• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
10 Temmuz 2011 Pazar

Susam Sokak ve Tünel'in leziz mekanları

Tayfun Topal
Tayfun Topal
YAZARIN SAYFASI

Popüler mekanın formülü basit; güzel yemek, keyifli mekan ve farklı ambiyans... İstanbul bu konuda gerçekten sonsuz seçenekler sunmakta, her gece dışarıda olsanız da hepsini takip etmeniz imkansız.

Havaların ısınmasıyla beraber insanlar kendilerini sokaklara attılar haliyle. Sokaklar dolup taşarken, Cihangir Susam Sokak da kalabalıktan yana nasibini aldı. Şu sıralar oldukça popüler olan Susam Sokak'taki White Mill Cafe'ye gittim arkadaşlarımla. İlginçtir, hangi gazeteye baksam, kiminle konuşsam, herkes orada. İlk defa gidiyordum ve iyi ki de gitmiştim. İstanbul'un gürültü kirliliğinden tamamen uzaklaşıp, huzurlu bir ortamla baş başa kaldım. 2 kattan oluşan ve tamamen defne ağaçlarıyla kaplı ve 100 kişiyi ağırlayabilen büyük bir bahçesi var, herkes görsün isterim. Dostlarımla bir arada güzel vakit geçirebileceğimi hissettiğim mekanın yemeklerini merak ettim; kahvaltı mönüsünü incelerken bir şey dikkatimi çekti. Zeytinyağını Ayvalık'tan, kaşarı Kas'tan, satsumayı Bodrum'dan ve yöresel bazı reçelleri de Antakya'dan getirtiyorlarmış. Klasikleşmiş kahvaltı tabağında sahanda sucuk, yumurta ve menemen çeşitleri sunuyorlar. Böylesine bir ortamda kahvaltının keyfi tarif edilemez sanırım. Ana yemeklerinde ise tarhana çorbası, makarna - noodle çeşitleri, çentik kebabı, buharda zencefilli levrek ve köri soslu tavuk yemekleri yer alıyor. Mutfak şefi Muammer Güngör'ün tavsiyesi üzerine, gerçekten de Fransız usulü pişirilmiş bonfile yedim. Uzun zamandır böylesine lezzetli bir bonfile yememiştim. Sunumuyla da benden tam not aldı. Ayrıca White Mill Cafe'nin muazzam kokteyllerini mutlaka denemelisiniz. Ödüllü barmeni tarafından hazırlanan karadut votka, satsuma, ve 'passion fruit' votka kokteylleri çok başarılı...
TÜNEL-QUE TAL TAPAS& BAR
Tünel sokaklarında turlarken küçük ve şirin bir bina gözüme ilişti. Arkadaşlarımın günlerdir bahsettiği Que Tal Tapas Bar'a gelmişim meğer. İspanya'da başlayıp dünyayı etkisine alan tapas kültürünü yaşatan bir ortamı var mekanın. Türk yeme-içme kültürüne yakın, ufak tabaklarla ve çok çeşitli mezelerle hazırlanmış küçük porsiyonlarla tapas konseptini kendilerine özgü yorumlamışlar. Menüde 40 çeşit soğuk ve sıcak tapa yer alıyor. Tapanın doğum yeri San Sebastian'dır ve Madrid'den esinlenerek hazırlamışlar bütün yemekleri. Madrid'in sevilen mekanları Mercado de la Reina ve Cilantro Gastrobar'ın şeflerinden de salmarejo (dometosli soğuk çorba) ve pulpo (ahtapot) gibi özel tarifler bulunuyor. Menüdeki yemek seçenekleri inanılmaz. Balık sevenler için 'pan con' çeşitleri (ekmek üzeri tapalar), çıtır kalamar, balık tempura, asma yaprağında balık ızgara ve sarımsaklı karides sunuyorlar. Et sevenler için ızgara bonfile, ince bulgur kaplı pirzola, domuz jambonu ve sucuğu gibi lezzetler bulmak mümkün. Muhteşem lezzetli tapaların yanında olmazsa olmaz dedikleri Sangria içmeyi sakın ihmal etmeyin, benden söylemesi.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'ta 388 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

Haftanın Fotoğrafları (08-14 Ocak)