• $33,0698
  • €36,1891
  • 2616.6
  • 11139.5
20 Haziran 2024 Perşembe

Türkçe Bilmeyen Nadan

B.

Yahya Kemal merhumun "Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden / Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden" beytine nazire yapmaya kalkışacak olsak sanırım "Çok insan anlayamaz eski şi'rimizden..." diye başlamamız gerekir. "Efendim, biz sizler kadar şanslı bir nesil değiliz; kendilerinden istimdad dileneceğimiz üç beş büyük kaldı. Ya biz kime gidelim?" diye sorduğumda Sadettin Ökten hocamıza "al eline bir divan ve sığın, bak neler bulacaksın onda" buyurmuşlardı. Bu tenbih, birkaç yılda birkaç defa kulağıma küpe diye takıldı. Hocamız sayesinde Yenişehirli Avni'yi ve divanını tanıdım. Zihnimi meşgul eden nice beyti oldu hazretin. Buna mukabil son günlerde zihnimi en çok meşgul eden hadisenin cevabını da yine bir divanda buldum. Büyüklerin tenbihatına illa vela olmadan kulak asmalı.

Daha evvel yazdım, pek çok mecrada da dile getirdim; Türkçemiz üç cihetten büyük yara aldı: her şeyden evvel dilimizin melodisi ve ahengi bozuldu. Gençlerimiz Amerikanca bir melodi ile konuşuyorlar dilimizi. 10 metre mesafede konuşan iki kişinin konuştuğu lisanı, konuştukları tek kelimeyi anlamıyor dahi olsanız, tahmin edebilirsiniz. Farsça, İngilizce, İtalyanca, Rusça... bir tespitte bulunabilirsiniz ve bu tespiti size dilin melodisi ve ahengi mümkün kılar. Şimdi Allah aşkına yeni yeni ortaya çıkan vrak vrak teenager Türkçesini işitince Türkçe konuştuklarına ihtimal verebilir misiniz? Hala kulağımda çınlayan, çocukluğumun Beşiktaş'ının Arnavut manavının (rahmet olsun) Türkçesinden eser yok. İkinci büyük kaybımız kelime hazinemizin giderek fakirleşiyor olmasındadır. Ve nihayetinde dilimizin sentaksı, Türkçeye hiç de uygun olmayan bir şekle büründü. Ne yapmalı, ne etmeli diye düşünürken, Hadikatül Cevami sahibi Ayvansaraylı Hafız Hüseyin Efendi'nin divanı geldi hatrıma. Demek eskiden de Türkçe bilmeyenler varmış ve bunlardan şikayet ediliyormuş dedim. "Türki bilmeyen nadan" ifadesi bu neticeyi doğurur. Velakin bu durum eskiden istisna iken şimdi vasat haline gelmiş. Endişe etmekte o kadar da haksız olmasam gerek. Hazretin divanına sığındım ve bir süredir aşağıdaki beyitleri okuyup okuyup düşünüyorum. Bu vesileyle alakanıza sunmak isterim. Bilmem size neler söyleyecek?

Hep bilürler sühan-verân-ı fehîm Fenn-i nahv olduğun mühimm-i azîm

Söylenir mi tekellüm ü güftâr Anda nahv olmasa edâya medâr

Anlanur mıydı lafz-ı nazm-ı Kerîm Nahv u i'râbun itmese tefhîm

Türkî vü Fârisî cemî lisân. Cümle nahv ile virdi hüsn-i beyân

Vardur im'ân iderse sem-i kabûl Lafz-ı Türkîde fâ'il ü mef'ûl

Gerçi Türkî bilemeyen nâdân Nahvini itmez ekser iz'ân

Müfredâtın bilürken ol ebter Söylese sohbetinde halk güler

Bâhusûs ekseri beyân-ı fünûn. Oldu elkâb-ı nahv ile meşhûn

Rağbet ile tutun bu fenni azîz. Oldu nihrîr sâhibü't-temyîz

Oldu bu fen lâzımu't-tefhîm Gerçi çoğ idi bî-nazîr-i rakîm

Gördi emsâlini tetebbu iden. Kâfiye tavrın üstüvâr u hasen

Bast olunsaydı remz olan elkâb. Bir nice cümle sığmaz idi kitâb

Anlamazken me'âli nice harlar Lafzın etfâle itdirür ezber

<p>Trump'ı 'kaçak göçmenler' kurtardı...</p><p>Yasa dışı göçmenlerle ilgili tabloyu okumak için başı

Trump'a suikast girişimi neden öngörülemedi?

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat! İşte en çok para kazandıran meslekler

Kıbrıs Barış Harekatı'nın az bilinen fotoğrafları! İlk kez göreceksiniz

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Temmuz 2024)