• $7,5143
  • €9,0765
  • 443.347
  • 1525.58
02 Ocak 2011 Pazar

İç hat pazarında havayolu enflasyonu

Tolga Turgut
Tolga Turgut
YAZARIN SAYFASI

Antalya merkezli başarılı charter havayolu şirketi Sky, ocak ortası itibarıyla tarifeli iç hat uçuşlarına başlayacağını ilan etti. Böylece iç hat pazarında tarifeli uçan havayolu sayısı dokuza çıkıyor.

Sektörde kısa bir süre önce Turkuaz Havayolları'nın başarısızlıkla sonuçlanan iç hat tarifeli uçuş teşebbüsü belleklerimizde tazeliğini koruyor. Sky Havayolları Turkuaz'dan çok daha tecrübeli ve başarılı bir geçmişe sahip ancak Türkiye'de iç hat tarifeli pazar da kanımca artık olgunluk devresine ulaşmış durumda. Tüm işletme kitapları olgunlaşmakta olan pazara penetrasyonun özellikle finans ve pazarlama açısından ne kadar zor bir süreç olduğundan bahsederken Sky Havayolları'nı cesaretlerinden dolayı tebrik ediyor ve başarılar diliyorum. 
Sky Havayolları iç hat üssü olarak İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa'yı seçmiş durumda. Başlangıçta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Diyarbakır, Van ve Trabzon arasında uçmayı planlıyorlar. Havayolunun ana şirketi Kayı Grup patronu Talha Görgülü'nün beyanatına göre düşük maliyetli havayolu (DMH) konseptinden farklı bir iş planlarına sahipler. Zira uçacakları Boeing737-400 modellerinin koltuk aralıklarını genişletmek için 170 koltuk yerine 162 koltuk ile daha konforlu bir yolculuk amaçlanmış. Alkollü içki haricinde ikramlar bilet fiyatına dahil olacak. Uçuşlarda dakiklik büyük önem taşıyor. Teorik olarak bütün bu planlamalar kulağa hoş geliyor ancak şahsi görüşüme göre başarılı olmaları çok zor. Zira iş planları detaylı gözükmüyor. Ayrıca, 15-20 gün sonra uçuşların başlanacağı bu kadar zorlu bir pazarda, bilet satışları ve pazarlama faaliyetlerinin en az altı ay önce başlamış olması gerekiyordu. 
İç hat tarifeli havayollarımız, THY, Anadolujet, Sunexpress, Pegasus, Onur, Atlasjet, İzair, Borajet ve Sky ile toplam dokuz sayısına ulaşıyor. Açıkçası ben havayolu sayısındaki artışın bundan böyle iç hat yolcu pazarının yıllık çift haneli rakamlarda büyümesine etki edeceğini düşünmüyorum. Zira iç hat yolcu liberalleşmesi 2003 yılında başladı, sekizinci yılına giriyor. Bu da artık pazarın olgunlaşma evresine girdiğinin bir göstergesi. Sektörel liberalleşme reformları olgunlaşma evresine girince pazarın büyüme oranı genelde ülke gayri safi milli hasıla büyüme oranına paralel seyreder. Pazarda bu noktadan sonra ölçek esas olur ve birleşme ile satın almalar artar. Sky Havayolları'nın ana şirketi olan Kayı Grubu, tur operatörlüğü, acentelik ve otel işletmeciliği konusunda ciddi bir tecrübeye sahip, ayrıca tüm yatırımları turizm sektörüne endeksli. Turizm sektöründe yaşanacak ciddi boyuttaki bir kriz özellikle tarifeli havayolu taşımacılığı da yapacak olan kuruluşu finansal krize sokacaktır. Tarifeli ile tarifesiz havayolu taşımacılığı risk açısından çok farklı alanlardır. Tarifeli taşımacılıktaki türbülanslı kısa bir dönem bile Sky Havayolu'nun başarılı olduğu charter pazarındaki durumunu da tehlikeye atacaktır. Bölgesel taşımacılık yapan Borajet'i ayrı bir yere koyarsak 45-50 milyon yolcu/yıl hacmindeki bir pazara sekiz havayolu çok fazla. Bugün yılda 500-600 milyon yolcunun taşındığı ABD iç hat pazarında bile 17-18 havayolunun faaliyet gösterdiğini düşünürsek ne demek istediğimiz zannediyorum daha net algılanacaktır.

BODRUM HAVALİMANI KARGAŞASI
Hatırlanacağı üzere 2006 yılında Bodrum Havalimanı terminali için yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilen ihaleyi, bu alanda hiç tecrübesi olmayan Teknotes firması ile ihalede yeterlilik almak amacıyla ortak olduğu Belgrad Havalimanı kazanmıştı. İhale bir ara iptal edilmiş ancak daha sonra tekrar aynı gruba verilmişti. Ancak bugün gelinen noktada inşaatı bile başlanmamış olan proje için Teknotes grubu haklarını İtalyan inşaat şirketi Astaldi'ye vermek üzere anlaşmış gözüküyor. İhale şartnamesine göre 2011 Mayıs ayında tamamlanması gereken terminal inşaatı ile ilgili bundan sonra nasıl bir çözüm yolu bulunacağını tüm kamuoyu merakla bekliyor. Muhtemelen inşaat projesine yapılacak ilave tadilatlar karşılığında işletim süre uzatımı konusunda DHMİ ile anlaşacaklardır. Bu ihalenin çok da ideal bir şekilde sonuçlanmaması ve kazanan grubun tecrübesizliği konusunda bu köşeden detaylı yazılar yazarak yetkilileri uyardığımızı çok net hatırlıyorum. Dileriz ki DHMİ bundan böyle yapacağı ihalelerde gerekli dersleri alarak yoluna devam eder. Aksi halde konu hakkında know-how'ı olmayan ama duruma sadece inşaatçılık mantığı ile yaklaşan grupların kamikaze yaklaşımları sonucu gereksiz zaman ve milli servet kayıpları yaşanmaya devam eder.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı