• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
01 Aralık 2020 Salı

Biz çarşı pazar müşterileri

Taceddin Kutay
Taceddin Kutay
YAZARIN SAYFASI

Alman Piskopos Heiner Koch, günümüz Avrupalısının dine yaklaşımını şu cümlelerle özetliyor:

“Günümüz insanı için Kilise çoğunlukla bir süpermarketten fazlasını ifade etmiyor. İçine girdiğinde ilgisini çeken fırsat ürünlerine yöneliyor. Örneğin Kilise’nin işlettiği okullardan, bakımevlerinden istifade ediyor; Noel, Paskalya gibi törensel niteliği ve sembolik değeri yüksek ayinlere iştirak ediyor. Haftanın fırsatı dışında kalan din emirlerine ise yokmuş gibi davranıyor. Neticede her ay birkaç Euro tutarında bir kilse vergisi ödeyerek, süpermarket alışverişini tamamlıyor. Daha sonra süpermarketten çıkarak hemen yanındaki dükkâna giriyor. Astroloji, Budizm, psikoterapi gibi komşu dükkânlarda ne gibi fırsat ürünleri olduğuna bakıyor. Bu dükkânlardan da işine gelenleri alıyor. Bu haftanın ihtiyaçlarını böylece gören bu insan, bir sonraki hafta yeniden pazara çıkarak ihtiyaçları nispetince alışveriş yapıyor. Kilise bu sahne içinde bir süpermarketten fazlasını ifade etmiyor.”

Acı ama gerçek.

Günümüz insanının dine yaklaşımını tam olarak ortaya koyan bir tarif bu.

Yalnızca Avrupalının Kilise karşısındaki tutumunu ortaya koymakla kalmıyor; dünyanın dört yanında yaşayan günümüz insanının dine, edebiyata, sanata, spora yaklaşımını da ortaya koyuyor bu tarif.

Edebiyat, arama motorlarında yapılan arama neticesinde bulunacak iki cümle kadar lazımdır. Zira tivit atılacak, İnstagram durumuna yazılacaktır.

Manita tavlayacak, eş dost etkileyecek kadar lazımdır anlayacağınız edebiyat.

Sanat, kendisinden anladığınızı ve aslında ne kadar farklı ve derin bir adam olduğunuzu ortaya koyacak görseli sunacak kadar lazımdır. –

Teşhirciliğine alet etmeyeceği hiçbir değer olmayan günümüz insanının sanata ve edebiyata bu şekilde tüketici yaklaşıyor olması; sair sahalarda nasıl bir tutum takınacağı konusunda da bizleri bilgi sahibi kılmaktadır.

Spor, karşı tribüne kol gösterecek mevzi başarılar kadar lazımdır. Hakikaten bir spor estetiği, bir sportif zevki yoktur bu adamın.

Bir başkasına galip gelebilmek için ihtiyaç duyduğu fırsat ürünleriyle alakadardır.

Bu sebeptendir, takımı galip gelince bütün spor yazarlarını, bazısını birkaç defa olmak kaydıyla, okuyan müzmin taraftarın, sportif başarısızlık karşısında spor haberlerine kayıtsız kalışları.

Din de dönemsel olarak sizi en çok tatmin edecek olanın ne olduğu sorusuna bağlı olarak içine girmek ve dilediğiniz kadar alış-veriş yapma hürriyetiniz olan bir dükkândır.

Ancak her hafta çarşıya indiğinizde girmek zorunda da değilsinizdir.

Bu hafta da bundan alalım diyebilirsiniz.

Dahası, içine girdiğiniz dükkânların hiçbirinin cazibesi kendinden değil, fırsat ürününden kaynaklanmaktadır.

Bana “Postmoderniteyi bir temsil ile ortaya koy” deseler bu temsili ortaya koyardım sanırım.

Modernitenin hükümferma olduğu dönemde de insanların birden fazla dükkana girmesi ve oradan alışveriş yapması bir hakikatti.

Ancak kesin olarak belliydi, her hafta çarşıya indiğinde hangi dükkana uğrayacak ve hangi dükkandan, karneye bağlanmışçasına neler alacak….

Değişen ve dönüşen, alışveriş serbestisidir.

Çarşı her zamanki çarşı, dükkanlar her zamanki dükkanlar. Tezgahtarlar ve müşteriler değişiyor sadece.

Buna mukabil, değişen en önemli şey, yeni müşterilerin alışveriş ahlakı.

Az ötedeki manavdan yaptığı alışverişi yakındaki manav görmesin diye iki sokak yukarıdan dolanan eski zaman adamları gibi değil şimdinin bu adamı.

Aksine “Zikir çekmek beni çok rahatlatıyor. İki yoga arasında mutlaka zikir çekiyorum” diyen adamlar dolaşıyor artık bu çarşının sokaklarında.

İki kulağımla duydum, mübalağa yapmıyorum.

Füzyon mutfağı gibi bir şeye dönüştürmüş hayatını.

Olabilir, benim için sakıncası yok.

Kavgamız asırlık kabullerimizi yıkmaya çalıştıklarında başlıyor.

Biz çarşının eski kafalı müşterileri, aynı dükkândan alışveriş yapmayı terk etmedik. Etmeyiz!

Mahalle bakkalının veresiye defterinde ismimiz kayıtlıdır.

Kargadan başka kuş tanımayız.

Maymun iştahlı dostlara selam olsun. 

<p>Siyaset Bilimci-Sosyolog Doç. Dr. Oğuzhan Bilgin, Sosyal İşler'de Trump cephesinde yaşananları ve

'Küreselciler tarafından Trump'a karşı bir boğma hamlesi var'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı