• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
6 Ekim 2022 Perşembe

Başörtüsü ve Kılıçdaroğlu'nu okuma kılavuzu

B.

Bayram değil seyran değil eniştem baldızını niye öptü?

"Seçim yatırımı" diyen var, "masadaki ortaklarının gönlünü almak istedi" diyen de oldu, "Kemal Bey bir demokrasi mücadelesi veriyor bu da onun bir parçası" diye partizanca keramet atfedene de denk geldim. Bütün bu yorumların hiçbirine iltifat edesim yok doğrusu. Kemal Bey'i biraz olsun gözlemledim ve kendimce bir formül ürettim. Kılıçdaroğlu'nun genel duruşuna tatbik edince bu formülü, doğru sonuç elde ediliyor. Arz edeyim:

Formül aslında basit. Kemal Bey suret-i haktan görünerek herhangi bir şey söylüyorsa katiyen söylediğini değil; bir altını yahut bir üstünü mana olarak kabul etmeniz sizi doğru sonuca ulaştıracaktır. Yani 10 diyorsa Kemal Bey, 9 yahut 11 anlayınız. Fart halinde 8 de olur 12 de...

Formülü tatbik edelim:

"411 el kaosa kalktı"cı Kemal Bey, o yıllarda Anayasa Mahkemesi'nin kapısını aşındırıyordu, başörtüsüne serbesti sağlayan düzenlemelerin iptali için. "Bir parça bez" diye hakaret etmişliği de vardır. Sonra günlerden bir gün çıktı ve dedi ki "başörtüsü sorununu ben çözdüm!" Formülümüzü uygulayarak mana-i münifini (elbette latife ediyorum. Ne münifi yahu) birlikte bulalım. Başörtü sorununu ben çözdüm diyorsa hazret, büyük bir belagat örneği sergileyerek şunu söylüyordur esasen: "Başörtüsünü sorun etmeyi bıraktım ve sorun sorun olmaktan çıktı!" Cumhuriyetimizin Cicerosu merhum Süleyman Demirel'in o unutulmaz retoriğini hep birlikte hatırlayalım: Meseleleri mesele etmezseniz, meseleler mesele olmaktan çıkar! Sadakte ya Süleyman, öyledir! Dolayısıyla formülümüz mucibince mesajın bir altına bakıyoruz ve Kemal Bey'in söylediği şeyin aslında "tabiatı itibarıyla sorun olmaması gereken bir şeyi sorun haline getiren bizdik. Şu saatten sonra bunu sorun etmeyeceğiz. Dolayısıyla sorun da sorun olmaktan çıkacak" demek anlamına geleceğini hepimiz anlamışızdır. Dedemin çocukluğundan kalma bir hikayeyi hatırlattı bu bana. Mahallenin ayyaşı-serkeşi içkiye tövbe etmiş, gecenin bir yarısı nara atmayı bırakmış, ona buna musallat olmamaya ahdetmiş, camiye başlamış. Fakat bozulmuş bir yerde. İltifat bekliyor, müezzin mahfilinde namaz kılmaya kalkıyor, hadi en olmadı imamın arkasına geçmeye falan çalışıyormuş. Aferin istermiş sizinki. Rahmetli derdi ki "aklını başına topladı diye madalya bekledi herif resmen. E bunca yıldır efendi uslu yaşayanın günahı ne?" Neticede küsmüş camiyi bırakmış mürâyi.

Kemal Bey'in akıldaneliği sayesinde karşı karşıya kaldığımız son durumu da formülümüzle yorumlayabiliriz. Sorun olmaktan çıkmış olan başörtüsünü kanun ile garanti altına almak istediğini söyledi. Formülü işletebiliriz fakat bu defa bir azından değil bir fazlasından yapalım yorumu: Karşımızda birikmiş olan öfke, ete kemiğe bürünmüş olan kin her gün burnundan burnundan homurdanıyor "2023 seçimlerini kazanalım da görün size neler edeceğiz" diye. Biteviye işittiğimiz hakaretin ve aldığımız tehdidin haddi hesabı yok. Suret-i haktan görünüp, başörtüsü tartışması başlatan Kemal Kılıçdaroğlu, aslında uzun süredir tartışılmayan bir şeyi tartışmaya açarak yeniden bu birikmiş kinin önüne atıyor. Yapacağınız saçma sapan kanuni düzenlemeyle garanti altına aldığınız bir hak bir başka kanuni düzenlemeyle hak olmaktan çıkar. Bunu Kılıçdaroğlu ve şürekası en az bizim kadar iyi biliyor. Hukuktan ne anladıklarını ve saçma sapan yorumlayarak kanunları zulüm aracı haline getirdiklerini 28 Şubat'tan çok iyi hatırlıyoruz. Tartışılmayanı tartışılır kılıp, azgınlara kurban gösteriyor adeta Kılıçdaroğlu ve "bunu ben korurum" diyor. Dün ortaya konulan tepkiler de gösterdi nasıl bir kitleye riyaset ettiğini. Vardı ya internette bir adam hani "bi bitmediniz" diyen, aynen öyle. Bitmedi savaşınız dinle ve dindarlarla. İpten kazıktan kurtulma, saldırgan, agresif, zaptedemediği kininden dişleri çatlak çatlak bir kitlenin önüne başörtüsünü yeniden tartışma konusu olarak attı. Hem de kanun gibi zayıf bir zırha bürüyerek.

Bu formül siyasal okuma literatürüne girer benden söylemesi.

<p>Öz vatanında mülteci doğdu. 29 Ekim 1962 yılında Gazze'nin  güneyinde, Han Yunus Mülteci Kampında

HAMAS'IN GAZZE SORUMLUSU YAHYA SİNVAR KİMDİR?

Fethiye'de piton yılanı alarmı! Bulunması için fotokapan kuruldu

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…

Türk Yıldızları'ndan nefes kesen gösteri!