savıp bizleri terk etmesi gereken adam hala 'gazeteciliğe devam' derken, hala bildiği çizgide, doğrusunda devam ederken hiç utanmıyorlar, 'karanlıktan korkan çocuklar gibi ağlamaya, sızlanmaya' devam ediyorlar.
Şu halinizle size ben bile saygı duymuyorum ki bir 'başkası' duysun!
Bekir Coşkun, gazetelerden 'kovulmuş', yok sayılmaya, susturulmaya, 'kırılmaya' itilmiş bir kalemdir.
Hep söylüyorum 'bugün ona, yarın sana'... Bunu aklınızdan çıkartmayın!

RTÜK alkışlanmayacak mı?
Ülkenin en sık ve en ağır biçimde eleştirilen kurumlardan biridir RTÜK. Sadece 'bu dönem'in değil, var olduğu  ilk günden beri yemediği dayak kalmamıştır. Geri kafalılık ve cehaletle suçlanmış bir kurumdur...
İtiraf etmem gerekirse, ben de  uygulamalarının çoğunu saçma ve gülünç bulmuşumdur.
Bu sefer ise farklı...
Hemen anlatayım; Habertürk'te yayınlanan Esin Övet'in 'Alt Üst Muhabbetler' programına Cemil İpekçi konuk olmuştu. İpekçi cinsel tercihi, özel hayatı ve eşcinsellik üzerine 'kendi fikirlerini' anlatmıştı.
Sorulan sorulara yine 'kendi özel hayatı' üzerinden yanıtlar vermişti.
Programdan sonra başta Akit gazetesi olmak üzere bazı yayın organları RTÜK'ü göreve çağırmış ve bu 'rezaleti' cezasız bırakmaması gerektiğini vurgulamıştı.
Onca tahrik, baskı ve ateşlemeye rağmen RTÜK'ten gelen yanıt 'ifade özgürlüğüdür' oldu.
Yani doğru olan, olması gereken kararı vermişti.
Gelişmiş bir ülkede 'bizden olmayan susacak' gibi bir sistem uygulanamazdı zaten!
RTÜK kararlarını ve RTÜK yönetimini sıkça eleştiren bizlere düşen ise bu bakış açısı ve tahriklere kapılmadan verdiği doğru, ilerici karardan ötürü RTÜK'ü alkışlamak oldu.

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Kurşun kalemlerin ucunda sanat