• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
5 Aralık 2010 Pazar

Havayolları devlet desteği bekliyor

Emirates, Etihad, Ryanair, Korean, Cargolux, Norwegian, Oman, Pegasus, Virgin Blue ve Wizz Air gibi havayollarının üye olduğu 'Aviation Alliance' ittifakı, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak, bütün ülke havayollarının Airbus veya Boeing'den uçak satın alma konusunda devlet desteği alabilme seçeneğine sahip olması gerektiğini belirtti. Bahsedilen devlet desteğinin adı ihracat kredisi/finansmanı (export credit/financing).
Genel anlamda devletlerin havayollarına uçak satın almaları için ticari kredi sağlamak üzere destek vermesi, diğer bir ifadeyle devlet sübvansiyonu anlamını taşıyor. Üyelere bakarak anlaşılacağı üzere Aviation Alliance'ın Avustralya'dan Avrupa'ya oradan da Ortadoğu'ya kadar geniş bir yelpazesi bulunuyor. Köşemizin düzenli okurlarının hatırlayacağı üzere 2008 yılından beri küresel ekonomik resesyonun havayollarında öncelikle en büyük darbeyi uçak finansmanına vuracağından defalarca bahsetmiştik. Tabii ki bunu tahmin etmek için Einstein olmaya gerek yok, zira havayollarının en önemli kapital yatırımı uçaklar... 

Havayollarında ekonomik resesyon ile gündeme gelen finansman sıkıntısı, aslında 80'li yılların başında Boeing ile Airbus'ın gayri resmi olarak yaptığı anlaşmadan kaynaklanıyor. Söz konusu anlaşmaya göre bu kurumların üretim yaptığı ülkelerde tescilli havayolları devlet ihracat desteği (government export support) alamıyor. Mesela Lufthansa, Airbus'tan uçak satın almak isterse ticari kredi başvurusuna garanti veya kefalet boyutunda devlet desteği sağlayamıyor. Konjonktürel olarak 80'lerden 2000'li yıllara kadar iki üretici firmanın daha da küreselleşmesini sağlamış olan bu anlaşma, özellikle Avrupa coğrafyasının değişmesi sonucu havayolları açısından büyük finansman sıkıntıları yaratıyor. Konu ile ilgili olarak OECD de bir yıldır çalışmalar yaptığını açıkladı. Hatırlanacağı üzere 2007 yılının sonuna kadar dünyada likit yoğunluğu yaşanırken havayollarının finansman opsiyonları çok çeşitli idi. Ancak resesyon süreci dünyada bir likidite sorunu (credit crunch) başlattığı için bu konunun da tekrar değerlendirilmesi gerekiyor. Özetle, havayolları herhangi bir üreticiden uçak satın almak istediklerinde ticari kredilerine devlet desteği alamadıkları durumda finansman opsiyonları çok sınırlanıyor ve sektörün geleceği olumsuz yönde etkileniyor. Öte yandan Boeing ve Airbus'ın konuya bakış açıları ile 80'li yıllarda yaptıkları oligopolik centilmenlik anlaşmasının revize edilebilmesi bana çok kolay gerçekleşebilecek gibi gelmiyor.

Örnek alınması gereken havayolu: QANTAS
Kasım ayı başında Avustralyalı Qantas Havayolları'na ait Airbus380 uçağı motoru yandığı için Singapur'a acil iniş yapmak zorunda kalmıştı. Bunun üzerine havayolu filosundaki 6 uçaklık, Rolls Royce motorlu A380 filosunun seferlerini 3 hafta boyunca durdurmuş, bu tavır ise sektörle ilgili herkesin dikkatini çekmişti. Zira aynı motorlara sahip süper jumbo A380 uçaklarının diğer malikleri Singapore ve Lufthansa, uçuşlarına devam etmişti. 

Sektörde kimileri Qantas'ın ekstra hassasiyet gösterdiğini vurgularken, diğerleri ise alkış tuttu. Naçizane ben alkışlayanlar arasındayım, zira uçuş emniyetiyle ilgili hassasiyetleri şirket içinde emniyet kültürünün ne kadar yerleştiğini gösteriyor. Üç hafta boyunca altı tane dev Airbus380 uçağının seferlerini durdurma cesaretini gösterebilmek dünyada çok az havayolu yönetim kurulunun veya CEO'sunun becerebileceği bir husus. Kısa vadede maddi kayıplarının yüzlerce milyon dolar olduğu aşikar. Ancak uzun vadede kazançlı olan Qantas markası.

Dikkatinizi çekmek isterim, Qantas'ın uluslararası uçuşlarının hepsi okyanus üzeri ve uzun menzilli. 1951 yılından bu yana hiç ölümcül uçak kazaları olmaması da emniyet kültürlerinin başarısını perçinleyen başka bir kanıt. Neredeyse altmış yılda sıfır ölümcül kaza istatistiğini ülkemiz havayollarının istatistiği ile karşılaştırınca insan Qantas'a daha da hayran oluyor. Avustralyalı havayolu, THY'nin de son yıllarda dahil olduğu dört yıldızlı havayolları kulübüne dahil ve Skytrax değerlendirmelerine göre genelde hep dünyadaki ilk 5-6 havayolundan biri. Emniyet kültüründen dolayı bir havayoluna 5 yıldız verilecekse benim bir numaralı adayım her zaman Qantas. Dilerim THY başta olmak üzere ülkemiz havayolları da uçuş emniyeti konusunda yeniden Amerika'yı keşfetmek veya dar vizyonlu ego tatminleri ile vakit kaybetmek yerine, bir an evvel Qantas'ı case study olarak çalışır ve örnek alırlar.

<p>Akşam Gazetesi Yazarı Kurtuluş Tayiz, 'Markar'ı çok erken kaybettik. Markar hayat, yaşam doluydu.

'Anıları ve geride bıraktıkları bize ışık tutacak nitelikte'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi